Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek

Celil KOCATAŞ

15-04-2025 13:53

Başlık 2: Yıkılan Tarihi Yeniden İnşa Etmek

Malatya’da, Adıyaman’da ve Gaziantep’te restorasyonları yapılan tarihi mekanlar 6 Şubat depremlerinde ya yıkıldı ya da ağır hasar aldı. 6 Şubat depremleriyle birlikte başta tarihi camiler olmak üzere tarihin izlerinin üzerinde bulunduğu mekanlar yıkılarak hafızalardan silindi. Şöyle 6 Şubat depremleri öncesinde Adıyaman’da restorasyonu yapılan yerleri tek tek hatırlayalım. Ulu Cami, Kab Cami, Tuz Hanı, Mahmut El Ensari Türbesi, Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi, Eski Kahta Kalesi. Malatya’da da 6 Şubat depremlerinde Yeni Cami, Cırmıktı El Kebir Cami, lezzet Caddesi adeta yerle bir oldu.

Gaziantep ilinde ise Gaziantep Kalesi, Şirvani Cami, Karagöz Cami, Karatarla Cami hasar görürken, Nurdağı ilçesinde yüksek bir tepe üzerinde yer alan Hz. Ukkaşe Türbesi’nde daha önce riskli görüldüğü için yeniden inşa edilen cami de tamamen yıkıldı. Türbenin restorasyonu çerçevesinde sonradan yapılan ve içinde caminin de bulunduğu bölümler adeta yerle bir olurken, Ukkaşe Hazretleri’nin makamının bulunduğu hazne ve sanduka zarar görmedi. Deprem esnasında türbede bulunan 2 güvenlik görevlisinden biri aynı saatlerde yaralı olarak kurtarılırken diğer güvenlik görevlisinin cenazesi 3 gün sonra enkazdan çıkartıldı.

Adıyaman şehir merkezine 7 kilometre uzaklıkta olan Elif Köyü sınırları içerisinde yer alan Ali Dağı’nda İslamiyet’i yaymak için Anadolu’ya gönderilen ve Adıyaman’da şehit düşen Mahmut El-Ensari’nin türbesi depremde kısmen çöktü. Osmanlı Padişahı 4. Murat tarafından 1632 yılında yaptırılan, 391 yıllık türbe şu sıralar açık havada bulunuyor. Bu tarihi mekan depremle birlikte yıkıldı. Malatya’da tamamen harabe durumuna gelen Yeşilyurt Lezzet Caddesi defalarca restorasyon işlemine tabi tutuldu.

6 Şubat depremlerinde Kahve Konağı, Butik Oteli, Kent Belleği Müzesi ve Türk İslam El Sanatları Galerisi büyük hasar aldı. Arapgir Kültür Derneği Genel Başkanı Turgay Akşahin yapmış olduğu bir açıklamada; “2 bin yılı aşkın Roma döneminde inşa edilen bu köprü, bölgemizin en eski eseri. Fakat yapılan restorasyonun köprüyü tahrip ettiğini, yeni bir köprü yapıldığını, dolayısıyla buradaki yapılaşmanın restorasyonla bir ilgisi olmadığını burada hep birlikte görülmüş bulunuyoruz. Gerçekten üzgünüz” demişti.

Başkan Turgay Akşahin açıklamasının devamında bu tarihi köprünün yaklaşık 20 milyon TL’lik maliyetle onarılıp restore edildiğini vurgulamıştı. Depreme karşı güçlendirildiği öne sürülen 110 yıllık Yeni Cami’nin (Teze Cami’nin) tamamen yıkılarak enkaz haline gelmesinin ardından, bu işlemlerin proje ile uygulaması ve sorumluları ile ilgili bir soruşturma açılıp açılmadığı merak konusu oldu. Depremlerden bu yana 2 yıla aşkın bir zaman geçmesine rağmen gerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce idari gerekse yargı tarafından adli bir soruşturma yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi kamuoyuna yansımış değil.

Yüksek maliyetli çalışmalara rağmen caminin adeta yerle bir olmasının sorumlularından mutlaka hesap sorulması gerektiğini vatandaşlar her defasında talep ediyor. Restorasyonun ihale tarihi 25 Ekim 2020, sözleşme tarihi ise 12 Ekim 2020. Vakıflar Bölge Müdürü Kenan Doğan Mayıs 2021 yılında bir yerel haber sitesine verdiği demeçte şöyle demişti; “Kubbedeki çalışmalarda alttaki taşlar sökülecek, çelik örgü atılacak ve kubbe tekrar örülecek. Aksaray Üniversitesi’nden üç hocamızın görüşleri doğrultusunda payandalar yapıldı. Statik hesabı yaptılar, depreme karşı bunların yapılması gerektiğini söylediler. Duvarların içerisine enjeksiyon uygulaması yapıldı. Kubbede üst örtü bütünüyle fiber karbonla sarılacak. Bunlar hocalarımızın ve kuruldaki dokuz hocanın görüşleri doğrultusunda yapıldı. Bu bizim önerimiz değil. Hizmet satın aldık ve bu konudaki hocaların uygun görüşü doğrultusunda çalışmalar yapılıyor.”

Yapılan bu açıklamadan sonra gelişmelerden okuyucularımızı haberdar etmeye devam edeceğiz. Ancak ülkemizde son yıllarda restorasyonu yapılan tarihi mekanların ve camilerin birçoğu depremde yıkılır veya hasar alırken, yıllar evvel ecdadımız tarafında yapılan o tarihi mekanlar halen dimdik ayakta duruyor. 1999 yılında İstanbul büyük bir depremi yaşadı. Ve tarih boyunca İstanbul’un birçok depremi yaşadığını arşivlerdeki bilgilerden görüyoruz. Ancak bugün gelin görün ki, o tarihi eserler ve camiler depremlerden hiçbir şekilde hasar bile almış değil. Deprem ülkesi olduğumuz için restorasyonu yapılan yerlerde olası bir depremin şiddeti mutlaka göz önünde bulundurulmalı, sizce haksız mıyım? Restorasyon tarihi ve kültürü gelecek nesle taşımak m?  Yoksa tarihi ve kültürü yok etmek midir?

Celil Kocataş

kocatascelil@gmail.com

 

DİĞER YAZILARI Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Ahlakın Partisi Olmaz 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki Kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın Dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer... 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş: Seçim Yaklaşıyor 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet Deposu mu, Yol Geçen Hanı mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir Felaketin Uzayan Gölgesi: Depremin 1000. Günü 01-01-1970 03:00 Kaysı, Sağlık ve Çimento: Bir Bölgenin Vicdan Sınavı 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç: Türkiye’den Mısır’a Akan Yatırımlar Alarm Veriyor 01-01-1970 03:00 Pandemi Sonrası Kalp Krizleri: Bilim Konuşmalı, Kurumlar Susmamalı 01-01-1970 03:00 Köyün Bitmeyen Hikayesi: Küçük Eniştenin Sonsuz Fırıldakları 01-01-1970 03:00 Görünenin Ardındaki Gerçekler 01-01-1970 03:00 Siyaset, Sosyal Medyada Değil Sahada Yapılır! 01-01-1970 03:00 Yıkılan Evler Değil, Umutlarımızdı 01-01-1970 03:00 Vatandaş Soruyor: Vekil, Başkan... Neden Bizi Ziyaret Etmedi? 01-01-1970 03:00 Depremler İntiharları Tetikledi Mi? 01-01-1970 03:00 Düğün Magandaları Yine İş Başında! Bir Silah, Bir Mermi, Bir Can…. 01-01-1970 03:00 Balık Çiftlikleri “Barajları Kirletiyor” Diyenler Haksız Mı? 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Evliliğe Bakışı ve Artan Boşanma Oranları 01-01-1970 03:00 Neden Kurban Kesimi Yurt Dışında Daha Ucuz? 01-01-1970 03:00  “Adı Festival” Festival Demeye Bin Şahit Lazım 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Turan Ülküsü Vardı 01-01-1970 03:00 6 Şubat Depremlerinin Malatya’da Görünmeyen Yüzü 01-01-1970 03:00 Deprem Felaketinin Malatya’da Yaşam Üzerine Etkileri 01-01-1970 03:00