BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR

Celil KOCATAŞ

17-01-2026 23:29

BAŞLIK 2: BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR

Her sabah uyanıyoruz…

Bir bakıyoruz, yeni bir “deprem uzmanı” daha türemiş.

Yerden mantar biter gibi.

Mikrofonu kapan, YouTube kanalı açan, sosyal medyada iki grafik paylaşan kendini jeolog, sismolog, kâhin ilan ediyor.

Başlıyorlar ezber cümlelere:

“Şu tarihe kadar…”

“Bu fay kesin kırılacak…”

“Büyük deprem kapıda…”

Ne bilim var,

ne veri var,

ne sorumluluk var.

Sonra ne oluyor?

O bölgede 2.8’lik bir sarsıntı…

Hemen çıkıp bağırıyorlar:

“Ben demiştim!”

Hayır, demedin.

Tutmadı.

Ama korku tuttun.

Panik tuttun.

İnsanların uykusunu tuttun.

Bu ülkede gerçekten depremi bilen, bilimsel konuşan bir avuç insan var.

Geri kalanların tamamına yakını reyting bağımlısı, tıklanma sarhoşu, korku tüccarı.

Depremin tarihini, saatini bilen yok.

Bunu ilkokul çocuğu bile biliyor.

Ama bu şarlatanlar bilmiyor mu?

Biliyorlar.

Ama işlerine gelmiyor.

Çünkü korku para ediyor.

Korku izleniyor.

Korku paylaşılıyor.

Deprem yaşamış şehirlerde insanlar hâlâ travma içinde.

Çocuklar geceleri irkilerek uyanıyor.

Yaşlılar her gürültüde dua ediyor.

Ama bunların umurunda mı?

Değil.

Her gün yeni bir senaryo,

her gün yeni bir felaket masalı,

her gün yeni bir psikolojik yıkım.

Soruyorum buradan açık açık:

Halka korku salmanın, toplumu paniğe sürüklemenin hiç mi bir bedeli yok?

Bu nasıl bir sorumsuzluktur?

Bu nasıl bir vicdansızlıktır?

Deprem uzmanıysan çık;

şehirleri nasıl güçlendireceğimizi anlat.

Binaları nasıl denetleyeceğimizi söyle.

Önlem konuş.

Çözüm konuş.

Ama çıkıp da tarih vererek,

yer göstererek,

insanların aklıyla oynama.

Deprem bölgelerindeki insanları artık rahat bırakın!

Bir gecede rahat uyumak istiyor bu insanlar,

çok mu şey istiyorlar?

Deprem uzmanları uzmanlığını yapsın.

Bilim insanları bilimi anlatsın.

Ama palyaçolar…

Siz de lütfen işinizi yapın:

Palyaçolar Palyaçoluk yapın ama halkın sinir uçlarıyla oynamadan.

Bu ülkenin depremden çok,

korku yayanlardan korunmaya ihtiyacı var.

Celil KOCATAŞ

 

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00