Adıyaman’da bir araya gelen Büyük Aile Platformu üyeleri, 'Temiz Ekran Hareketi' çağrısında bulunarak televizyon, dijital medya ve sosyal medya içeriklerine tepki gösterdi. Platform adına açıklama yapan Demirhan Seçilmiş, aile yapısının hedef alındığını savunarak, "Bu mesele milli güvenlik meselesidir" dedi.
Adıyaman Meydan Camii önünde Büyük Aile Platformu tarafından toplumun her kesimine temiz ekran hareketi çağrısında bulunuldu. Basın açıklamasında konuşan Büyük Aile Platformu temsilcisi Demirhan Seçilmiş açıklamasında, "
“Temiz ekran hareketi dijital ve konvansiyonel ekranların fertler ve toplum üzerindeki etkisini dikkate alarak, aileyi, çocukları ve toplumsal değerleri koruyan daha sağlıklı bir medya ve teknoloji ekosistemi oluşturmayı hedefleyen ortak bir toplumsal çağrıdır. Bu hareket; yasaklayıcı değil, sorumluluk çağrısı yapan, ayrıştırıcı değil, ortak paydada buluşturan, tepkisel değil, yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşıma sahiptir. Temiz ekran hareketi tek bir görüşün, kurumun ya da kesimin değil, çocukların sağlıklı gelişimini, ailenin güçlenmesini ve toplumun geleceğini önemseyen herkesin ortak zeminidir. Bu zemin; millî ve manevî değerlerden beslenen, toplumsal birlik ve dayanışmayı esas alan, özgürlük ile sorumluluk arasında denge kuran bir anlayış üzerine kuruludur. Temiz ekran hareketi; ekranların dönüştürücü gücünün farkında olan, bu gücün toplumu zayıflatacak değil güçlendirecek şekilde kullanılmasını savunan, içerik üreticilerden izleyicilere kadar herkesin sorumluluğunu hatırlatan bir farkındalık ve birlikte hareket çağrısıdır. Bu hareket; toplumsal çürümeye, kültürel kurumaya karşı bir duruş olduğu kadar, aynı zamanda modern çağın yıkıcı etkilerine karşı toplumsal dayanıklılığı artırmak için bir inşa çağrısıdır.
Bugün ekranlar; yalnızca eğlence aracı değil, zihinleri şekillendiren, davranışları etkileyen, değerleri dönüştüren güçlü bir ekosistemin yansımasıdır. Bu nedenle mesele yalnızca “ne izlediğimiz”, “neye maruz kaldığımız” değil, nasıl bir toplum olmak istediğimizdir. Ortak kaygımız: sağlıklı nesil, sağlam toplum Bizler; Çocukların yaşına uygun, güvenli ve geliştirici içeriklere erişmesini, Gençlerin umut, sorumluluk ve üretim duygusuyla büyümesini, Aile bağlarının güçlenmesini, toplumda saygı, güven ve birlikte yaşama kültürünün korunmasını savunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki; dirençli bir toplum güçlü ailelerden, güçlü aileler sağlıklı ve huzurlu fertlerden oluşur. Bu zincirin korunması; millî ve manevî değerlerin nesiller arasında aktarılmasıyla mümkündür. Değerlerinden kopan toplumlar, yönünü ve direncini kaybeder. ortak ilkemiz: özgürlük ile sorumluluk dengesi Ekranlar özgür olduğu kadar yayınlarının, içeriklerinin sosyal etkilerinden de sorumludur. Biz; ifade ve sanat özgürlüğünü, çeşitliliği ve farklı anlatıları, önemsiyoruz. Ancak aynı zamanda şunu savunuyoruz: özgürlük, toplumsal sorumlulukla birlikte anlam kazanır. Bu sorumluluğun temelinde ise toplumun ortak vicdanını oluşturan millî ve manevî değerler yer alır. Bu değerler; sınır koyan değil, yön veren ve denge kuran bir referans çerçevesidir. Bugün içerik üretiminde ve yayıncılıkta izlenme oranları önemli bir veri olmakla birlikte, tek belirleyici ölçüt haline gelmemelidir. Toplumsal etkisi yüksek olan ekran içerikleri; yalnızca kısa vadeli izlenme performansına göre değil, uzun vadeli sosyal etkileri, çocuklar ve gençler üzerindeki sonuçları ve toplumsal değerlerle uyumu gözetilerek değerlendirilmelidir. Çünkü yüksek izlenme oranı; her zaman toplumsal faydayı, sağlıklı gelişimi veya doğru yönlendirmeyi garanti etmez. Ortak talebimiz: temiz ve nitelikli ekran ekosistemi Taleplerimiz; içerik değerlendirme ve karar mekanizmalarında, izlenme oranlarının tek belirleyici kriter olmaktan çıkarılması, aile ve çocuk dostu içeriklerin artırılması, yaş sınıflandırmalarının etkin uygulanması, zararlı davranışların özendirilmemesi, toplumsal birlik ve sorumluluk duygusunu güçlendiren içeriklerin desteklenmesi, millî ve manevî değerlerle uyumlu, kültürel sürekliliği destekleyen içeriklerin teşvik edilmesidir. Ortak sorumluluğumuz Bu mesele yalnızca kamu kurumlarının, yayıncı kuruluşlarının değil; ailelerin, STKların ve toplumun tamamının sorumluluğudur. Çünkü ekran izleyiciyi, izleyici toplumu ve nihayetinde geleceği etkiler. Ekranların temizliği; toplumun sağlığıdır. Toplumun sağlığı; geleceğimizin teminatıdır. Çünkü bu topraklarda aile; sadece bir birliktelik değil, aynı zamanda bir değer aktarım zinciridir. Bu zincirin taşıyıcısı millî ve manevî değerlerimiz, medeniyet mirasımızdır. Düşüncelerimizde, görüşlerimizde farklılıklarımız olabilir. Bu farklılıklar çocuklarımızın geleceğinin ortak olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu ortak geleceği korumak için ekranlara birlikte sahip çıkacağız.” İfadelerini kullandı.
Kaynak : PERRE