Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır!

Celil KOCATAŞ

09-11-2025 19:39

Başlık 2: Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır!
 

Milletvekillerinin son dönemdeki fotoğraf merakını bir türlü anlayabilmiş değilim. Eskiden insanlar, ünlü birini görünce onunla fotoğraf çektirmek isterdi. Şimdi ise tam tersi bir durum var: Vekiller, vatandaşlarla fotoğraf çektirme yarışına girmiş durumda.
Sosyal medya adeta bir albüme dönmüş; “Şu beni ziyaret etti, bu beni ziyaret etti” paylaşımlarıyla dolup taşıyor. Neredeyse “bugün şu kadar kişiyle fotoğraf çektirdim” diye istatistik paylaşacaklar. Sanki seçim değil, hatıra defteri yarışına girmiş gibiler.
Oysa önemli olan bu fotoğraflar değil, yapılan hizmettir. Bir ilin sorununa çözüm bulmuş musunuz, vatandaşın derdine derman olabilmiş misiniz, mesele budur. Garip bir durum daha var. Herhangi bir kurum bir adım atsa, tüm milletvekilleri aynı konuyu kendi başarısıymış gibi paylaşmaya başlıyor. Bir ile doktor atanıyor, tüm vekiller sırayla “emeği geçenlere teşekkür ederiz” paylaşıyor.
Oysa bu, Sağlık Bakanlığı’nın rutin ataması… Bunun nesi özel bir başarı? Gerçekten sizin girişiminizle yapılan bir iyileştirme, bir yatırım, bir hizmet varsa elbette paylaşın; gururla alkışlayalım. Ama rutin işler üzerinden alkış toplamaya çalışmak, siyasetin itibarını zedeliyor.
Unutmayalım bu ülkede “vekil”, asıldan daha kıymetli hale gelirse sonuç kaçınılmaz olur.
Seçim dönemlerinde elinizi sıkmak için yarışanlar, seçimden sonra elinize bile bakmaz hale gelir. Son günlerde ortalık yine hareketli… 
Sahaya inen inene. Seçim ufukta göründü anlaşılan. Ama bu kez dikkatli olun sevgili vatandaşlar; elinizi sıkanlara değil, hizmet edenlere bakın. Unutmayın, siyaset fotoğrafta değil, icraatta güzeldir. Eskiden liderler böyle miydi? 
Turgut Özal halkın içindeydi, protokol değil, gönül köprüsü kurardı. Bir sanayiciyle konuşur, sonra köy kahvesine oturur, vatandaşın çayını içerdi. Necmettin Erbakan sahaya indiğinde, kimse onun önüne kırmızı halı sermedi. O, halkın arasında yürür, dinler, not alır, çözüm üretirdi.
Merhum M. Bedri İncetahtacı, makam koltuğundan çok esnafın dükkanında görülürdü. Merhum Necmettin Cevheri, halkın içine girdiğinde etrafında koruma değil, dost halkası olurdu. Bu insanlar “fotoğraf çekelim” diye değil, “dert dinleyelim” diye giderdi memleketine. O yüzden isimleri hâlâ saygıyla anılıyor.
Celal Doğan, Gaziantep’te makam koltuğunda değil, halkın sofrasında yer bulan bir isimdi. Sokakta yürürken selam vermediği, derdini dinlemediği bir vatandaş neredeyse yoktu. Gaziantep’in taşında, toprağında, emeğinde Celal Doğan’ın halkla kurduğu gönül bağı hissedilir.
Halkın içinde yaşayan, halkın diliyle konuşan bir siyasetçiydi; bu yüzden gönüllerde yer etti. Gaziantepli onu bir belediye başkanından öte, mahallesinden bir komşu, dost bir abi olarak görürdü. Celal Doğan, protokolün değil, pazar yerinin, sanayi sitesinin, işçinin ve esnafın insanıydı.
Ve elbette merhum Mahmut Bozkurt. Siyaseti koltukta değil, halkın içinde yaptı. Gösterişe değil, söze; reklama değil, adalete ve samimiyete inanmış bir isimdi. Bu insanların ortak noktası, fotoğraf değil, güven bırakmalarıydı. Bugünse siyaset, fotoğraf karelerine sıkışmış durumda.
Sahaya inmek el sıkmak değil; dert dinlemek, çözüm üretmektir.
Bugünse vekillerin halkla buluşması ancak selfielerle mümkün! Bu ülkede vekil, asıldan daha kıymetli hale geldi. Seçimden önce elini sıkmak için sıraya girenler, seçimden sonra o eli unutur oldu. Halkın derdi değil, takipçi sayısı yarışıyor artık.
Ama bilesiniz, milletin hafızası sosyal medya kadar kısa değil. Seçim yaklaşıyor… Sahaya inen inene. El sıkmak kolay, gönül kazanmak zor. Bu millet artık poz veren vekili değil, halkın derdiyle dertlenen vekil görmek istiyor.  Fotoğrafla siyaset yapılmaz.

Celil Kocataş
kocatascelil@gmail.com

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00