Başlık 2: Saat, 12-13 arası! "Taziyeye gittim, taziye sahibi oldum"
Evdeyim, divanda uzanmış dinleniyorum.
Hayatımızın ayrılmaz parçası olan baş belâsı cep telefonu ( ben ona baş belâsı diyorum) çaldı.
Her an, her yer, zaman ve mekân dinlemeden çalıp, olumlu ya da olumsuz heber alma, verme vesilesi olabiliyor.
Arayan yıllara sâri kadim dostluğumuz olan Blilal beydi.
"Müşterek bir dostumuzun, ailesinden bir ferdi vefat etmiş, taziyesine gidelim mi?" dedi.
Konu ölüm olunca, kim olursa olsun, muhakkak gitme gayretinde olurum.
Çoğu zaman, fırsat bulduğum da tanımadığım insanların taziyesine bile giderim.
Amaç, ölümü hatırlamak, uhrevi dünyayı tefekkür etmek olunca, en güzel yer taziyelerdir.
Son zamanlarda, güzel bir alışkanlık haline gelen taziye evine varıp, daha arabadan inmeden, yine cep telefonu çaldı
Bu defa, Bilal beyin cep telefonu çaldı.
Arayan kız kardeşiydi.
"Evin kapısı kapalı, çalıyoruz cevap yok, kapı açılmıyor, telefona da cevap vermiyor, hemen gelmen gerekiyor" dedi.
Ben taziye evine girip, durumu uygun dille anlatıp, Bilal beyin gelemediğinin izahatını yaptım
Bilal alelacele gitti.
Eve varır varmaz da, en acı, en zor, en istenilmeyen, kabul edilmesi zor olan, ölüm haberini verdi.
Kardeşi maalesef canına kıymıştı, genç yaşında hayatına son vermişti.
Bütün ölümler acıdır, zordur, kabul edilemezdir, yakıştırılamayandır; ama bu ölüm şekli daha da zordur sanırım.
Acısını az da hafifletmek ve destek amaçlı yanına vardığınızda; Bilal beyin söylediği çok manidar bir söylem oldu ki bizi derinden yaraladı, âdeta yüreğimizi parçaladı.
"Gördün mü Kerim abi, bak gördün mü, taziyeye gittim, taziye sahibi oldum" demesi bu günün, belki de gecenin en acı, ama en anlamlı sözüydü galiba!
Evet, ölüm bizlerden hiç, ama hiç uzak değil.
Her an yanımızda, yanıbaşımızda, ne zaman, nerede, nasıl kapımızı çalacağı belli değil.
Ölüm/ ölüm şekli, belki çeşit çeşit, ama herkese eşit.
Kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı, hiç fark etmiyor, ayırt ermiyor.
Yani ölüme dair gerçekler, asla bizlerden uzakta değil.
Sonuçta hayat devam ediyor, böyle yaşamak zorundayız.
Vefat eden kardeşimize Allah rahmet eylesin, başta Bilal, Eyüp, Hüseyin ve Osman beyler olmak üzere tüm ailesinin başı sağolsun.
Allah sabır ve metanet versin.
Kerim Baydak