YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’nda 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a ilişkin partisinin tutumunu değerlendirdi.

Nefes ve Sözcü gazetelerine açıklamalarda bulunan Özel, kendisi ve parti yöneticilerinin yasaya “evet” oyu vermesi nedeniyle yöneltilen eleştirilere yanıt verirken, kararından dolayı vicdanen rahat olduğunu söyledi.

“Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil”

Yıllardır savundukları bir görüşün yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini savunmalarının doğru olmayacağını belirten Özel, “Vicdanen içim rahat. Yıllardır savunduğumuz bir görüşün sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle tersini yapmamız doğru değil. Doğru kararı aldığımızı düşünüyorum” dedi.

Özel, siyasi hesaplarla hareket etmediklerini belirterek, “Ben ‘Adam yine kazandı’ diye bakmıyorum. Bir kazanan varsa ülke kazanıyordur” ifadelerini kullandı.

“Yeni nesil bir siyaset anlayışı”

Oylamada parti grubuna tek yönlü oy kullanma talimatı vermediklerini belirten Özel, milletvekillerini kendi seçmenlerinin görüşleri ve vicdanları doğrultusunda karar vermekte serbest bıraktıklarını söyledi.

Bu yöntemi “yeni nesil siyaset” olarak nitelendiren Özel, “Evet oyunu dayatsak milletvekillerimiz zora girecekti. Biz hibrit bir model geliştirdik” dedi.

Özel, farklı bölgelerdeki toplumsal beklentilerin de oylamaya yansıdığını belirterek, Diyarbakır ve Kürt seçmenin yoğun olduğu bölgelerde “evet” yönünde beklenti bulunduğunu, Manisa’da ise ağırlıklı görüşün “hayır” olduğunu ifade etti.

“Kürt sorunu vardır diyen bir parti hayır diyemezdi”

Yasanın desteklenmesinin siyasi değil, ilkesel bir karar olduğunu savunan Özel, Kürt sorununun demokratik çözümünü yıllardır savunan bir partinin, PKK’nın tasfiyesine yönelik ilk adıma tamamen karşı çıkmasının kendi siyasi çizgileriyle çelişeceğini söyledi.

Özel, “Kürt sorunu vardır” diyen sosyal demokrat bir partinin böyle bir ilk adıma karşı çıkmasının ilkesel olmayacağını ifade etti.

Bununla birlikte yasanın hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerinin sürdüğünü belirten Özel, metnin kendilerine oylamadan yaklaşık yarım saat önce ulaştığını ve sürecin yeterince şeffaf yürütülmediğini savundu.

“Silah bırakana karşı mı çıkacağız?”

Özel, partisinin hem sürece ilişkin toplumsal kaygıları hem de barış yönündeki beklentileri dikkate aldığını belirtti.

“Sonuçta PKK silah bırakıyor. Silah bırakana mı karşı çıkacağız?” diyen Özel, tamamen “hayır” yönünde tutum alınması halinde partisinin geçmişten bu yana savunduğu politikalarla çelişeceğini söyledi.

YENİ Parti’nin farklı yönde oy kullanan milletvekillerinin bulunmasını ise parti içi demokrasi açısından değerlendiren Özel, farklı bölgelerdeki endişe ve beklentilerin Meclis tutanaklarına yansıdığını ifade etti.

“Demokratikleşme adımları atılmalı”

Çerçeve Yasa’nın tek başına yeterli olmadığını belirten Özel, bundan sonraki süreçte demokratikleşme adımlarının hızlandırılması gerektiğini savundu.

Özel; AYM ve AİHM kararlarının uygulanması, uzun tutuklulukların sona erdirilmesi, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve kayyum uygulamasının kaldırılması gibi başlıkların gündeme alınmasını istedi.

Can Atalay’ın durumuna da değinen Özel, seçilmiş bir milletvekilinin cezaevinde tutulmasını kabul etmediklerini belirterek, Atalay’ın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

“Herkes attığı imzanın arkasında durmalı”

Özel, bundan sonraki süreçte Çerçeve Yasa’ya destek veren siyasi aktörlerin de demokratikleşme konusunda sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

“Şimdi bundan sonra herkes attığı imzanın arkasında durmalı. Biz attığımız imzanın arkasında durduk” diyen Özel, toplumsal barışın yalnızca silahların bırakılmasıyla değil, hukuk devleti ve demokratik standartların güçlendirilmesiyle kalıcı hale gelebileceğini savundu.

Kaynak: PERRE