Adana ve Osmaniye’de kısa aralıklarla meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremler, bölgedeki aktif fayları yeniden gündeme getirdi. Deprem bilimciler Osman Bektaş, Naci Görür ve Süleyman Pampal, bölgedeki sismik hareketliliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ADANA VE OSMANİYE’DEKİ DEPREMLER DİKKAT ÇEKTİ
Adana’nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 4,8 ve 4,9 büyüklüğündeki depremlerin ardından Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde 5,2 büyüklüğünde sarsıntı yaşanması, bölgedeki aktif fayları yeniden gündeme taşıdı.
Peş peşe meydana gelen depremler sonrası açıklamalarda bulunan deprem bilimciler, bölgedeki fayların ve sismik hareketliliğin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti.
BEKTAŞ: BÜYÜKLÜĞÜN ARTMASI DİKKAT ÇEKİCİ
Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgede 2023 yılından bu yana zaman zaman 4-5 büyüklüğünde depremler yaşandığını belirterek, son sarsıntıların kısa aralıklarla büyüklük kazanmasına dikkat çekti.
Savrun Fayı’nın geçmişte benzer bir davranış göstermediğini ifade eden Bektaş, 4,8 büyüklüğündeki depremlerin ardından sarsıntıların 5,2 seviyesine yükselmesinin kendisini tedirgin ettiğini söyledi.
Bektaş, bölgede yaklaşık 6 büyüklüğünde bir deprem ihtimalinin bulunduğunu belirtirken, Adana’da yaşayanların bu aşamada paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum olmadığını da ifade etti.
GÖRÜR: 6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ETKİSİ SÜRÜYOR
Prof. Dr. Naci Görür de Adana ve Osmaniye çevresindeki sarsıntılara ilişkin değerlendirmesinde bölgedeki tektonik hareketliliğe dikkat çekti.
Ayvacık-Saimbeyli ile Osmaniye-Adana çevresindeki depremleri değerlendiren Görür, sarsıntıların Doğu Anadolu Fayı çevresindeki hareketlilikle bağlantılı olduğunu belirterek, 6 Şubat depremlerinin bölgedeki etkilerine dikkat çekti.
PAMPAL: BÖLGEDE AKTİF FAYLAR BULUNUYOR
Prof. Dr. Süleyman Pampal ise Adana ve Osmaniye’deki depremlerin aynı tektonik sistem içerisinde bulunan aktif faylarla ilişkili olduğunu söyledi.
Saimbeyli’nin güneyindeki Ayvacık bölgesinde doğu-batı doğrultusunda uzanan aktif bir fay bulunduğunu belirten Pampal, bu fayın 6 Şubat depremlerinde kırılan Çardak Fayı’nın batı ucuna yakın olduğunu ifade etti.
Pampal, Osmaniye’nin Sumbas ilçesi çevresinde de Savrun Fayı’nı kesen aktif fayların bulunduğunu belirterek, iki deprem bölgesi arasındaki mesafenin yaklaşık 15-20 kilometre olduğunu kaydetti.
Bu fayların daha çok 5-6 büyüklüğünde depremler üretme potansiyeline sahip olduğunu belirten Pampal, Saimbeyli çevresinde yaptıkları arazi çalışmalarında “Yarbi Fayı” olarak adlandırdığı daha büyük bir fay tespit ettiklerini söyledi.
Pampal, söz konusu fayın henüz resmileşmediğini belirterek, hareket etmesi durumunda daha büyük bir deprem üretme potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
‘6 VE ÜZERİ DEPREM ÜRETEBİLECEK FAYLAR VAR’
Adana ve çevresinde 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek çok sayıda aktif fay bulunduğuna dikkat çeken Pampal, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de benzer deprem tehlikelerinin bulunduğunu söyledi.
Özellikle Çukurova’nın kıyı kesimleri ile Toroslar arasındaki alanlarda zemin koşullarının deprem etkisini artırabileceğini belirten Pampal, alüvyal ve yeraltı suyu içeren zeminlerde yapılaşma konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Pampal, deprem güvenliği açısından yalnızca fayların değil, yapı kalitesi ve zemin özelliklerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
MARMARA VE DİĞER FAYLARA DA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin farklı bölgelerindeki deprem tehlikesine de değinen Pampal, İstanbul çevresindeki Orta Marmara Fayı'nın yanı sıra Yedisu, Malatya, Ovacık, Ecemiş ve Pamukkale faylarına dikkat çekti.
Pampal, Türkiye’nin çok sayıda aktif fayın bulunduğu tektonik açıdan hareketli bir coğrafyada yer aldığını belirterek, deprem riskinin azaltılması için yapılaşmada zemin koşulları ile deprem yönetmeliklerine uygunluğun esas alınması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: PERRE
