Anahtar Parti’den Adıyaman mesajları

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, Adıyaman’da ekonomi, deprem, “Terörsüz Türkiye” ve eğitim politikalarını değerlendirdi.

SİYASET - 12-08-2026 19:06

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, “Rotamız Millet” projesi kapsamında geldiği Adıyaman’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yalçın; sanayi, tarım, deprem sonrası sorunlar, sosyal konut, “Terörsüz Türkiye” süreci ve eğitim politikalarına ilişkin partisinin görüşlerini açıkladı.

Anahtar Parti Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Yalçın, Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu öncülüğünde yürütülen “Rotamız Millet” projesi kapsamında Adıyaman’da çeşitli temaslarda bulundu.

İki günlük program kapsamında kent merkezinde ziyaretler gerçekleştiren Yalçın, Organize Sanayi Bölgesi ve eğitim camiasına yönelik temaslarının ardından basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yalçın, programın ikinci gününde Besni’de saha çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

Anahtar Parti’nin siyaseti yalnızca Ankara’dan değil, doğrudan sahadan okuyarak yürütmeyi amaçladığını ifade eden Yalçın, “Rotamız Millet” projesinin vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemek, raporlaştırmak ve Türkiye gündemine taşımak amacıyla yürütüldüğünü söyledi.

“Adıyaman’ın kendine özgü dertleri var”

Adıyaman’ın Türkiye genelindeki ekonomik, eğitim ve adalet sorunlarının yanı sıra 6 Şubat depremlerinin ortaya çıkardığı özel sorunlarla da mücadele ettiğini belirten Yalçın, saha ziyaretlerinde farklı kesimlerin benzer sorunları dile getirdiğini söyledi.

Yalçın, “Herkes aslında problemlerin ne olduğunun farkında fakat çözüm üretecek mekanizmadan yoksun bir Adıyaman var. Biz bu sorunları ve çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

Yerel medyaya teşekkür

Ulusal medyanın vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik ve sosyal sorunları yeterince gündeme taşımadığını savunan Yalçın, yerel basının önemine dikkat çekti.

Yerel medyanın “milletin nefesi” olduğunu ifade eden Yalçın, gazetecilerin ciddi baskılar ve zor çalışma şartları altında görev yaptığını belirterek yerel basın mensuplarına teşekkür etti.

OSB’de üretim ve istihdam vurgusu

Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi’ndeki temasları hakkında da bilgi veren Yalçın, üretim yapan firmaların yeni alan bulmakta zorlandığını, bazı işletmelerin ise üretim yapmadan OSB içerisinde yer tuttuğuna yönelik şikâyetlerle karşılaştıklarını söyledi.

Üretim ve istihdam sağlayan sanayicilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini savunan Yalçın, konkordato ve iflasların artmasının yalnızca işletmeleri değil, istihdamı ve ülke ekonomisini de tehdit ettiğini dile getirdi.

Türkiye’nin ithalata dayalı yapıdan katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini belirten Yalçın, savunma sanayisine verilen teşviklerin farklı üretim alanlarına da yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

“Verimli topraklar suyla buluşmalı”

Adıyaman’ın tarımsal sulama sorununa da değinen Yalçın, çevre illerde barajlar sayesinde sulu tarım yapılabildiğini, Adıyaman’ın verimli topraklarının ise yeterince suyla buluşamadığını ifade etti.

Yapımı devam eden barajların tamamlanma süresi ve ayrılan ödeneklerle ilgili vatandaşlardan şikâyetler aldıklarını belirten Yalçın, Adıyaman’ın kalkınmasında tarımsal sulamanın öncelikli konulardan biri olduğunu söyledi.

İşsizlik ve personel bulma sorunu

Yalçın, OSB ziyaretlerinde bir tarafta işsizlik şikâyetleri bulunurken diğer tarafta işletmelerin çalıştıracak personel bulmakta zorlanmasının dikkatlerini çektiğini belirtti.

Sorunun yalnızca gençlerin çalışmak istememesiyle açıklanamayacağını savunan Yalçın, düşük ücretlerin gençlerin bağımsız bir hayat kurmasını zorlaştırdığını söyledi.

Asgari ücretle ev tutmanın ve evlenmenin giderek güçleştiğini ifade eden Yalçın, gençlerde “Çalışsam da kendi hayatımı kuramıyorum” düşüncesinin oluştuğunu dile getirdi.

Deprem sonrası konut çalışmaları

6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman’da gerçekleştirilen konut çalışmalarını da değerlendiren Yalçın, yıkılan yapıların büyük ölçüde yeniden inşa edilmesini olumlu bulduklarını söyledi.

Ancak devletin görevinin yalnızca afet sonrasında yeniden inşa yapmak olmadığını belirten Yalçın, afet öncesinde risklerin tespit edilmesi ve can kayıplarının önlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Yapılan her doğru işe teşekkür ederiz. Güzel binalar yapılmış, yıkılan konutlar hızlı şekilde yenilenmiş. Ama biz öyle bir devlet istiyoruz ki olay olmadan müdahale edebilsin, sorunları önceden görüp çözebilsin” diyen Yalçın, bazı vatandaşların konut konusunda hak mağduriyeti yaşadığını da ileri sürdü.

Sosyal konut eleştirisi

Sosyal konut projelerindeki ödeme koşullarını da eleştiren Yalçın, dar gelirli vatandaşların açıklanan şartlarla konut sahibi olmasının güç olduğunu savundu.

Adıyaman’daki sosyal konutlar için yaklaşık 400 bin lira peşinat ve 18 bin liraya yaklaşan aylık ödemelerden söz edildiğini belirten Yalçın, bu rakamların emekliler ve dar gelirli vatandaşlar açısından karşılanmasının zor olduğunu söyledi.

Devletin gerektiğinde satış yerine uygun koşullarda sosyal kiralık konut üretmesini öneren Yalçın, satış yapılacaksa ödeme şartlarının vatandaşların ekonomik gücüne göre belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

“Terörsüz Türkiye hedefine evet”

“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalçın, Anahtar Parti’nin terörün sona ermesi hedefini desteklediğini ancak yönteme ve sürecin muhataplarına itiraz ettiklerini söyledi.

Yalçın, terör örgütünün Kürt vatandaşların temsilcisi gibi muhatap alınmasını doğru bulmadıklarını belirterek, “Devlet örgütle değil kendi vatandaşıyla konuşmalıdır” dedi.

“Çerçeve Yasa” konusunda da milletin doğrudan iradesine başvurulması gerektiğini savunan Yalçın, “Ya referandum yapılmalı ya da erken seçime gidilmeli. Millete çıkıp ne yapmak istediğinizi açıkça anlatın” ifadelerini kullandı.

“Endişelerimizde haklı çıkmak istemiyoruz”

Geçmişte yaşanan çözüm sürecini hatırlatan Yalçın, yeni süreç konusunda kaygıları bulunduğunu belirtti.

Anahtar Parti’nin bu kaygılarında haklı çıkmasını istemediğini vurgulayan Yalçın, terörün gerçekten sona ermesi halinde bundan memnuniyet duyacaklarını söyledi.

Yalçın, geçmişte yaşananlar nedeniyle endişelerini dile getirmek zorunda olduklarını ifade etti.

Bölgesel gelişmelere ilişkin güvenlik uyarısı

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Yalçın, Suriye, Irak ve İran’daki gelişmelerle Türkiye’de yürütülen sürecin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye’nin üniter yapısı ve sınır güvenliği konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Yalçın, ABD’nin bölge politikaları ve Tom Barrack’ın açıklamalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Yalçın, bunların Anahtar Parti’nin siyasi değerlendirmeleri olduğunu belirterek, Türkiye açısından temel güvenlik sorunlarından birinin bölgedeki devlet yapılarının parçalanması ve sınırların istikrarsızlaşması olduğunu savundu.

AK Parti’ye 25 yıllık iktidar eleştirisi

AK Parti iktidarının ekonomi politikalarını da değerlendiren Yalçın, iktidarın ilk döneminde ekonomik açıdan rahatlama yaşandığını ancak sonraki yıllarda yüksek enflasyon, ekonomik kriz ve alım gücü kaybının kalıcı hale geldiğini ileri sürdü.

Geçmiş çözüm süreci ve FETÖ yapılanması konusunda da hükümetin kendi hatalarıyla yeterince hesaplaşmadığını savunan Yalçın, Anahtar Parti’nin sahadaki desteğinin kamuoyu araştırmalarında görülen seviyenin üzerinde olduğunu iddia etti.

Anahtar Parti’nin eğitim modeli

Basın toplantısında eğitim politikalarına geniş yer veren Yalçın, Anahtar Parti’nin eğitim modelinin merkezinde “fırsat eşitliği” bulunduğunu söyledi.

Eğitim sisteminin Türkiye’nin üretim ve istihdam politikalarıyla birlikte yeniden ele alınması gerektiğini belirten Yalçın, okulun ve diplomanın değer kaybettiğini, eğitimin büyük ölçüde sınav başarısına indirgendiğini savundu.

Herkesi üniversiteye yönlendiren sistemin doğru olmadığını ifade eden Yalçın, mesleki ve akademik eğitimin ülkenin insan kaynağı ihtiyacına göre planlanması gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ eğitim sistemine dahil edilecek

Yapay zekânın eğitim sistemine entegrasyonuna ilişkin görüşlerini de açıklayan Yalçın, yapay zekânın yalnızca yeni bir meslek alanı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Yalçın, öğretmen, mühendis ve işçilerin kendi alanlarında yapay zekâdan yararlanabilecek şekilde yetiştirilmesi gerektiğini belirterek, eğitim sisteminin de buna göre yeniden hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Okul öncesi eğitim 3 yaşa indirilecek

Anahtar Parti’nin projelerinden birinin okul öncesi eğitimi 3 yaşa kadar indirmek olduğunu açıklayan Yalçın, erken çocukluk döneminin fırsat eşitliği açısından kritik olduğunu söyledi.

Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılmasının çocuklar arasındaki sosyal ve ekonomik farklılıkların daha erken yaşta azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Öğrencilere ücretsiz yemek ve danışman

Yalçın, iktidara gelmeleri halinde ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine günde bir öğün ücretsiz yemek verilmesini planladıklarını açıkladı.

Bir diğer projelerinin ise her öğrenciye eğitim hayatını takip edecek bir danışman atanması olduğunu belirten Yalçın, bu sistemle öğrencilerin yeteneklerinin erken yaşta keşfedilmesini ve eğitim hayatlarının daha bilinçli şekilde planlanmasını amaçladıklarını söyledi.

Sınav sistemi değişecek

Mevcut sınav sisteminin öğrenciler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu savunan Yalçın, tek veya birkaç sınava dayalı değerlendirme yerine öğrencinin yıllara yayılan gelişimini ölçen bir sisteme geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Yapay zekânın uzun süreli ve ölçülebilir değerlendirme sistemlerini daha uygulanabilir hale getirebileceğini belirten Yalçın, okulun yeniden eğitim sisteminin merkezine alınmasını hedeflediklerini söyledi.

“Eğitim siyasi iktidarlara göre değişmemeli”

Eğitim politikalarının hükümetlere göre sürekli değişmesini eleştiren Yalçın, Türkiye’nin uzun vadeli ve devlet politikası niteliğinde bir eğitim modeline ihtiyacı olduğunu belirtti.

Eğitim politikalarının akademisyen, pedagog, öğretmen, yönetici ve diğer paydaşların temsil edildiği bağımsız ve uzman bir yapı tarafından belirlenmesini öneren Yalçın, Milli Eğitim Bakanlığının ise bu politikaların uygulayıcısı olması gerektiğini ifade etti.

İkili öğretim tamamen kaldırılmalı

Adıyaman’da deprem nedeniyle derslik sayısında yaşanan kaybın ikili öğretimi artırdığına dikkat çeken Yalçın, derslik sayısının artırılarak ikili öğretimin tamamen sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle deprem bölgesinde bu konuda ciddi ihtiyaç bulunduğunu belirten Yalçın, çocukların daha sağlıklı eğitim ortamlarına kavuşması gerektiğini ifade etti.

Kalıcı yaz saati uygulamasına tepki

Yalçın, kalıcı yaz saati uygulamasına da karşı olduklarını açıkladı.

Özellikle Türkiye’nin batısında öğrencilerin karanlıkta okula gitmek zorunda kaldığını belirten Yalçın, uygulamanın çocukların güvenliği açısından sorun oluşturduğunu savundu.

Enerji tasarrufu gerekçesinin kendilerini ikna etmediğini belirten Yalçın, eski yaz-kış saati uygulamasına dönülmesi gerektiğini söyledi.

Anahtar Parti’nin eğitim alanındaki çalışmalarının sürdüğünü belirten Prof. Dr. Fatih Yalçın, fırsat eşitliği, okul öncesi eğitim, beslenme, öğrenci danışmanlığı, yeni ölçme-değerlendirme sistemi, yapay zekâ ve eğitim yönetimi başlıklarını içeren eğitim vizyon belgesinin yaklaşık iki ay içerisinde kamuoyuna açıklanacağını bildirdi.

Kaynak: PERRE

Günün Diğer Haberleri