Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, terörün sona erdirilmesi kadar hukuk devletinin, devlet otoritesinin ve milletin ortak millî değerlerinin korunmasının da önem taşıdığını belirtti.

Destici, silahların susması ve terörün sona ermesi hedeflenirken devletin ve milletin ortak değerlerine yönelik provokasyonlarla meydan okuyan bir dilin normalleştiğini savundu.

“Süreç zarar görmesin” gerekçesiyle gösterilen siyasi hassasiyetin bazı çevrelerde “dokunulmazlık” algısı oluşturduğunu ileri süren Destici, bunun yeni toplumsal gerilimlere zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

“Hukukun ve devlet otoritesinin tartışmaya açılması kabul edilemez”

Sürecin yanlış yönetilmesi durumunda toplumsal sükûnet yerine yeni gerilimlerin ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Destici, şunları kaydetti:

“Terörle mücadelede elde edilmek istenen toplumsal sükûnet, yanlış yönetilen bir süreç nedeniyle yeni toplumsal gerilimlerin zeminine dönüşmemeli. ‘Süreç zarar görmesin’ gerekçesiyle hukukun, devlet otoritesinin ve milletin ortak değerlerinin tartışmaya açılması kabul edilemez.”

“Devletin görevi görmezden gelmek değil”

DEM Parti çevresindeki bazı yapıların tutumlarını da eleştiren Destici, İstiklal Marşı’nın ıslıklanması, Türk bayrağına yönelik saldırılar ve terör örgütü mensuplarının anıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini ileri sürdü.

Bu tür eylemler karşısında hukukun işletilmesi gerektiğini belirten Destici, “Devletin görevi bunları görmezden gelmek değil, kim yaparsa yapsın hukuk çerçevesinde derhal soruşturmak ve kamu düzenini korumaktır” dedi.

Geçmişte terör eylemlerine karışmış kişilerin bugün siyasi meşruiyet üretme aracı hâline getirilmemesi gerektiğini savunan Destici, devletin “muhataplık” ile “meşruiyet” arasındaki çizgiyi net tutması gerektiğini söyledi.

“Cezasızlık algısı güvenlik tehdididir”

Hukuka aykırı eylemlerin karşılıksız bırakılmasının sınırların daha fazla zorlanmasına neden olacağını belirten Destici, “Cezasızlık algısı, suçun kendisinden önce büyüyen bir güvenlik tehdididir” değerlendirmesinde bulundu.

“Terörsüz Türkiye” sürecinin toplumsal meşruiyetinin korunması için hukukun ertelenmemesi gerektiğini ifade eden Destici, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Terörsüz Türkiye, yalnızca silahların susması değildir; devletin otoritesinin, milletin ortak değerlerinin ve hukukun üstünlüğünün de tartışılmaz hâle gelmesidir. Süreç uğruna Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenlik hakları zayıflatılamaz; barış adına milletin huzuru ve birliği feda edilemez.”

Kaynak: PERRE