Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı?

Celil KOCATAŞ

26-01-2026 10:50

Başlık 2: Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı?

Bir ülkede adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz.

Adalet, kararın yazıldığı kalemde, mühürlenen dosyada ve en önemlisi emanet edilen malda kendini gösterir. Çünkü emanet, devlet ile vatandaş arasındaki en kutsal güven sözleşmesidir. İşte tam da bu nedenle bugün yaşananlar bir skandal değil; adalet sisteminin içten içe çürüdüğünün itirafıdır.

İstanbul, Konya, Diyarbakır, Mardin derken bu kez Elazığ…

Nereye baksak aynı manzara, aynı koku, aynı suskunluk. Adlî emanet depolarından uyuşturucu paraları kayboluyor, altınlar ve gümüşler buharlaşıyor, silahlar yürütülüyor, mermiler satılıyor, buğday kamyon kamyon yok oluyor, akaryakıt tonlarca eksiliyor. Ve her seferinde aynı klişe cümle karşımıza çıkıyor:

“Münferit olay.”

Artık bu kelimeyi kullanmak, kamuoyunun aklıyla alay etmektir.

Çünkü ortada münferit değil, sistematik bir çöküş vardır.

Yapılan incelemeler bu gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır:

Türkiye Petrolleri’nin Antalya ve Hatay Dörtyol’daki depolarında 18 bin 476 ton akaryakıt eksiktir.

Diyarbakır Adliyesi adlî emanet deposunda 793 adet kalaşnikof mermisi çalınmış ve satılmıştır.

Konya Yunak’ta TMO’nun kiraladığı lisanslı depodan yaklaşık 22 bin ton buğday kaybolmuştur.

Mardin’de TMO’ya ait 137 bin ton buğday satılmış, yaklaşık 1 milyar TL’lik vurgun yapılmıştır.

İstanbul Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait suç eşyası ve emanet deposunda 12 adet silah yok olmuştur. Bu olayda bir zabıt kâtibi tutuklanmıştır.

Şimdi durup düşünelim:

Bu kadar büyük miktardaki kamu malı, tek bir kişinin cebine sığar mı?

Bu kadar tonaj, tek bir imzayla depodan çıkar mı?

Bu kadar eksik, tek bir sayımda mı fark edilmez?

Elbette hayır.

Bu tablo bize açık bir gerçeği haykırmaktadır: Denetim mekanizmaları ya çalışmıyor ya da bilinçli olarak çalıştırılmıyor. Sayım yapılmıyor, yapılsa bile göstermelik yapılıyor. Kameralar var ama görmüyor, kayıtlar var ama konuşmuyor, sorumlular var ama hesap vermiyor.

Adlî emanet dediğiniz yer, devletin namus kasasıdır.

O kasa bugün kilitsizdir.

Anahtarlar ortadadır.

Hırsız bellidir ama herkes başka yere bakmaktadır.

İşin daha vahim tarafı şudur:

Vatandaşa gelince devlet son derece titizdir. Vergi borcu için haciz vardır, gecikme için faiz vardır, bir günlük gecikmeye ceza vardır. Ama konu kamu malı olunca, tonlarca buğday, binlerce mermi, onlarca silah yok olurken sistem derin bir sessizliğe gömülmektedir.

Bu sessizlik masum değildir.

Bu sessizlik suça ortaktır.

Bir memuru tutuklayıp dosyayı kapatmak, vicdanları rahatlatmaz. Çünkü bu tür olaylarda asıl sorumluluk zincirin üst halkalarındadır. Kim denetlemedi? Kim rapor yazmadı? Kim imzaladı? Kim sustu? Kim “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedi?

Bu soruların cevabı verilmedikçe adlî emanet depoları, hukuk devletinin güvencesi değil; kamu malının profesyonelce yağmalandığı alanlar olarak anılmaya devam edecektir.

Artık lafı dolandırmanın, zamanı oyalamanın, dosyaları rafa kaldırmanın anlamı yoktur. Yapılması gereken açıktır ve ertelenemez:

81 il ve tüm ilçelerde adlî emanetler ve kamu depoları eş zamanlı, bağımsız ve şeffaf şekilde sayılmalıdır.

Sonuçlar süslenmeden, makyajlanmadan kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Sorumlular yalnızca alt kademede bırakılmamalı; zincirleme sorumluluk ilkesi işletilmelidir.

Aksi hâlde bu ülke, adaleti yalnızca kürsülerde arayan ama emaneti raflarda kaybeden bir düzenle yoluna devam eder.

Ve şunu herkes bilmelidir:

Emanetin çalındığı yerde adalet yaşayamaz.

Adaletin yaşayamadığı yerde ise hiçbir devlet ayakta kalamaz.

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00