Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor

Celil KOCATAŞ

07-12-2025 22:28

Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor
Türkiye’nin en köklü üretim alanlarından biri olan tekstil ve konfeksiyon sektörü, son yılların en büyük kırılmalarından birinin içinde. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun dikkat çektiği üzere, sektördeki daralma artık gizlenemez boyutlara ulaşmış durumda. Türkiye’nin istihdam lokomotiflerinden biri olan tekstilde, büyük yatırımcılar artan ekonomik baskılar nedeniyle zor bir dönemden geçiyor.
Özellikle son aylarda firmaların üretimlerini başka ülkelere kaydırmaya başlaması, “Türkiye tekstilini ne bekliyor?” sorusunu daha yüksek sesle gündeme taşıyor. Enflasyonun yükselmesi, enerji fiyatlarının artması, işçilik maliyetlerinin ağırlaşması ve finansmana ulaşmanın her geçen gün biraz daha zorlaşması, sektörün üzerindeki yükü dayanılmaz hale getirdi.
Art arda gelen ekonomik dalgalanmalar, daha önce hiç görülmemiş bir belirsizlik ortamı doğurdu. Bu belirsizlik, özellikle büyük tekstil şirketlerini yeni arayışlara iterken, Türk tekstil tarihinin en büyük “yatırım göçü” Mısır’a doğru hız kazandı.
Daha düşük enerji maliyetleri, iş gücü avantajı ve devlet teşvikleri, Mısır’ı her geçen gün daha cazip bir merkez haline getiriyor. Türkiye’de üretim yapan birçok firma, maliyet baskısına dayanamayarak yatırımlarını Mısır’a yönlendiriyor. Bu durum hem istihdam hem de üretim hacmi açısından ciddi endişeler yaratıyor.
Sadıkoğlu’nun sözleri durumu açıkça özetliyor: “Hat safhada sorun yaşayan şirketler yatırımlarını Mısır’a, Bangladeş’e kaydırıyor. Bir dönem 1500–2000 kişi çalıştıran tesisler bugün 300–500 kişiye düştü.”
İstatistikler tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor. SGK verilerine göre, Türkiye genelinde tekstil ve moda sektöründe son iki yılda 4.504 işyeri kapandı. Sektörde Ocak 2024’te 1 milyon 225 bin olan istihdam, 2025’te 1 milyonun altına indi.
Yalnızca 2025’in ilk üç ayında 2.147 şirket faaliyetlerine son verdi ve istihdam 35.460 kişi azaldı.
Öte yandan Mısır’da tablo tam tersi yönde.
Medya kaynaklarına göre Nil Vadisi’nde bugün 200’den fazla Türk tekstil fabrikası faaliyet gösteriyor.
2021 yılında Mısır ile Türkiye arasındaki tekstil-giyim ticaret fazlası 118 milyon dolar iken, 2024’te bu tablo tam tersine dönerek 171 milyon dolar açık verildi.
DEİK Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer’in verdiği bilgilere göre: Mısır’ın yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık tekstil ve konfeksiyon ihracatının %40–50’si Türk yatırımcıların kontrolünde. 
Mısır’da faaliyet gösteren Türk firmaları 100 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu firmaların toplam cirosu 1.5-2 milyar dolar seviyesinde. Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı’nın sunduğu yeni teşvik paketleri de bu cazibeyi her geçen gün artırıyor.
Yıllardır süren yatırım akışı, artık zorunluluğa dönüştü. Türkiye ile Mısır arasında 2005’te imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla başlayan yatırım akışı, 2012 sonrasında hızlandı.
LC Waikiki, Çalık, Arçelik, Hayat Kimya gibi büyük şirketlerin Mısır’da yaptığı yatırımlar her yıl büyümeye devam ediyor. 
Türkiye’de tekstil ihracatının zirve yaptığı 2019–2022 yılları arasında bile Mısır’a yatırım akışı durmadı. Sektörün Türkiye’de daralmaya başladığı 2022 sonrası ise bu göç neredeyse mecburiyete dönüştü.
Üretim baskısının giderek artması, maliyetlerin kontrolsüz yükselmesi ve teşvik eksikliği, sektörde tarihi bir kırılmayı beraberinde getiriyor. Türkiye tekstilinin devleri, ayakta kalmak için artık yurt dışına açılmak zorunda kalıyor.
Bu durum yalnızca ekonomik bir tabloyu değil; yüzbinlerce çalışanın geleceğini, üretimin yönünü ve Türkiye’nin ihracat gücünü doğrudan etkileyen büyük bir dönüşümü işaret ediyor.
Sonuç olarak; Türkiye tekstil sektörü, yakın tarihinde benzeri görülmemiş bir “yatırım göçü” ile Mısır’a doğru yöneliyor ve bu tablo, sektörün geleceği için ciddi bir alarm niteliği taşıyor.

Celil KOCATAŞ
kocatascelil@gmail.com 

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00