6 Şubat 2023 depremlerinde enkaz altında günlerce kurtarılmayı bekleyen ve uzuvlarını kaybeden 44 yaşındaki Zabit Babacan ile 9 yaşındaki İkra Kızılbay, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından yaşamlarını yeniden kurmaya çalışıyor.
Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen felaketin izlerini bedenlerinde ve yaşamlarında taşıyan depremzedelerin mücadelesi devam ediyor.
Rotary 2430 Bölge Federasyonuna bağlı Nemrut Rotary Kulübü ile 2420 Bölge Federasyonuna bağlı İstanbul ve Ömerli Rotary kulüplerinin desteğiyle depremde uzuvlarını kaybeden vatandaşlara akülü tekerlekli sandalyeler ulaştırıldı. Destekten yararlananlar arasında Zabit Babacan ve İkra Kızılbay da yer aldı.
‘Bir katkımız olduysa ne mutlu bize’
Nemrut Rotary Kulübü Başkanı Emrah Candar, depremzedelere destek vermeyi sürdürdüklerini belirterek, “Zor günler yaşadık ama hâlâ o günlerin izleriyle yaşam mücadelesi veren ampute vatandaşlarımıza destek olabilmek için elimizden geleni yapmaya gayret ediyoruz. Hayırsever Rotaryenlerimizin desteğiyle engelli kardeşlerimizin kendi ihtiyaçlarını giderebilmelerine bir katkımız olduysa ne mutlu bize.” dedi.
72 saat enkaz altında yardım bekledi
Depreme ailesiyle yaşadığı sekiz katlı binada yakalanan Zabit Babacan’ın eşi ve üç çocuğu kısa sürede kurtarıldı. Babacan ise enkaz altında 72 saat boyunca kurtarılmayı bekledi. Üçüncü gün iş makinelerinin durduğu sırada sesinin duyulması üzerine ekipler kendisine ulaştı.
İki bacağını ve sağ kolunu kaybeden Babacan, enkaz altında yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Enkazda ayaklarımı ve kolumu hissetmiyordum. Acı içinde dua ediyordum. Sesimi duyan kimse yoktu. Rabbim beni hayata yeniden döndürdü. Enkazın altında nefes bile alamadığım anları hiç unutamıyorum. Bütün hayatım kararmıştı.”
Tedavisinin ardından ailesiyle yaşamını sürdüren Babacan, kendisine verilen akülü tekerlekli sandalye sayesinde evinden çıkabildiğini ve işine gidebildiğini söyledi.
“Şimdi ayaklarım ve bir kolum yok ama yaşadığım için, ailemle birlikte olabildiğim için Allah’a şükrediyorum.” diyen Babacan, kendisi gibi uzuvlarını kaybeden depremzedeler için destek çağrısında bulundu.
Babacan, “Benim şimdi akülü sandalyem var ama ekonomik durumu iyi olmayan ve sandalyesi olmayan çok depremzede arkadaşımız var. Onların da desteğe ihtiyacı var. Çocuklarım okuyor. Devletimizin bizim gibi ampute olan arkadaşlarımıza biraz daha fazla destek olmasını ve yaşamımızı kolaylaştıracak yardımlar sağlamasını bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
İki kardeşini kaybetti, üç gün sonra kurtarıldı
Deprem sırasında 6 yaşında olan İkra Kızılbay da ailesiyle yaşadığı beş katlı binanın enkazında kaldı. Annesi Ayten Çalım ve babası Ali Kızılbay kurtulurken, kardeşleri Ozan Ali ve Hikmet Can hayatını kaybetti.
Üç gün sonra enkazdan sağ çıkarılan İkra’nın iki bacağı, tedavi için götürüldüğü Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi’nde ampute edildi.
Anne Ayten Çalım, kızının kurtarıldığı haberini aldığı anı, “Depremde sadece evimiz değil, bütün dünyamız ve hayatımız da yıkıldı. Canımızdan iki can verdik. Kızım İkra’nın yaşayıp yaşamadığını bilmiyorduk. Sürekli ondan bir haber alabilmek için dua ediyordum. Tam üç gün geçtikten sonra kurtarma ekipleri kızımın canlı olarak çıkarıldığını ve hastaneye kaldırıldığını söyledi.” sözleriyle anlattı.
Yeni protezleriyle daha rahat yürüyecek
Bugün 9 yaşında olan İkra’nın protezlerinin, bir hayırsever doktorun desteğiyle 21 yaşına kadar belirli aralıklarla yenilenmesi sağlanıyor. İstanbul’da hazırlanan yeni protezlerinin önümüzdeki günlerde takılması planlanıyor.
Kızının mevcut protezlerini sürekli kullanamadığını belirten Çalım, “Kızım protezlerini sürekli takamadığı için bazen onu kucağımızda taşıyor, bazen de tekerlekli sandalyesiyle okula götürüyorum. Kızım arkadaşlarını ve okulunu çok seviyor. İnşallah yeni protezleriyle daha rahat bir şekilde kendi başına yürüyabilecek.” dedi.
İkra’nın hayali bilim insanı olmak
Okulunu ve arkadaşlarını çok seven İkra, gelecekte insanlara yardım edebilmek için bilim insanı olmak istediğini söyledi.
İkra, “Büyüdüğümde insanlara yardım edebilmek için bilim insanı olmak istiyorum. Protezlerim artık bana olmuyor. Yeni protezlerim takılınca yürümek ve daha çok dolaşabilmek istiyorum.” dedi.
Günışığı Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü Mahmut Yıldırım da İkra’nın rehabilitasyon sürecine ilişkin, “İkra çok hayat dolu bir öğrencimiz. Kendisini her zaman mutlu hissedebilen ve gelecekteki hayalleriyle etrafına inanılmaz güzel bir enerji yayan öğrencimiz.” ifadelerini kullandı.
‘Bazı hayatlarda deprem hâlâ bitmedi’
Merkezde görev yapan fizyoterapist Rümeysa Özdemir, uzuvlarını kaybeden veya hareket kabiliyeti değişen depremzedelerin proteze erişim, rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılım konusunda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Özdemir, “6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçti. Şehirler yeniden inşa ediliyor, binalar yükseliyor, sokaklar yeniden hareketleniyor. Hayat bir şekilde devam ediyor. Ama bazı hayatlarda deprem hâlâ bitmedi.” dedi.
“Hayatta kalmak, kaldığın yerden devam etmek anlamına gelmiyor.” diyen Özdemir, rehabilitasyon sürecinin bağımsız bir yaşam kurulabilmesi açısından uzun soluklu bir mücadele olduğunu vurguladı.
Psikolojik desteğin sürekliliği önemli
Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Hasret Pamuk ise depremin psikolojik etkilerinin devam ettiğine dikkati çekti.
Pamuk, “Binalar yenileniyor, hayat yavaş yavaş normal akışına dönüyor gibi görünüyor. Ama çoğumuzun içinde hâlâ geçmeyen bir tedirginlik var. Her sarsıntıda irkilmek, gece uykudan uyanmak, ‘acaba yine mi?’ diye düşünmek…” ifadelerini kullandı.
Tehlike geçse bile bedenin ve zihnin travmanın izlerini taşımaya devam edebileceğini belirten Pamuk, psikolojik destek hizmetlerinin artırılması ve farkındalık çalışmalarının kalıcı hâle getirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kaynak: PERRE