Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bir kişinin daha önce kendi sosyal medya hesabından yayımladığı görüntüleri rızası dışında yeniden paylaşan sanığa verilen 1 yıl 8 aylık hapis cezasını onadı. Kararı değerlendiren Av. Hakan Varan, bir içeriğin herkese açık olmasının başkalarına sınırsız kullanım ve yeniden paylaşım hakkı vermediğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarını yakından ilgilendiren davada, daha önce yayımlanmış bir videoyu kendi hesabından yeniden paylaşan kişiye verilen hapis cezası Yargıtay tarafından hukuka uygun bulundu.

Davaya konu olayda bir kişi, darbedildiği anlara ilişkin görüntüleri kendi sosyal medya hesabında yayımladı. Görüntüler daha sonra başka bir kişi tarafından rızası dışında yeniden paylaşıldı.

Görüntülerin sahibinin şikayeti üzerine paylaşımı yapan kişi hakkında “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma” suçundan dava açıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİ BERAAT VERDİ

Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın beraatine karar verdi. Dosyanın istinafa taşınmasının ardından beraat hükmü kaldırıldı ve sanığa 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onadı.

Yargıtay, kişinin görüntülerini daha önce kendi sosyal medya hesabından yayımlamasının bu görüntülerin kişisel veri niteliğini ortadan kaldırmadığına ve üçüncü kişilere rızası dışında yeniden paylaşma hakkı vermediğine hükmetti.

“KAMUYA AÇIK OLMAK, SAHİPSİZ OLMAK DEĞİLDİR”

Kararı değerlendiren Adıyaman Belediyesi iştiraki Yörem A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Av. Hakan Varan, bir içeriğin sosyal medyada herkes tarafından görülebilmesinin hukuki korumayı ortadan kaldırmadığını belirtti.

Varan, kişinin kendisini belirlenebilir hale getiren fotoğraf ve videolarının kişisel veri niteliğinde olabileceğini belirterek, içeriğin kişinin kendi hesabından paylaşılmış olmasının üçüncü kişilere sınırsız kullanım hakkı vermediğini ifade etti.

Varan, kişinin içeriği belirli bir olayı anlatmak, yakın çevresiyle paylaşmak veya yaşadığı mağduriyeti duyurmak amacıyla yayımlamış olabileceğine dikkat çekerek, aynı görüntünün başka bir hesapta farklı bir kitleye ve farklı bir amaçla ulaştırılmasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“PAYLAŞ BUTONU HUKUKİ İZİN BELGESİ DEĞİL”

Sosyal medya platformlarındaki “yeniden paylaş”, “repost” veya “retweet” özelliklerinin hukuki bir izin anlamına gelmediğini belirten Varan, bu özelliklerin yalnızca teknik araçlar olduğunu söyledi.

Varan, yeniden paylaşımın içeriğin yeni bir kullanıcı kitlesine ulaşmasına ve yayılma alanının genişlemesine neden olduğunu belirterek, içerikte belirlenebilir bir kişinin bulunması ve paylaşımı hukuka uygun kılan bir nedenin olmaması halinde ceza sorumluluğunun gündeme gelebileceğini ifade etti.

“Ben yalnızca RT yaptım”, “Video zaten internette vardı” veya “Herkes görebiliyordu” şeklindeki savunmaların tek başına hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirten Varan, kullanıcıların paylaşım yaparken daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

“HER YENİDEN PAYLAŞIM SUÇ DEĞİL”

Yargıtay kararının her yeniden paylaşımın suç olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Varan, her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İçeriğin kişisel veri niteliği taşıyıp taşımadığı, kişinin belirlenebilir olup olmadığı, paylaşım için rızasının bulunup bulunmadığı, içeriğin hangi amaçla yayımlandığı ve paylaşımı hukuka uygun kılan başka bir nedenin bulunup bulunmadığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Varan, haber verme hakkı, kamu yararı, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı gibi unsurların da somut olayın özelliklerine göre dikkate alınacağını belirterek, ancak bu hakların da sınırsız olmadığını söyledi.

“RIZA SINIRSIZ KULLANIM ANLAMINA GELMEZ”

Bir kişinin kendi görüntüsünü sosyal medya hesabında paylaşmasının, görüntünün başkaları tarafından istenilen mecrada ve istenilen amaçla kullanılmasına izin verdiği anlamına gelmediğini belirten Varan, rızanın belirli bir konu ve paylaşım çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Varan, kişi kendi hesabındaki paylaşımı silebilir veya görünürlüğünü değiştirebilirken, içeriğin başka hesaplarda çoğaltılmasıyla görüntü üzerindeki fiili kontrolün azalabileceğine dikkat çekti.

“YARGITAY’IN YAKLAŞIMI YENİ DEĞİL”

Yargıtay’ın bu yöndeki yaklaşımının tamamen yeni olmadığını belirten Varan, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14 Şubat 2018 tarihli kararında da kişinin fotoğraflarını daha önce kendi Facebook hesabında yayımlamasının, bu fotoğrafların kişisel veri olma özelliğini değiştirmeyeceğinin belirtildiğini aktardı.

Son kararın, bu yaklaşımın sosyal medyadaki yeniden paylaşım işlemleri bakımından da önemini koruduğunu gösterdiğini ifade eden Varan, dijital ortamda bir içeriğin kolayca kopyalanabilmesinin kişisel verilere sağlanan hukuki korumayı ortadan kaldırmadığını söyledi.

“İKİ SANİYELİK PAYLAŞIMIN AĞIR SONUÇLARI OLABİLİR”

Sosyal medya kullanıcılarının içerik paylaşmadan önce dikkatli davranması gerektiğini belirten Varan, özellikle fotoğraf, video, ses kaydı, telefon numarası, adres ve sağlık bilgileri gibi kişiyi belirleyebilecek verilerin bulunduğu içeriklerde daha hassas davranılması gerektiğini söyledi.

Şiddet, kaza, sağlık durumu, çocuklar ve özel yaşama ilişkin görüntülerin gelişigüzel paylaşılmaması gerektiğini belirten Varan, kamu yararı bulunan durumlarda kişinin kimliğinin gizlenmesi, yüzünün ve ayırt edici bilgilerinin görünmez hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Varan, kullanıcıların birkaç saniye içinde yaptığı bir paylaşımın, içeriğin yayılma biçimine ve ortaya çıkan sonuca göre ceza veya tazminat sorumluluğuna yol açabileceğini ifade etti.

“İÇERİĞİ SONRADAN SİLMEK SORUMLULUĞU KALDIRMAZ”

Paylaşımın şikayet sonrasında silinmesinin hukuki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmadığını belirten Varan, içeriğin paylaşılmasıyla üçüncü kişilerin erişimine açılmış olabileceğini söyledi.

Sonradan silmenin somut olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir davranış olduğunu belirten Varan, bunun tek başına ceza veya tazminat sorumluluğunu sona erdirdiğinin söylenemeyeceğini ifade etti.

“SOSYAL MEDYADA DA HUKUK VAR”

Sosyal medyanın hukukun dışında bir alan olmadığını vurgulayan Varan, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı:

“Sosyal medyada yapılan işlemler gerçek hayattan kopuk değildir. Bir kişiye ait görüntüyü sokakta izinsiz biçimde dağıtmakla aynı görüntüyü binlerce kişiye sosyal medya üzerinden ulaştırmak arasında hukuki sorumluluk bakımından sonuç doğurabilecek bir fark yoktur.

Kullanıcılarımızın ‘İçerik zaten yayımlanmıştı’ düşüncesiyle hareket etmemesi gerekir. Paylaşmadan önce birkaç saniye durup içeriğin başka bir kişinin hakkını ihlal edip etmediğini düşünmek, çok ciddi hukuki sorunların önüne geçebilir. Dijital özgürlük, başkalarının kişilik haklarına ve kişisel verilerine saygı gösterildiği ölçüde korunabilir.”

Kaynak: PERRE