Adıyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan, Osmanlı döneminde Kâhta'da yaşanan bir öşür ihalesine ilişkin arşiv kayıtlarını kamuoyuyla paylaştı. Dalyan, 1886 yılında yaşanan olayların yalnızca bir ihale süreci olmadığını, aynı zamanda dönemin yerel idari yapısı, hak arama mücadelesi ve güç ilişkilerine ışık tuttuğunu belirtti.

1886 yılındaki öşür ihalesini anlattı

Prof. Dr. Dalyan'ın aktardığı bilgilere göre, resmi kayıtlarda Kâhta'da öşür toplama döneminin 30 Temmuz 1886'da başladığı görülüyor. Tarım ürünlerinden alınan vergi niteliğindeki öşrün toplanmasına ilişkin ihale sürecinde, köylüler ile yerel yöneticiler arasında ciddi anlaşmazlıklar yaşandı.

Dalyan, dönemin idari ve mali sorunlarının devam ettiği süreçte Kâhta'daki öşür ihalesinin tartışmalara neden olduğunu ve olayların şiddet boyutuna ulaştığını ifade etti.

"Yüksek teklif vermelerine rağmen ihaleyi alamadılar"

Paylaşılan arşiv kayıtlarına göre, Kâhta çevresindeki köylerden gelen bir grup köylü, öşür vergisini toplamak için açılan ihaleye resmi tekliflerin üzerinde bir bedelle katıldı. Ancak daha yüksek teklif vermelerine rağmen ihalenin kendilerine verilmediği belirtildi.

Haklarını aramak amacıyla kaymakamlık ve ilgili makamlara başvuran köylülerin, girişimlerinden sonuç alamayınca tepkilerini sürdürdükleri aktarıldı.

Köylülere darp iddiası

Dalyan'ın paylaşımında, ihale sürecine itiraz eden köylülerin daha sonra fiziki saldırıya uğradığı bilgisine de yer verildi.

Arşiv belgelerine göre köylülerin, Osman Efendi'nin evi önünde bekledikleri sırada dönemin bazı yerel yöneticileri ve ileri gelenleri tarafından darp edildiği, olayın ardından yaralanan kişilerin evlerinde tedavi gördüğü ifade edildi.

Telgraf yerine mektup kullanıldı

Prof. Dr. Dalyan, olayın merkeze bildirilme şeklinin de dikkat çekici olduğunu belirtti.

Bölgede telgraf hattı bulunmasına rağmen şikâyetlerin mektupla iletilmesini değerlendiren Dalyan, 1885 yılında kurulan telgraf sisteminin henüz yaygın şekilde kullanılmıyor olabileceğini ya da güvenlik kaygıları nedeniyle geleneksel haberleşme yönteminin tercih edilmiş olabileceğini ifade etti.

"Tarih tekerrür ediyor"

Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan, paylaşımının sonunda tarihsel olaylarla günümüz arasında dikkat çekici benzerlikler bulunduğunu dile getirdi.

Yerel çıkar ilişkileri, tekelci yaklaşımlar ve hak arama mücadelelerinin farklı dönemlerde benzer biçimlerde ortaya çıkabildiğini belirten Dalyan, 19. yüzyılın sonlarında Kâhta'da yaşanan öşür ihalesi tartışmalarının, günümüzde bazı oda, borsa ve kooperatif seçimlerinde yaşanan tartışmalarla benzer yönler taşıdığını ifade etti.

Dalyan, arşiv belgelerinin yalnızca geçmişi anlatmadığını, aynı zamanda bugünün yerel güç ilişkilerini anlamaya da katkı sunduğunu vurgulayarak, tarihsel hafızanın korunmasının önemine dikkat çekti.

Kaynak: PERRE