Başlık 2: Birbirimize İyi Gelelim

Geçen hafta

kalabalıkların içinde

kaybolan insanlığı konuştuk.

Birbirimizi görmeden,

duymadan,

anlamadan

yan yana yaşamayı…

Belki de şimdi

başka bir şeyi

hatırlamanın zamanı:

Birbirimize
iyi gelmeyi…


Hayat zaten zor.

Herkesin

kimseye anlatamadığı

bir derdi,

içinde taşıdığı

bir yorgunluğu var.

Kimin hangi yükü

taşıdığını bilmiyoruz.

Bu yüzden

birbirimizin yükünü

artırmak yerine,

biraz olsun

hafifletsek olmaz mı?


Bir sözle

kalp kırmak kolay.

Öfkeyle konuşmak,

kusur aramak,

yargılamak da…

Zor olan,

kırmadan konuşabilmek.

Öfkelenince susabilmek.

Bir insanın

eksiğine değil,

kalbine bakabilmek.

Çünkü bazen

düşünmeden söylediğimiz

birkaç kelime,

bir başkasının içinde

uzun süre

acı olarak kalabiliyor.


Oysa

iyi gelmek için

çok şey gerekmiyor.

Bir selam…

Bir tebessüm…

İçten söylenmiş

bir “Nasılsın?”

Dar zamanda

uzatılmış bir el…

Ve gerektiğinde

“Ben buradayım”

diyebilmek.

Belki bize

küçük geliyor.

Ama kimin

hangi iyiliğe

ne kadar ihtiyacı olduğunu

bilemiyoruz.


Hayat

sadece kendi yolumuzdan

ibaret değil.

Bazen durup

yanımızdakine de

bakmak gerek.

Geride kalana

el uzatmak,

yorulana

omuz vermek,

umudunu kaybedene

güzel bir söz söylemek gerek.

Çünkü

**iyilik,

paylaştıkça eksilen değil,

çoğalan tek servettir.**


Belki

dünyayı değiştiremeyiz.

Bütün acıları

dindiremeyiz.

Her yarayı

saramayız.

Ama

bir insanın gününü

güzelleştirebiliriz.

Bir gönlü

ferahlatabilir,

bir umudu

yeniden yeşertebiliriz.

Bazen

bir insanın hayatında

bıraktığımız küçücük bir iyilik,

biz unutsak bile

onun kalbinde

yıllarca yaşayabilir.


Unutmayalım…

Bu hayattan

hepimiz geçiyoruz.

Kimimiz yorgun,

kimimiz kırgın,

kimimiz kimseye belli etmeden

içimizde

fırtınalar taşıyoruz.

Bu yüzden

birbirimizin yarasına

tuz olmak yerine,

merhem olalım.

Birbirimizi

inciterek değil,

iyileştirerek hatırlayalım.

Çünkü günün sonunda

insandan geriye

ne söylediğinden çok,

**başka bir insanın kalbinde

ne bıraktığı kalır.**

Belki bir tebessüm…

Belki güzel bir söz…

Belki de

tam vazgeçmek üzereyken

uzatılmış bir el.

Öyleyse

hayatı birbirimize

zorlaştırmayalım.

**Gelin,

birbirimizin yükü değil,

umudu olalım.**

Ve şu kısacık ömürde,

birbirimize iyi gelelim…

Bilal KARADAĞ