Yeter artık bi kalkın

Celil KOCATAŞ

12-01-2026 11:53

Başlık 2: Yeter artık bi kalkın

Ekonomi daralıyor.

Esnaf siftahsız kepenk kapatıyor, sanayici üretimden çok ayakta kalmanın hesabını yapıyor, tüccar borçla borç kapatıyor. Ancak tüm bu tabloya rağmen bazı oda başkanları için değişmeyen tek bir şey var: koltukları.

Yıllardır aynı isimler, aynı yüzler, aynı yönetimler…

Seçimler yapılıyor ama değişim olmuyor. Çünkü oda ve borsalar, üyelerin sorunlarını çözmek için değil; belli kişilerin konfor alanını korumak için yönetiliyor.

Oysa oda başkanlığı bir makam değil, emanettir.

Üyenin sesi olmak, sahaya inmek, kapı kapı dolaşıp sorunları Ankara’ya taşımak gerekir. Kriz anlarında masada değil, sahada olunmalıdır. Bugün ise birçok oda başkanı için temsil; birkaç tören, birkaç fotoğraf ve süslü cümleden ibaret.

Sanayi çöküyor, tekstil bitme noktasında, küçük esnaf ayakta duramıyor…

Peki oda başkanları nerede?

Ne güçlü bir basın açıklaması var,

ne sert bir çıkış,

ne de somut bir çözüm önerisi…

Çünkü koltuğu riske atacak bir cümle kurmak, çoğu için göze alınamayacak bir cesaret işi.

Daha da acısı şu ki;

Odalarda değişim isteyenler sistem dışına itiliyor. Gençler, yeni fikirler ve farklı sesler yönetim kapısından içeri alınmıyor. Aynı ekip, aynı anlayış, aynı sessizlik…

Adeta seçim değil, nöbet değişimi bile olmayan bir saltanat yaşanıyor.

Unutulmamalıdır:

Bu koltuklar kimsenin tapulu malı değildir. Oda başkanları ömür boyu atanmış kişiler değil, üyelerin geçici temsilcileridir.

Üyenin derdiyle dertlenmeyen, kriz karşısında susan, Ankara’nın kapısını aşındırmayan bir yönetimin o koltukta oturma hakkı yoktur.

Bugün odalar, üyelerin umut kapısı olmaktan çıkmış; kişisel vitrinlere dönüşmüştür. Oysa bu koltuklar güç göstermek için değil, yük taşımak için vardır.

Unutulmasın:

Koltukta uzun süre oturanlar, bir gün o koltuğun altında kalır.

Ve tarih; susanları değil, risk alanları, konuşanları ve mücadele edenleri yazar.

Artık soru nettir:

Oda başkanları koltuklarını mı temsil ediyor, yoksa üyelerini mi?

Bence cevap da nettir:

Artık değişim zamanı.

Başlık Önerileri

Koltuklarından Kalkmayan Oda Başkanlarına Açık Çağrı: Yeter Artık

Ekonomi Yanıyor, Oda Başkanları Koltukta

Oda Başkanlığı Makam Değil, Emanettir

Koltuklar Değil, Üyeler Temsil Edilmeli

Sessiz Oda Başkanları, Çöken Ekonomi

Bu Koltuklar Tapulu malınız değil.

Yeter bı kalkın ya

Şimdi değişim zamanı..

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00