Öcalan’a ait olduğu iddia edilen görüşme notları yayımlandı

Öcalan’a atfedilen 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli görüşme notlarında yeni anayasa, PKK’nin feshi, Kürt-Türk ilişkileri ve bölgesel gelişmelere ilişkin dikkat çeken ifadeler yer aldı.

SİYASET - 21-08-2026 21:22

PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın DEM Parti heyetleriyle İmralı'da yaptığı 20 Temmuz ve 2 Ağustos 2026 tarihli görüşmelere ait olduğu iddia edilen kapsamlı tutanaklar internette yayımlandı.

Fransa merkezli Utopia TV Ari'nin internet sitesinde 17 Ağustos'ta yayımlanan metinlerin, Öcalan ile DEM Parti heyetleri arasındaki görüşmelerin dökümleri olduğu ileri sürüldü. Görüşme notlarının bağımsız kaynaklarca doğrulandığına ilişkin ise herhangi bir bilgiye yer verilmedi.

Öcalan'a atfedilen ifadelerde; çerçeve yasa, PKK'nin feshi, yeni anayasa, Kürtlerin Cumhuriyet'le ilişkisi, kendi hukuki statüsü, Suriye ve İran'daki gelişmeler ile Türkiye'nin bölgesel politikalarına ilişkin değerlendirmeler bulunduğu öne sürüldü.

“En az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız”

Yayımlanan metinlerde en dikkat çeken ifadelerden biri, Öcalan'a atfedilen Türkiye Cumhuriyeti ile gelecekte kurulacak ilişkiye yönelik değerlendirmeler oldu.

Öcalan'ın, “Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız” dediği ileri sürüldü.

Öcalan'ın bu yaklaşımı “Kürt-Türk demokratik ittifakı” ve “demokratik entegrasyon” kavramlarıyla açıkladığı iddia edildi.

“Eskiden bağımsızlıkçıydık”

Görüşme notlarında Öcalan'ın geçmişteki siyasi çizgisine ilişkin de değerlendirmeler yaptığı öne sürüldü.

Öcalan'a, “Eskiden bağımsızlıkçıydık. Biz cumhuriyetle siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız” ifadeleri atfedildi.

Öcalan'ın “Demokratik Toplum ve Cumhuriyet Hareketi” adıyla yeni bir siyasi yapılanma önerdiği, bu yapının farklı siyasi ve toplumsal kesimleri bir araya getirmesi gerektiğini savunduğu ileri sürüldü.

Metinlerde Mehmet Metiner, Altan Tan, Ahmet Davutoğlu ve Rıza Türmen gibi farklı siyasi çizgilerden isimlerin de bu yapılanmada yer alabileceğine ilişkin ifadeler bulunduğu iddia edildi.

Yeni anayasa vurgusu

Öcalan'a atfedilen görüşme notlarında yeni anayasa tartışmaları da geniş yer tuttu.

Öcalan'ın Kürtlerin anayasal sistem içerisinde bir “hukuk öznesi” olarak tanımlanması gerektiğini savunduğu ileri sürüldü.

Metinlerde Öcalan'a, “Dolayısıyla anayasada yerimizi alacağız. Kürtlerin hukuksal bir altyapısı yok. Kürtlerin bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir” ifadeleri atfedildi.

Ayrıca anayasal düzenlemeler kapsamında “kimliğe özgürlük”, “fikir ve inanca özgürlük” ile “sistemsel ifade ve örgütlenme özgürlüğü” şeklinde üç başlık önerildiği iddia edildi.

“İki sütunlu Cumhuriyet” önerisi

Görüşme notlarında Öcalan'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğine ilişkin “iki sütunlu Cumhuriyet” değerlendirmesi yaptığı da ileri sürüldü.

Öcalan'a atfedilen ifadelerde bu iki sütunun Türklük ve Kürtlük üzerinden tarif edildiği, bunun da “Demokratik Cumhuriyet” anlayışıyla ilişkilendirildiği görüldü.

Öcalan'ın, Cumhuriyet'in yalnızca tek bir siyasi veya toplumsal anlayış üzerine kurulamayacağını savunduğu iddia edildi.

“Üç T formülü” iddiası

Metinlerde Öcalan'ın yasa sonrasında uygulanmasını önerdiği bir mekanizmayı “üç T” formülüyle tanımladığı ileri sürüldü.

Buna göre formülün “teyit, tespit ve taahhüt” şeklinde olduğu belirtildi.

Öcalan'ın, devlet mekanizmasının PKK'nin silah bırakmasını teyit edeceğini, kendisinin ise süreçte “taahhüt” aşamasında rol üstlenmesi gerektiğini söylediği iddia edildi.

Ayrıca Meclis'in içinde veya bağımsız şekilde oluşturulacak bir izleme kurulunun süreci takip etmesi gerektiği yönündeki görüşlere de metinlerde yer verildi.

Kendi statüsüne ilişkin dikkat çeken ifadeler

20 Temmuz tarihli olduğu ileri sürülen görüşme notlarında Öcalan'ın kendi hukuki durumuna ilişkin değerlendirmeler yaptığı belirtildi.

Öcalan'ın, “Süreç ilerlesin. Zaten beni burada tutmak istemezler” dediği ileri sürüldü.

Kendi durumunun yasada nasıl düzenleneceğinin ise kurulun yapacağı dönemsel değerlendirmeler sonucunda netleşebileceğini düşündüğü iddia edildi.

Öcalan'a ayrıca, “Çıkış koşullarını kendim hazırlayacağım. Öyle olacak ki kendileri beni çıkaracaklar” ifadeleri atfedildi.

PKK'nin feshi ve yeni siyasi yapılanma

Görüşme notlarında PKK'nin feshi sonrasında örgütsel yapının değişmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Öcalan'ın, yasanın yürürlüğe girmesi halinde PKK'nin mevcut örgütsel ve ideolojik yapısının yeniden ele alınması gerektiğini söylediği öne sürüldü.

Bunun yerine “Demokratik Toplum ve Cumhuriyet Hareketi” adı altında yeni bir siyasi yapılanmanın oluşturulmasını önerdiği iddia edildi.

Bu yapının farklı siyasi görüşlerden aydınları, yazarları ve siyasetçileri kapsaması gerektiği ifade edildi.

Suriye ve İran değerlendirmeleri

Öcalan'a atfedilen notlarda Suriye ve İran'a ilişkin bölgesel değerlendirmeler de dikkat çekti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın demokratikleşme ve yerel yönetimler konusunda adım atması gerektiğinin savunulduğu ileri sürüldü.

İran için ise mevcut yönetimin geleceğine ilişkin öngörülerde bulunulduğu ve Türkiye'nin bölgedeki gelişmelerde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğinin ifade edildiği iddia edildi.

Metinlerde ayrıca Suriye'nin Halep kenti için Türkmen, Kürt ve Araplar arasında dönüşümlü yönetim modeli önerildiği ileri sürüldü.

“Cumhuriyet tarihinin en önemli uzlaşma eşiğindeyiz”

Görüşme notlarının genelinde Öcalan'a atfedilen değerlendirmelerin, sürecin yalnızca PKK'nin silah bırakmasıyla sınırlı olmadığı, yeni anayasa ve daha geniş kapsamlı siyasi dönüşüm hedeflediği yönünde olduğu görüldü.

Öcalan'ın, “Cumhuriyet tarihinin en önemli uzlaşma eşiğindeyiz” dediği öne sürüldü.

Notlarda ayrıca sürecin başarılı olması halinde demokratikleşme, anayasa ve siyasi sistem açısından yeni bir dönemin başlayabileceği yönündeki değerlendirmeler yer aldı.

Önemli not: Söz konusu metinler, Öcalan ile DEM Parti heyetleri arasındaki görüşmelerin tutanakları olduğu iddiasıyla yayımlanmış olup, haber yayına hazırlandığı sırada bu içeriklerin bağımsız olarak doğrulandığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle metinde yer alan ifadeler Öcalan'a atfedilen sözler ve yayımlanan iddialar olarak aktarılmıştır.

Kaynak: PERRE

Günün Diğer Haberleri