Eğitimci iş insanı Mustafa Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin Adıyaman’ın toplumsal psikolojisi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, kentte son dönemde yaşandığını belirttiği şiddet olaylarına karşı sosyal politikaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Eğitimci iş insanı Mustafa Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman’ın toplumsal yapısında önemli değişimler yaşandığını belirterek, kentte son dönemde artış gösterdiğini ifade ettiği şiddet olaylarına dikkat çekti.

“Huzurun Başkenti’nden Şiddet Sarmalına” başlığıyla değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, depremin yalnızca binaları ve fiziki yapıyı değil, toplumun psikolojisini, tahammül sınırlarını ve sosyal dayanışma duygusunu da etkilediğini savundu.

“Deprem şehrin görünmez taşıyıcı kolonlarını da yıktı”

Adıyaman’ın 6 Şubat öncesinde farklı inanç, kültür ve kökenlerden insanların bir arada yaşadığı, toplumsal dayanışmanın güçlü olduğu bir kent olarak bilindiğini belirten Yılmaz, deprem sonrasında ortaya çıkan sosyal sorunların da ele alınması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, “6 Şubat depremleri sadece binaları, caddeleri ve tarihi dokuyu yerle bir etmedi. O korkunç sarsıntı, şehrin görünmez taşıyıcı kolonlarını; yani toplumsal psikolojiyi, tahammül sınırlarını ve o meşhur huzur iklimini de yıktı” ifadelerini kullandı.

“Şiddet olayları endişe verici boyutlara ulaşıyor”

Kentte son dönemde yaşanan kavga ve şiddet olaylarına dikkat çeken Yılmaz, bazı anlaşmazlıkların büyüyerek ciddi çatışmalara dönüştüğünü belirtti.

Yılmaz, “Son zamanlarda Adıyaman sokaklarından yansıyan haberlere baktığımızda, artan şiddet olaylarının, silahlı kavgaların ve küçük meselelerden çıkan büyük çatışmaların endişe verici boyutlara ulaştığını görüyoruz” dedi.

Deprem sonrası yaşanan kayıplar, ekonomik belirsizlikler, barınma sorunları ve travmaların toplumsal gerilimi artırabileceğini savunan Yılmaz, özellikle sosyal ve psikolojik iyileşmenin fiziki yeniden yapılanma kadar önem taşıdığını vurguladı.

“Sosyolojik enkaz da ortadan kaldırılmalı”

Kentin yeniden yapılanma sürecinde ağırlıklı olarak fiziki çalışmalara odaklanıldığını belirten Yılmaz, altyapı, konut ve üstyapı yatırımlarının yanı sıra sosyal iyileşme çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yılmaz, “Gözden kaçan devasa bir tehlike var: Sosyolojik enkaz” değerlendirmesinde bulundu.

Şiddet olaylarına yalnızca kolluk tedbirleriyle yaklaşılmasının yeterli olmayacağını savunan Yılmaz, önleyici sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Güvenlikçi politikalar sonuçla ilgilenir; yönetici akıl ise sebeple ilgilenmek zorundadır” diyen Yılmaz, kentte şiddetin nedenlerinin araştırılması ve buna yönelik uzun vadeli çalışmalar yapılması gerektiğini kaydetti.

Psikososyal destek çağrısı

Adıyaman'da kapsamlı bir psikososyal destek programı uygulanmasını öneren Yılmaz, özellikle yeni deprem konutlarının bulunduğu bölgelerde psikolojik destek ve rehabilitasyon merkezlerinin oluşturulması gerektiğini belirtti.

Yılmaz ayrıca mahallelerde yaşanan anlaşmazlıkların büyümeden çözülebilmesi amacıyla muhtarlar, din görevlileri, öğretmenler ve esnafın içinde yer alacağı “Mahalle Arabuluculuk Komiteleri” kurulmasını önerdi.

Gençlere yönelik sosyal alanlar artırılmalı

Gençlerin sosyal ve mesleki alanlara yönlendirilmesinin önemine de dikkat çeken Yılmaz, meslek edindirme kursları, spor kompleksleri ve sosyal etkileşim alanlarının artırılması gerektiğini ifade etti.

Toplumda adalet ve şeffaflık duygusunun güçlendirilmesi gerektiğini de belirten Yılmaz, kamu kurumlarının karar alma süreçlerinde şeffaflığın artırılmasının toplumsal güven açısından önemli olduğunu söyledi.

“Adıyaman’ın huzur ruhu yeniden canlandırılmalı”

Adıyaman'ın geçmişten gelen dayanışma kültürünün yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, sanat, kültür ve sosyal dayanışma etkinliklerinin artırılmasını önerdi.

Kentte ekonomik sorunların da sosyal yapıyı etkilediğini ifade eden Yılmaz, Adıyaman'a yeni yatırımlar kazandırılması ve yatırımcıların kente çekilmesi için siyasi karar alıcılar ile sivil toplum kuruluşlarının daha etkin çalışmalar yürütmesi gerektiğini söyledi.

Yılmaz, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:

“Bir şehri yeniden kurmak, sadece TOKİ binalarını dikmek ve asfalt dökmek değildir. Asıl inşa, o binaların içinde yaşayacak insanların birbirlerine olan tahammülünü, saygısını ve sevgisini yeniden inşa etmektir.

Adıyaman’ın yönetici aklı, güvenlik bürokrasisinin dışına çıkıp kenti sosyolojik bir vizyonla kucaklamak zorundadır. Aksi takdirde dünyanın en sağlam ve lüks deprem konutlarını da yapsak, sokağında güvenle yürünemeyen, komşunun komşuya selam vermediği bir şehir ortaya çıkar.

Adıyaman, o asil ve dingin ruhunu geri istiyor. Enkazı kaldırdık; şimdi sıra o güzelim insanlık hamurunu yeniden karmakta.”

Kaynak: PERRE