Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Adıyaman Şube Başkanı Prof. Dr. Kenan Özcan, Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Lozan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını, egemenliğini ve ulusal bütünlüğünü güvence altına alan tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı'nın ardından elde ettiği askerî, siyasi ve diplomatik başarının uluslararası alandaki tescili olduğunu belirten Özcan, antlaşmanın yalnızca bir barış metni değil, aynı zamanda Cumhuriyet'in kurucu belgelerinden biri olduğunu söyledi.
"Sevr tarihin çöplüğüne atıldı"
Prof. Dr. Kenan Özcan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yürütülen Millî Mücadele sayesinde Türk milletine dayatılan Sevr Antlaşması'nın geçersiz kılındığını ifade ederek, Lozan ile Türkiye'nin bağımsızlığının ve egemenlik haklarının tüm dünyaya kabul ettirildiğini dile getirdi.
Özcan, Lozan Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırıldığını, Türkiye'nin sınırlarının ve egemenlik haklarının uluslararası hukuk çerçevesinde tanındığını kaydetti.
"Emperyalizm farklı yöntemlerle etkili olmaya çalışıyor"
Günümüzde emperyalizmin yalnızca askerî yöntemlerle değil; ekonomik bağımlılık, enerji politikaları, siyasal baskılar, kültürel etkiler ve kimlik temelli ayrıştırma girişimleriyle de etkisini sürdürmeye çalıştığını belirten Özcan, Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle çeşitli uluslararası hesapların odağında bulunduğunu ifade etti.
Özcan, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
"Ülkemizin toplumsal bütünlüğünü zayıflatmaya, millî egemenliğimizi sınırlandırmaya ve Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter ulus devlet yapısını tartışmaya açmaya yönelik her girişim karşısında Lozan'ın taşıdığı anlam daha da büyümektedir."
"Ulus devlet eşit yurttaşlığın güvencesidir"
Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus devlet anlayışının, tüm vatandaşları etnik kökeni, inancı, mezhebi ya da yaşam biçimi ne olursa olsun eşit haklara sahip bireyler olarak kabul ettiğini vurgulayan Özcan, bu yapının toplumsal dayanışmanın ve eşit yurttaşlığın temeli olduğunu söyledi.
Ulus devletin ortak vatan, ortak tarih ve ortak gelecek ülküsü etrafında birleşen milletin siyasal örgütlenmesi olduğunu ifade eden Özcan, Lozan'ın bu yapının en önemli dayanaklarından biri olduğunu belirtti.
"Lozan'ı değersizleştiren söylemler Cumhuriyet'i hedef alıyor"
Lozan'ın temel ilkesinin millet iradesi ve tam bağımsızlık olduğunu kaydeden Özcan, antlaşmayı değersizleştirmeye yönelik söylemlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsız ve egemen yapısını hedef aldığını savundu.
Özcan, "Lozan'a sahip çıkmak; sınırlarımıza, bağımsızlığımıza, ekonomik egemenliğimize, üniter devlet yapımıza ve milletimizin ortak geleceğine sahip çıkmaktır." ifadelerini kullandı.
"Siyasi bağımsızlık ekonomik bağımsızlıkla mümkündür"
Lozan'ın kazanımlarının yalnızca yıl dönümlerinde anılmasının yeterli olmadığını belirten Özcan, bu değerlerin ekonomik, kültürel, siyasi ve toplumsal alanlarda da yaşatılması gerektiğini söyledi.
Üretim, eğitim, hukuk ve ekonomik bağımsızlığın tam bağımsızlığın ayrılmaz unsurları olduğunu vurgulayan Özcan, Türkiye'nin geleceğinin bu ilkeler doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini ifade etti.
"Cumhuriyet emperyalizme karşı verilen mücadelenin eseridir"
Açıklamasının sonunda Cumhuriyet'in emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin ürünü olduğunu dile getiren Özcan, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinin tam bağımsızlık, millî egemenlik, laiklik, halkçılık ve çağdaşlaşma ilkelerine dayandığını belirtti.
Özcan, mesajını şu sözlerle tamamladı:
"Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümünde başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan görüşmelerinde Türk milletini kararlılıkla temsil eden İsmet İnönü olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyoruz. Ulus devletimize, üniter yapımıza, millî egemenliğimize ve tam bağımsızlık idealimize sonsuza kadar sahip çıkacağız."
Kaynak: PERRE