2026’nın İlk Sabahı: Emeklinin Hesabı Yine Tutmadı

Mehmet AKGÜN

01-01-2026 23:54

Başlık 2: 2026’nın İlk Sabahı: Emeklinin Hesabı Yine Tutmadı
2026 yılının ilk gününe girerken takvim yaprakları değişti ama emeklinin sofrasındaki eksik değişmedi. Yeni yılın sabahında çay yine demli ama umutlar bayat. Emekliler, daha yılın ilk gününde kara kara düşünüyor: Kira nasıl ödenecek, mutfak alışverişi nasıl yapılacak, ilaçlar ay sonuna kadar yetecek mi? Maaş bordrosu elde, hesap makinesi masada… Sonuç aynı: Geçinmek mümkün değil.
Bugün emekli olmak, yılların emeğinin karşılığını almak değil; her ayı bir denge oyununa çevirmek demek. Bir kalem siliniyor, bir kalem erteleniyor. Kış gelince kombi kısılıyor, yaz gelince klima açılmıyor. Pazarda file hafifliyor, kasada utanç ağırlaşıyor. Emekli, indirim saatlerini kollayan, etiketleri ezbere bilen bir hayat muhasebecisine dönüşmüş durumda.
En ağır yük ise barınma. Kira artışları, emeklinin maaşını daha cebine girmeden parçalıyor. Büyük şehirlerde tek odalı evlerin bedeli, emekli maaşını aşıyor. “Ev sahibi” olmak bir zamanlar emekliliğin güvencesiydi; bugünse o güvence çoktan eridi. Ev sahibi olmayan emekli için yeni yıl, yeni zamlarla birlikte yeni bir kaygı takvimi demek.
Sağlık cephesi ayrı bir yara. Emekli için hastane yolu, çoğu zaman eczane kuyruğunda bitiyor. Katkı payları, ilave ücretler, “eşdeğer” ilaçlar… Sağlık, kâğıt üzerinde bir hak; pratikte ise bütçeye göre şekillenen bir tercih haline gelmiş durumda. “Bu ay tahlil mi yaptırsam, yoksa ilacı mı alsam?” sorusu, sosyal devletin aynasında acı bir yansıma.
Oysa hafızalar çok uzak değil. 90’lı yıllarda tek maaşla bir evin geçindiği anlatılırdı. Elbette her dönem kendi zorluğunu yaşadı; ancak o yıllarda emekli, yarını bugünden bu kadar korkuyla beklemezdi. Market alışverişi, ay sonunu hesaplayarak değil; ihtiyaca bakarak yapılırdı. Bugünse emekli, en temel gıdayı bile “acaba bu ay olmazsa gelecek aya mı kalsın?” diye tartıyor. Bu karşılaştırma, nostalji değil; toplumsal bir alarmdır.
Emekli, sadece maaşını değil, itibarını da kaybediyor. Yıllarca çalışmış, vergi vermiş, üretmiş bir kuşağın, torununa harçlık verememenin mahcubiyetini yaşaması kabul edilebilir mi? Emeklinin torununa anlatacağı hikâyeler, artık hayat derslerinden çok tasarruf öğütlerine dönüştü. Oysa emeklilik, dinlenmenin, saygının ve güvenin zamanı olmalıydı.
Yeni yıl mesajlarında “umut” çok geçer. Ama umut, cümlelerle değil, rakamlarla büyür. Enflasyon karşısında erimeyen maaşla, gerçekçi refah payıyla, kira ve gıda karşısında korunmuş bir gelirle… Emeklinin talebi lüks değil; insan onuruna yakışır bir yaşam. Isınabildiği, sağlığına ulaşabildiği, mutfağını doldurabildiği bir hayat.
2026’nın ilk gününde emekliler kara kara düşünüyorsa, bu sadece onların sorunu değildir. Bu, bir ülkenin vicdan terazisidir. Emekliye yapılan, aslında yarına yapılan bir yatırımdır; çünkü bugün çalışanlar, yarının emeklileridir. Eğer bugün emekli geçinemiyorsa, yarın kimse emekliliğe güvenmez.
Yeni yıl, takvimde ilerlediği kadar hayatlarda da ilerlemeli. Emeklinin yüzü gülmeden toplumun yüzü gülemez. 2026, emekliler için “hesabın tuttuğu” bir yıl olsun istiyorsak, söz değil çözüm konuşmanın tam zamanıdır.Devletimizden emeklilerin durumunda iyileştirme konusunda ek bir iyileşme yaparak emeklinin refah düzeyinin artırılması için bir çalışma yapması gerektiği bütün emeklilerin talebidir. 

Mehmet Akgün
mehmetakgun721@gmail.com

DİĞER YAZILARI Emekli Geçinemiyor 01-01-1970 03:00 Akaryakıttaki Artış, Vatandaşın Belini Büküyor 01-01-1970 03:00 İnsanlık Ayıbı: Sivillerin Ölümü ve Sessiz Dünya 01-01-1970 03:00 Kadınların Gücü, Annelerin Sabrı: 8 Mart’ın Sessiz Kahramanları 01-01-1970 03:00 Emekliye Kira Desteği: Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk 01-01-1970 03:00 Saat 04.17’de Sarsılan Yalnızca Toprak Değildi 01-01-1970 03:00 Kiralarda Bitmeyen Yokuş: 81 İl İstanbul Oldu 01-01-1970 03:00 Kar Berekettir, İnsanlar Bekliyordu 01-01-1970 03:00 10 Ocak’ta Hatırlanan Bir Sorumluluk 01-01-1970 03:00 Rakam Açıklandı, Hayat Pahalı Kaldı 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Mümkündü: Ulaşılamayan Evlerin Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Hayat Pahalılığı ve Asgari Ücretlinin Kaderi 01-01-1970 03:00 Teknolojisiz Günlerde Başarıya Giden Yol 01-01-1970 03:00 Toprak Evlerin Huzuru Artık Hatıralarda 01-01-1970 03:00 “Geçim Derdi Değil, Artık Hayatta Kalma Mücadelesi” 01-01-1970 03:00 Deprem Bölgesinde Umutlar Yeşeriyor 01-01-1970 03:00 Depremin Toplumsal ve Ekonomik Sonuçları 01-01-1970 03:00