Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye’nin geçmişte terörle mücadele sürecinde yaptığı hatalarla yüzleşmesi gerektiğini ancak bu muhasebenin Abdullah Öcalan muhatap alınarak yapılamayacağını söyledi. Ağıralioğlu, “Biz Kürtlere küs değiliz, PKK ile de barışmayacağız. Kürt’ün dünya ahiret kardeşiysem Kürt’ü Öcalan’a teslim etmeyeceğim” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, KRT TV’de Şevval Şirin ve Cem Özkeskin’in sorularını yanıtladı.
“Terörsüz Türkiye” süreci, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ve partisinin ittifaklara yönelik yaklaşımı hakkında değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Abdullah Öcalan’ın muhatap alınmasına karşı olduklarını vurguladı.
‘KÜRTLERİ PKK’YA KAPTIRMAMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Türkiye’nin 42 yıldır terörle mücadele ettiğini belirten Ağıralioğlu, Kürtlerle PKK’nın birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Biz 42 yıldır, Eruh baskını olduğundan beri, 15 Ağustos 1984’ten beri bir tane Kürt’ü PKK’ya kaptırmayalım diye şehit olmayı göze almış bir milletiz. Biz zaten terörsüz Türkiye için çalışıyoruz ve Kürtleri PKK’ya kaptırmamaya çalışıyoruz. Biz Kürtlere küs değiliz, PKK ile de barışmayacağız. PKK terör örgütüdür demeye devam edeceğiz. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘KENDİ MİLLETİMİZİ BİR KATİLLER TOPLULUĞUNA KAPTIRMIŞIZ’
Devletin geçmişte bölge insanına ulaşmakta yaptığı yanlışların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’nin kendi vatandaşlarını terör örgütüne kaptırdığını savundu.
Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Önümüzde kendimizi kabahatli gördüğüm bir şey var. Elinde uluslararası şebekelerin verdiği kalaşnikoftan başka bir şeyi olmayan bir alçaklar topluluğuna kendi milletimizi kaptırmışız biz.
Bizim elimizde dinimiz vardı, imanımız vardı, vatanımız vardı, bayrağımız vardı. Kaymakamlarımız, valilerimiz vardı; emniyet güçlerimiz, okullarımız, öğretmenlerimiz, hastanelerimiz ve yollarımız vardı. Bayındırlık faaliyetimiz, kocaman bir devletimiz vardı.
Devlet-millet varlığımızın kültürü vardı, sazımız vardı, sözümüz vardı, şiirimiz vardı, türkülerimiz vardı, ağıtlarımız vardı. Biz kocaman bir millettik; elinde kalaşnikof bulunan bir katiller topluluğuna bölge insanlarını kaybettik.”
‘MUHATABIMIZ ÖCALAN DEĞİLDİR’
Türkiye’nin geçmişte yaptığı yanlışlarla yüzleşmesi gerektiğini ancak bunun Abdullah Öcalan üzerinden yürütülemeyeceğini belirten Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Yanlışlarımız var bizim. Bizim yanlışlarımız da görünüyor. Fakat bu yanlışlarımızı muhasebe ederken muhatabımız Öcalan değildir. Dolayısıyla oradaki kabahatlerimizi de görüyorum ama bütün kabahatlerimize, eksiklerimize ve kusurlarımıza rağmen diyorum ki: Ben Kürt’ün dünya ahiret kardeşiysem Kürt’ü Öcalan’a teslim etmeyeceğim kardeşim.”
‘BİR KURUŞU HARAM GÖRÜYORUM’
Silahlı mücadeleyi hak arama yöntemi olarak meşru görmediklerini belirten Ağıralioğlu, fikir ve ifade özgürlüğü ile terör faaliyetleri arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Silahlı mücadeleyi, hak arama enstrümanı anlamında meşru görmemişiz. Herkesle konuşursunuz, ne isterse konuşursunuz. Bakın, biz ulus devletiz, millî devletiz. Üniter yapılarda asli unsur, tali unsur yoktur. Millî devletlerde herkes asli bir unsurdur. Bir tek kurucu unsur vardır; o da millettir, Türk milletidir, 86 milyon Türk milletidir” dedi.
Vatandaşlık tanımının etnik aidiyet üzerinden yapılmadığını savunan Ağıralioğlu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının hukuki bir bağ olduğunu ifade etti.
‘ELİNE KİMSE SİLAH ALAMAZ’
Silahla hak aramaya kalkışanlara devletin müdahale edeceğini belirten Ağıralioğlu, terörü meşru görmeyen kişilerin ise fikirlerini özgürce ifade edebileceğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Silahla hak aramaya ve mücadeleye kalkmış herkesi devlet, kim olursa olsun, elindeki silahla beraber gömer. Elinde silah yoksa, terörü meşru görmüyor, terörü ve teröristi övmüyorsa fikir serbestliği içerisinde her şeyi söyleme hakkı vardır” ifadelerini kullandı.
Terör faaliyetlerini destekleyen kişilere kamu kaynaklarından ödeme yapılmasına karşı olduğunu belirten Ağıralioğlu, terörle bağlantılı gördüğü yapılarla siyasi yakınlaşmaya da karşı çıktı.
‘DEVLET AKLI DİYEREK BUNU KAPATAMAZSINIZ’
Türkiye’nin teröre yenilmediğini ve PKK nedeniyle Kürtlere karşı tavır almadığını savunan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de geçmişte benzer bir yaklaşımı savunduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, “Biz teröre yenilmedik, kardeşliğimizi teröre mağlup vermedik. Bir gün PKK’ya kızıp Kürt’ün kalbini kırmadık. ‘PKK düşmanımız, Kürtler kardeşimiz’ dedik” diye konuştu.
“Devlet aklı” söyleminin her siyasi uygulamayı açıklamak için kullanılamayacağını belirten Ağıralioğlu, “Milletin vakarını temsil eden kurumlarda aşınma varsa ‘devlet aklı’ diyerek bunu kapatamazsınız” dedi.
‘TAYYİP BEY DEVLETLEŞMİŞ, DEVLET TAYYİP BEY’LE ŞAHSİLEŞMİŞTİR’
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni eleştiren Ağıralioğlu, sistemin devlet yönetiminde şahsileşmeye yol açtığını ileri sürdü.
Ağıralioğlu, “Bu Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetiminin şu ana kadar başına gelmiş en ağır yüklerden biridir. Bizim devlet kapasitemizi, hükûmet etme kapasitemizi ve sorun çözme kabiliyetimizi çok hasarlamıştır” dedi.
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi gücünün devlet yönetimindeki kurumsal yapının önüne geçtiğini savunarak, “Tayyip Bey devletleşmiş, devlet Tayyip Bey’le şahsileşmiştir” ifadelerini kullandı.
‘BU KEYFİLİK TÜRKİYE’Yİ YORDU’
Devlet kurumlarının mevcut sistem döneminde zarar gördüğünü iddia eden Ağıralioğlu, ekonomik ve toplumsal sorunlar üzerinden iktidarı eleştirdi.
“Biz Anahtar Parti olarak diyoruz ki devlet kapasitemiz hasar aldı. Mülki idare, akademi, siyaset, sivil toplum ve iş dünyası hasar aldı. Bu keyfîlik Türkiye’yi yordu. Memleketin canı çıktı. Size yetkiyi verdik, memleketin canı çıktı. Dolar, enflasyon, yolsuzluk, yoksulluk ve umutsuzluk patladı. Toplumda güven kalmadı” dedi.
‘SONUNA KADAR MÜSTAKİL KALACAĞIZ’
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin değiştirilmesi gerektiğini savunan Ağıralioğlu, iktidarın siyasi düzenlemelere seçim avantajı açısından yaklaştığını ileri sürdü.
Ağıralioğlu, Anahtar Parti’nin herhangi bir siyasi ittifakta yer almayacağını belirterek şunları söyledi:
“İttifak yapmayacağız. Kurulduğumuz günden beri söylüyoruz. Biz seçmenin bir partiye amblemiyle, ismiyle ve programıyla oy verme hakkı olduğunu düşünüyoruz. Seçmenimize de söz veriyoruz.
Seçmenimiz bize sahada ‘Tek kalacaksınız, sonuna kadar tek duracaksınız. Size o şartla oy verebileceğiz. Kimseyle beraber olmak yok’ diyor. Biz bu sözleri vere vere siyaset yapıyoruz. Sahada tek kalacağız, sonuna kadar müstakil kalacağız. Anahtar Parti olarak huzurunuzda söz veriyoruz.”
‘50+1 SİYASETİ İLKESİZLEŞTİRDİ’
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sorumlu davranacaklarını belirten Ağıralioğlu, mevcut sistemin siyasi partileri ittifaka zorladığını savundu.
Ağıralioğlu, “Bu Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ittifak dayatıyor. Cumhurbaşkanlığı sistemiyle partili sistem arasında bir denge olsun diye yaptılar ama konu mecrasından çıktı. 50+1 siyaseti ilkesizleştirdi” diye konuştu.
Siyasi partiler arasında uyumsuz birliktelikler kurulduğunu ileri süren Ağıralioğlu, Ankara’da oluşturulan ittifakların milletin vicdanında karşılık bulmadığını savundu.
‘SİZ HEPİNİZ, BİZ TEK’
Anahtar Parti’nin terörle arasında mesafe bulunmayan hiçbir siyasi yapı veya kişiyle birlikte olmayacağını belirten Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Biz çok açık yüreklilikle şunu söylüyoruz: Teröre, teröriste değmiş hiç kimseye değmeyeceğiz. Terörle mesafesini ayarlayamamış hiç kimseye değmeyeceğiz.”
Ağıralioğlu, siyasi partilerin birbirlerine yönelik ağır eleştirilerde bulunmalarına rağmen terör konusunda aynı çizgide buluşmalarını eleştirdi.
“Nasıl oluyor da çocuklarımızın katilini affederken aynı hizada durabiliyorsunuz?” diye soran Ağıralioğlu, partisinin bu tür siyasi birlikteliklerin dışında kalacağını söyledi.
‘TERÖRE DEĞEN HİÇ KİMSEYE DEĞMEYECEĞİZ’
Anahtar Parti’nin siyasette herhangi bir cepheye mecbur olmadığını belirten Ağıralioğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Biz de ‘Siz hepiniz, biz tek’ diyoruz. Teröre değen hiç kimseye değmeyeceğiz. Teröriste değen hiç kimseye değmeyeceğiz. Öcalan’ı meşru gören, muhatap alan, Öcalan’la konuşan ve devleti Öcalan’la denkleştirme sürecinde vakarımızı örseleyen hiç kimseye değmeyeceğiz.
İkinci tur, beşinci tur bilmeyiz biz. Biz devlet biliriz, vatan biliriz. Biz devlet-millet evladıyız. Biz hukuk biliriz, şehit biliriz, gazi biliriz. Bu mücadele ekseninde bir milim oynamayacağız.
Anahtar Parti hiçbir şeye ve hiçbir yere sıkışmaz. Aziz milletimiz; terörü öven, terörü seven ve teröristlerle aynı hizada durabilen hiç kimseyle bizim işimiz yok. Bizim sadece işimiz sizinle.”
Kaynak: PERRE