Adıyamanlı Akademisyenler Platformu Başkanı Prof. Dr. Fevzi Rençber, Zonguldak’ta mevsimlik işçilere yönelik taşlı saldırıya tepki gösterdi. Kendisinin de geçmişte mevsimlik çocuk işçi olarak çalıştığını belirten Rençber, olay üzerinden Adıyaman’daki yoksulluk, göç, mevsimlik işçilik ve istihdam sorunlarına dikkat çekerek, “Mesele yalnızca kara lastik değildir. Mesele, kara talihi değiştirmektir” dedi.
“Ekmek için yola çıkan insan taşlanmaz”
Zonguldak’ta ekmeklerinin peşinden giden mevsimlik işçilere taş atılmasını değerlendiren Rençber, yaşananların yalnızca insanlara değil, emeğe ve insanlığa yönelik olduğunu ifade etti.
Rençber, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Zonguldak’ta ekmeklerinin peşinden giden mevsimlik işçilere taş atılması, yalnızca insanlara değil, emeğe ve insanlığa atılmış bir taştır. Gurbet yollarına düşen o insanlar kimsenin düşmanı değil; alın teriyle ekmeğini kazanmaya çalışan emekçilerdir. Ekmek için yola çıkan insan taşlanmaz. İnsanlık taşlanmaz.”
“Ben de mevsimlik çocuk işçi olarak çalıştım”
Adıyaman’daki mevsimlik işçilik sorununa da dikkat çeken Rençber, kendisinin çocukluk yıllarında kayısı, fındık, patates ve pamuk tarlalarında mevsimlik işçi olarak çalıştığını söyledi.
Rençber, “Adıyaman’da mevsimlik işçilik, hala birçok ailenin geçim mücadelesinin bir parçasıdır. Ben de zamanında mevsimlik çocuk işçi olarak kayısı, fındık, patates ve pamuk tarlalarında çalışmış biri olarak, bu meselenin yalnızca bir toplumsal sorun değil, aynı zamanda hayatın içinden gelen bir gerçek olduğunu biliyorum” dedi.
“Adıyaman’ın hikayesi biraz da kara lastikte saklı”
“Kara lastik” üzerinden Adıyaman’ın geçmişte yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Rençber, bu ayakkabının kentteki yoksulluk ve mevsimlik işçiliğin sembollerinden biri olduğunu ifade etti.
Rençber, şöyle konuştu:
“Bazı şehirlerin hikayesi kitaplarda yazmaz. Bazı şehirlerin hikayesi; nasırlı ellerde, güneşten kararmış yüzlerde, tarlaya giden traktörlerin arkasında ve sabahın erken saatlerinde yola çıkan insanların ayak izlerinde saklıdır. Adıyaman’ın hikayesi biraz da kara lastikte saklıdır.
Adıyaman’da kara lastik, sadece bir ayakkabı değildir. O; yoksulluğun, alın terinin, mevsimlik işçiliğin ve gurbet yollarının sessiz hikayesidir. Bir zamanlar yoksulluğun sessiz göstergesiydi. Çocuğun ayağında, babanın ayağında, tarlaya giden işçinin ayağında vardı.”
“Kara lastiği değil, kara talihi değiştirmek”
Adıyaman’da birçok ailenin geçimini sağlamak için yıllardır mevsimlik işçiliğe yöneldiğini belirten Rençber, asıl meselenin bu döngünün kırılması olduğunu söyledi.
Rençber, “İnsanların içine yerleşen o ağır soru; ‘Bu hayat böyle devam edecek mi?’ İşte bizim asıl konuşmamız gereken mesele budur. Kara lastiği değil, kara talihi değiştirmek” ifadelerini kullandı.
Çocukların tarlalarda çalışmak yerine eğitimlerine devam edebildiği, ailelerin geçimlerini kendi kentlerinde sağlayabildiği bir Adıyaman hedeflediğini belirten Rençber, gençlerin de iş bulabildiği ve geleceklerini kentte kurabildiği bir şehir istediğini dile getirdi.
“6 Şubat’la hikaye daha da ağırlaştı”
6 Şubat depremlerinin Adıyaman’daki ekonomik ve sosyal sorunları daha da ağırlaştırdığını belirten Rençber, deprem sonrasında birçok vatandaşın geçim kaygısının devam ettiğini söyledi.
Rençber, “Evler yıkıldı, işyerleri kayboldu, hayatlar dağıldı. Birçok insan için depremden sonra en büyük soru hala aynı: ‘Yarın nasıl geçineceğim?’ Oysa Adıyaman’ın kaderi yoksulluk olmamalı. Bu şehir çalışkandır, üretkendir, bereketlidir” dedi.
“Siyasetin görevi çocuğun ayağındaki kara lastiği fark etmektir”
Siyasetin vatandaşların günlük yaşamında karşılaştığı sorunlara kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini ifade eden Rençber, mevsimlik işçilik, yoksulluk ve gençlerin kentten göç etmesi gibi sorunların sürdürülebilir politikalarla ele alınması gerektiğini söyledi.
Rençber, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Siyasetin görevi, çocuğun ayağındaki kara lastiği fark etmektir. O lastiğin neden hala giyildiğini sorgulamaktır. Siyaset sadece seçim zamanı vatandaşın kapısını çalmak değildir. Siyaset; çocuğun ayağındaki kara lastiği görebilmektir. O kara lastiğin arkasındaki yoksulluğu anlayabilmektir. Mevsimlik işçinin sırtındaki yükü hissedebilmektir. Gençlerin neden memleketini terk ettiğini sorgulayabilmektir.”
Rençber, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık Adıyaman’ın çocukları mevsimlik işçi yollarında değil, okul yollarında yürümeli. Babalar gurbet kapılarında değil, kendi memleketinde ekmeğini kazanmalı. Gençler Adıyaman’dan kaçmak zorunda değil, Adıyaman’da gelecek kurabilmeli. Çünkü mesele yalnızca kara lastik değildir. Mesele, kara talihi değiştirmektir. Ve bunun zamanı artık gelmiştir. Kara lastik geçmişimizin hatırası olsun; Adıyaman’ın geleceği ise aydınlık olsun.”
Kaynak: PERRE
