Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Adıyaman İl Temsilcisi Hasan Aytemir, TÜİK tarafından açıklanan eylül ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Aytemir, resmi enflasyon rakamlarının vatandaşların çarşıda, pazarda ve günlük yaşamda karşılaştığı fiyat artışlarını tam olarak yansıtmadığını savunarak, çalışan ve emeklilerin alım gücünün korunması için ücret ve aylıkların artırılması çağrısında bulundu.
Düzenlenmiş haber metni
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Adıyaman İl Temsilcisi Hasan Aytemir, TÜİK tarafından açıklanan eylül ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aytemir, eylül ayında aylık enflasyonun TÜİK'e göre yüzde 1,84, İstanbul Ticaret Odası'na (İTO) göre yüzde 2,11, ENAG'a göre ise yüzde 2,10 olarak gerçekleştiğini belirtti.
Yılın ilk dokuz ayındaki enflasyon oranlarının da farklılık gösterdiğine dikkat çeken Aytemir, ocak-eylül döneminde TÜİK verilerine göre yüzde 24,32, İTO verilerine göre yüzde 26,19, ENAG verilerine göre ise yüzde 33,43 oranında artış yaşandığını ifade etti.
Aytemir, TÜİK verilerine göre yılın ilk dokuz ayında fiyatların toplam yüzde 24,32 arttığını belirterek, bu oranın Merkez Bankası'nın yüzde 24'lük yıl sonu ara hedefinin üzerine çıktığını savundu. Aytemir, yıl sonunda öngörülen enflasyon oranına ulaşılabilmesi için yılın kalan üç ayında fiyat artışlarının oldukça düşük seviyelerde kalması gerektiğini söyledi.
“Enflasyonun faturası emekçilere çıkıyor”
Uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonun yükünü çalışanlar ve emekliler üzerinde artırdığını savunan Aytemir, Türkiye'nin yüksek enflasyon oranına sahip ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.
Gıda fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Aytemir, TÜİK tarafından açıklanan yıllık gıda enflasyonunun yüzde 27,62 olduğunu belirtti.
Emekli ve çalışanların alım gücü
Enflasyonun ücretler üzerindeki etkisine de değinen Aytemir, 2026 yılının başında işçi ve bağımsız çalışan emeklilerinin aylıklarına yüzde 12,19, yılın ikinci yarısında ise yüzde 17,76 oranında zam yapıldığını belirtti.
Aytemir, zamların önemli bölümünün kısa sürede enflasyon karşısında eridiğini savunarak, yılın ikinci yarısında en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldığını, ancak bu artışın yaklaşık 1.312 liralık bölümünün üç ay içerisinde eridiğini ifade etti.
Kamu çalışanları ve emeklilerine temmuz ayında yüzde 7 oranında zam yapıldığını belirten Aytemir, düşük memur aylığının eş ve çocuk yardımlarıyla birlikte 70 bin 218 liraya yükseldiğini, ancak bu gelirin de enflasyon nedeniyle değer kaybettiğini söyledi.
Asgari ücretin de yılın ilk dokuz ayında önemli ölçüde alım gücü kaybına uğradığını savunan Aytemir, ocak ayında 28 bin 75 lira olarak uygulanan asgari ücretin yılın ikinci yarısında artırılmadığını ve yaklaşık 6 bin 828 liralık alım gücü kaybı yaşandığını ileri sürdü.
Kira ve eğitim giderleri arttı
Barınma maliyetlerindeki artışa da değinen Aytemir, TÜİK verilerine göre eylül ayında mevcut kiracıların ödediği kiraların aylık yüzde 3,11, yıllık ise yüzde 41,34 arttığını belirtti.
Kira artışının genel enflasyonun üzerinde gerçekleştiğini ifade eden Aytemir, yenilenecek kira sözleşmelerinde esas alınacak artış oranının yaklaşık yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu söyledi.
Eğitim harcamalarındaki artışa da dikkat çeken Aytemir, eylül ayında ana harcama grupları içerisinde en yüksek aylık fiyat artışının yüzde 14,19 ile eğitim hizmetlerinde gerçekleştiğini belirtti.
Aytemir'in aktardığı verilere göre yükseköğretim ücretleri yüzde 25,79, eğitim kurumlarındaki konaklama hizmetleri yüzde 19,99, okul servis ücretleri yüzde 16,04 arttı.
Akaryakıt fiyatlarına dikkat çekti
Eylül ayında fiyatı en fazla artan ürünler arasında akaryakıtın da bulunduğunu belirten Aytemir, motorin fiyatının yüzde 12,93, margarinin yüzde 12,23, benzinin ise yüzde 11,55 arttığını söyledi.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışların nakliye ve ulaşım maliyetleri üzerinden diğer mal ve hizmetlerin fiyatlarını da etkileyebileceğini belirten Aytemir, bunun enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti.
Birleşik Kamu-İş'ten yüzde 50 zam talebi
Birleşik Kamu-İş olarak yüzde 50 oranında zam talep ettiklerini belirten Aytemir, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinin yalnızca geleceğe ilişkin enflasyon beklentileri üzerinden değil, gerçekleşen enflasyon ve yaşanan alım gücü kaybı dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Aytemir, çalışan, üreten ve değer yaratan milyonlarca emekçi ile emeklinin ücret ve aylıklarının alım gücünü koruyacak şekilde artırılması gerektiğini kaydetti.
Kaynak: PERRE
