TBMM gündemindeki çocuk adaletine ilişkin kanun teklifini değerlendiren Avukat Hakan Varan, kamuoyunda sıkça dile getirilen "çocuklar suç işlese de ceza almıyor" söyleminin hukuki gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.

Varan, mevcut sistemde 12 yaşından küçük çocukların ceza sorumluluğunun bulunmadığını, ancak haklarında koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanabildiğini belirtti. 12-15 yaş grubunda ise çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığının uzman değerlendirmesiyle belirlendiğini, 15-18 yaş grubunun da ceza sorumluluğuna sahip olduğunu ancak çocuklara özgü bir ceza rejiminin uygulandığını söyledi.

"Çocuk suçlu" tanımı yok

Türk hukukunda "çocuk suçlu" kavramının bulunmadığını vurgulayan Varan, Çocuk Koruma Kanunu'nun "suça sürüklenen çocuk" ifadesini kullandığını belirterek, kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan bir çocuğun suçlu ilan edilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğunu dile getirdi.

Teklif cezaları artırıyor

Varan, TBMM'deki teklifin çocuklara uygulanacak hapis cezalarında önemli artışlar öngördüğünü söyledi.

Teklife göre;

  • 12-15 yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet yerine verilen cezalar artırılıyor.
  • Diğer suçlarda uygulanabilecek azami hapis süresi 7 yıldan 9 yıla çıkarılıyor.
  • 15-18 yaş grubunda da ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet yerine verilen cezalar yükseltiliyor.

Varan ayrıca, bazı ağır suçlarda hâkime yaş küçüklüğü indirimi uygulamama yetkisi verilmesinin, çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasının önünü açabileceğini ifade etti.

"İspanya modeli tam olarak uygulanmıyor"

Kanun teklifinin kamuoyuna "İspanya modeli" olarak sunulduğunu hatırlatan Varan, rehabilitasyon ve sosyal destek uygulamalarında İspanyol sisteminden yararlanıldığını ancak cezaların ağırlaştırılması bakımından iki sistem arasında önemli farklılıklar bulunduğunu söyledi.

İspanya'da 18 yaş altındaki çocukların çocuk adalet sistemi içerisinde değerlendirildiğini belirten Varan, ağır suçlarda dahi çocukların yetişkin ceza rejimine geçirilmediğini ifade etti.

Olumlu düzenlemeler de var

Teklifte sosyal inceleme raporlarının güçlendirilmesi, uzman desteğinin artırılması, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve çocukların suçtan uzaklaştırılmasına yönelik rehabilitasyon uygulamalarının yer almasını olumlu bulduğunu belirten Varan, çocukların suça sürüklenme nedenlerinin de mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.

Ateşli silahların çocukların erişimine bırakılmasına yönelik yaptırımlar ile çocuklara bıçak satışının engellenmesine ilişkin düzenlemelerin de önemli olduğunu kaydetti.

"Sorun sadece ceza değildir"

Çocuk adaletinin yalnızca ceza süreleri üzerinden tartışılamayacağını vurgulayan Varan, okul terkleri, aile içi şiddet, bağımlılık, yoksulluk ve çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının da çözülmesi gereken temel sorunlar arasında yer aldığını ifade etti.

Açıklamasının sonunda mağdurun hakkı ile çocuğun üstün yararının birbirine rakip olmadığını belirten Varan, şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye'nin ihtiyacı çocukları cezasız bırakan bir sistem değildir; çocuklara yetişkin cezası vererek kamuoyunun öfkesini geçici olarak yatıştıran bir sistem de çözüm değildir. Gerçek çocuk adaleti, mağdurun hakkını korurken çocuğu yeniden topluma kazandırabilen sistemdir."