Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenleyen Bekin, Hürmüz Boğazı’nda İran’ın devre dışı bırakıldığı bir çözümün uygulanabilir olmadığını savundu.
İran’ın Hazar Denizi’nden Basra Körfezi ve Umman Denizi’ne kadar uzanan yaklaşık 2 bin 500 kilometrelik sahil şeridine sahip olduğuna dikkat çeken Bekin, bölgede kalıcı bir çözüm için İran ve Umman’ın ortak iradesinin gerekli olduğunu ifade etti.
“ABD baskısıyla kalıcı çözüm sağlanamaz”
Hürmüz Boğazı’na ilişkin kalıcı bir düzenlemenin İran ve Umman’ın ortak rızasına dayanması gerektiğini belirten Bekin, yalnızca ABD’nin baskısıyla çözüm sağlanamayacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman üzerinde baskı kurarak tek taraflı bir geçiş koridorunda ısrar ettiğini öne süren Bekin, Washington yönetiminin İran ile imzaladığı mutabakat zaptına bağlı kalmadığını savundu.
Bekin, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürerek, bu durumun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
“İran’ın egemenliği bölgenin önceliği olmalı”
İran’ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunmasının Türkiye başta olmak üzere bölgedeki ülkelerin önceliği olması gerektiğini dile getiren Bekin, ABD Başkanı Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddia etmesini “vahim bir gelişme” olarak nitelendirdi.
Birleşmiş Milletler’in yaşanan gelişmeler karşısında sorumluluklarını yerine getiremediğini savunan Bekin, özellikle Güvenlik Konseyi ve Genel Sekreter düzeyindeki sessizliği eleştirdi.
“BM’nin sessizliği güvenilirliğini zedeliyor”
Birleşmiş Milletler Şartı’nın kuvvet kullanma tehdidini ve devletlerin toprak bütünlüğüne karşı güç kullanılmasını yasaklayan 2’nci maddesinin 4’üncü fıkrasına işaret eden Bekin, BM organlarının yaşananlar karşısındaki eylemsizliğinin örgütün uluslararası itibarını ve güvenilirliğini zedelediğini söyledi.
Bekin, bu tutumun uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdidi daha da büyütebileceğini ifade etti.
“Mekke Mutabakatı yeni ayrışmalara neden olmamalı”
Bekin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından ortaya çıkan Mekke Mutabakatı’na ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Mutabakatın bölgede yeni ayrışmalara ve ötekileştirmelere yol açmaması gerektiğini belirten Bekin, kalıcı barış ve güvenliğin bütün bölge ülkelerinin dahil edildiği kapsayıcı bir anlayışla sağlanabileceğini kaydetti.
Bekin, Mekke Mutabakatı’nın belirli ülkeler arasındaki sınırlı bir iş birliği olarak kalmaması ve bölgedeki tüm devletlerin egemenliğini ve güvenliğini gözeten kapsamlı bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Kaynak: PERRE