Eğitim-İş Adıyaman Şube Başkanı Nesime Taştı, İstanbul Başakşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda yaşanan ve bir öğrencinin hayatını kaybettiği bıçaklı saldırının ardından okullarda artan şiddete dikkat çekti.
Taştı, çocukların güvenliği için yalnızca olayların ardından başsağlığı dilemenin yeterli olmadığını belirterek, eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesine yönelik kalıcı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Çocuklarımızı kaybetmeden harekete geçelim”
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının ciddi bir tablo ortaya koyduğunu belirten Taştı, Başakşehir’de yaşanan saldırıda bir öğrencinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda öğrencinin de yaralandığını ifade etti.
Hayatını kaybeden öğrencinin ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı, yaralı öğrencilere acil şifalar dileyen Taştı, “Artık yalnızca başsağlığı dilemek yetmiyor. Çocuklarımızı kaybettikten sonra üzülmek değil, onları hayattayken korumak zorundayız” dedi.
Eğitim politikalarını belirleyenlerin yaşanan olayların nedenlerini sorgulaması gerektiğini belirten Taştı, okul güvenliği ve eğitim ortamlarının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
“Şiddeti yalnızca güvenlik meselesi olarak göremeyiz”
Okulların güvenliğinin sağlanmasının zorunlu olduğunu ancak çözümün yalnızca okul kapılarına daha fazla güvenlik görevlisi koymak olmadığını ifade eden Taştı, şiddetin nedenlerinin çok yönlü ele alınması gerektiğini söyledi.
Şiddetin eğitim sisteminden aile yapısına, çocukların psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarından toplumdaki şiddet diline, ekonomik ve sosyal sorunlardan dijital dünyaya kadar birçok faktörle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Taştı, şiddetin toplumda sıradanlaşmaması gerektiğini vurguladı.
Bakanlığa sorumluluk çağrısı
Millî Eğitim Bakanlığı’nın yaşanan olaylar karşısında sorumluluk alması gerektiğini belirten Taştı, yalnızca saldırının faili veya olayın dışındaki etkenler üzerinden değerlendirme yapılmasının yeterli olmayacağını söyledi.
Taştı, “Öncelikle kendi eğitim sistemimize bakmak, kendi eksiklerimizi görmek ve ‘Nerede hata yaptık?’ sorusunu cesaretle sormak zorundayız. Çünkü sorumluluğu başkasına atarak, kendi eksiklerimizle yüzleşmeden çözüm üretemeyiz” dedi.
Yaşanan olayların nedenlerinin ortaya çıkarılması, gerekli önlemlerin alınması ve çocukların güvenliğini sağlayacak kalıcı politikaların oluşturulması gerektiğini ifade etti.
“Öğretmene değer vermek, eğitime değer vermektir”
Öğretmenlerin çocukların yalnızca akademik başarısında değil, hayata hazırlanmalarında da önemli bir role sahip olduğunu belirten Taştı, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının artırılması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi.
Taştı, “Öğretmeni değersizleştiren, sözünü ve emeğini itibarsızlaştıran bir eğitim sistemi; çocuklarımızın geleceğini de güçlendiremez” diye konuştu.
Öğretmenlerin yalnız bırakılarak güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı oluşturulamayacağını belirten Taştı, Eğitim-İş olarak suçlu aramaktan önce sorumluluk ve çözüm istediklerini ifade etti.
“Kalıcı adımlar atılmalı”
Taştı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, okulların fiziki ve sosyal güvenliğinin sağlanması ve şiddetin nedenlerinin bilimsel ve bütüncül biçimde ele alınması gerektiğini belirtti.
Çocukların kendilerini değerli, güvende ve ait hissedeceği eğitim ortamlarının oluşturulması gerektiğini ifade eden Taştı, çocukların eğitim ve güvenli bir ortamda öğrenme haklarının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu söyledi.
Taştı, “Çünkü çocuklarını koruyamayan bir toplum, geleceğini de koruyamaz” dedi.
“Mesele hepimizin çocuğu”
Yaşananların yalnızca hayatını kaybeden bir öğrenciyle sınırlı olmadığını ifade eden Taştı, “Mesele hepimizin çocuğu, hepimizin vicdanı ve hepimizin geleceğidir” dedi.
Eğitim-İş olarak çocukların okulda güvende olması, öğretmenlerin güvenli ve saygın koşullarda görev yapması ve eğitim sisteminin yaşanan sorunlarla yüzleşerek kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini belirten Taştı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık yeter! Çocuklarımızı kaybetmeden, öğretmenlerimizi yalnız bırakmadan, vicdanımızı kaybetmeden harekete geçelim. Çünkü bir çocuğun yaşamından ve geleceğinden daha değerli hiçbir şey yoktur.”
Kaynak: PERRE