Başlık 2: Bayram Bitti… Peki Geride Ne Kaldı?
Bayramlar aslında bir umut zamanıdır. Ailelerin buluştuğu, yolların insanları sevdiklerine ulaştırdığı, hasretin sona erdiği günler… Ama ne yazık ki her bayramın ardından hafızamıza kazınan şeyler değişmiyor: siren sesleri, yaralı haberleri ve yarım kalan yolculuklar.
Adıyaman’da 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde sürücülere yaklaşık 9 milyon TL trafik cezası kesildiği iddiası, rakam olarak bile soğuk ve sert bir tabloyu gösteriyor. Ancak asıl mesele bu rakam değil; bu rakamın arkasındaki insan hikâyeleri.
Çünkü trafik sadece ceza makbuzlarından ibaret değildir. Her ihlalin ardında bir risk, her riskin ardında da bir hayat vardır.
Bir yolda aşırı hız yapan bir aracın içinde belki bayram sevincine yetişmeye çalışan bir aile…
Emniyet kemeri takılmadığı için saniyeler içinde değişen bir hayat…
Dikkatsizlik yüzünden bir anda yarım kalan bir bayram ziyareti…
Bayram tatillerinde artan trafik yoğunluğu, çoğu zaman küçük hataların büyük bedellere dönüşmesine neden olur. Ve ne yazık ki bu bedel çoğu zaman geri dönüşü olmayan kayıplarla ödenir.
Cezalar elbette yazılacak, denetimler elbette yapılacak. Ancak hiçbir ceza, kaybedilen bir canın yerini dolduramaz. Hiçbir rakam, bir annenin evladına, bir çocuğun babasına, bir ailenin sevdiklerine kavuşamamasının acısını hafifletmez.
Belki de en çok şunu hatırlamak gerekiyor:
Trafikte kaybedilen her saniye, aslında bir hayatın kaderini değiştirebilir.
Bu yüzden mesele sadece “ne kadar ceza yazıldı” değil…
Asıl mesele, kaç hayatın kurtarılabildiği olmalı.
Ve her bayramdan sonra aynı cümleyi tekrar etmek zorunda kalmamak için artık şunu sormalıyız:
Yollar bizi sevdiklerimize mi ulaştırıyor, yoksa onlardan mı ayırıyor?
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…
Bilal KARADAĞ