Gazeteci-Yazar Bilal Karadağ, Adıyaman Manşet’te kaleme aldığı “Birbirimize İyi Gelelim” başlıklı yeni köşe yazısında, günlük hayatın koşuşturması içinde insanların birbirine karşı daha anlayışlı, merhametli ve duyarlı olması gerektiğini ele alıyor. Her insanın görünmeyen bir derdi, yorgunluğu veya mücadelesi olabileceğine dikkat çeken Karadağ, kırıcı olmak yerine gönül almanın, yargılamak yerine anlamanın ve ihtiyaç anında bir insana el uzatmanın önemini vurguluyor.
Karadağ, küçük bir iyiliğin, güzel bir sözün veya içten bir tebessümün bir insanın hayatında büyük izler bırakabileceğini belirterek, okuyucularına “Birbirimizin yükü değil, umudu olalım” çağrısında bulunuyor.
Bilal Karadağ’ın “Birbirimize İyi Gelelim” başlıklı köşe yazısının tamamını aşağıda okuyabilirsiniz.
Birbirimize İyi Gelelim
Geçen hafta
kalabalıkların içinde
kaybolan insanlığı konuştuk.
Birbirimizi görmeden,
duymadan,
anlamadan
yan yana yaşamayı…
Belki de şimdi
başka bir şeyi
hatırlamanın zamanı:
Birbirimize
iyi gelmeyi…
Hayat zaten zor.
Herkesin
kimseye anlatamadığı
bir derdi,
içinde taşıdığı
bir yorgunluğu var.
Kimin hangi yükü
taşıdığını bilmiyoruz.
Bu yüzden
birbirimizin yükünü
artırmak yerine,
biraz olsun
hafifletsek olmaz mı?
Bir sözle
kalp kırmak kolay.
Öfkeyle konuşmak,
kusur aramak,
yargılamak da…
Zor olan,
kırmadan konuşabilmek.
Öfkelenince susabilmek.
Bir insanın
eksiğine değil,
kalbine bakabilmek.
Çünkü bazen
düşünmeden söylediğimiz
birkaç kelime,
bir başkasının içinde
uzun süre
acı olarak kalabiliyor.
Oysa
iyi gelmek için
çok şey gerekmiyor.
Bir selam…
Bir tebessüm…
İçten söylenmiş
bir “Nasılsın?”
Dar zamanda
uzatılmış bir el…
Ve gerektiğinde
“Ben buradayım”
diyebilmek.
Belki bize
küçük geliyor.
Ama kimin
hangi iyiliğe
ne kadar ihtiyacı olduğunu
bilemiyoruz.
Hayat
sadece kendi yolumuzdan
ibaret değil.
Bazen durup
yanımızdakine de
bakmak gerek.
Geride kalana
el uzatmak,
yorulana
omuz vermek,
umudunu kaybedene
güzel bir söz söylemek gerek.
Çünkü
**iyilik,
paylaştıkça eksilen değil,
çoğalan tek servettir.**
Belki
dünyayı değiştiremeyiz.
Bütün acıları
dindiremeyiz.
Her yarayı
saramayız.
Ama
bir insanın gününü
güzelleştirebiliriz.
Bir gönlü
ferahlatabilir,
bir umudu
yeniden yeşertebiliriz.
Bazen
bir insanın hayatında
bıraktığımız küçücük bir iyilik,
biz unutsak bile
onun kalbinde
yıllarca yaşayabilir.
Unutmayalım…
Bu hayattan
hepimiz geçiyoruz.
Kimimiz yorgun,
kimimiz kırgın,
kimimiz kimseye belli etmeden
içimizde
fırtınalar taşıyoruz.
Bu yüzden
birbirimizin yarasına
tuz olmak yerine,
merhem olalım.
Birbirimizi
inciterek değil,
iyileştirerek hatırlayalım.
Çünkü günün sonunda
insandan geriye
ne söylediğinden çok,
**başka bir insanın kalbinde
ne bıraktığı kalır.**
Belki bir tebessüm…
Belki güzel bir söz…
Belki de
tam vazgeçmek üzereyken
uzatılmış bir el.
Öyleyse
hayatı birbirimize
zorlaştırmayalım.
**Gelin,
birbirimizin yükü değil,
umudu olalım.**
Ve şu kısacık ömürde,
birbirimize iyi gelelim…
Bilal KARADAĞ