Ah O Eski Ramazanlar

Bilal KARADAĞ

11-03-2025 11:15

Başlık 2: Ah O Eski Ramazanlar

Her ramazan ayının başlamasıyla birlikte toplumun birçok ferdi; “Ah o eski ramazanlar, nerede o eski ramazanlar” babında klasikleşmiş cümleleri telaffuz eder durur.

Hatta “Nerede o eski bayramlar” cümlesini de sıklıkla duyarız.

Aslında ramazanlar da, bayramlar da hep aynıdır…

1400 yıl önceki bayramlar ve ramazanlar ne ise bugün de odur, yarın da aynı olacak, kıyamet sabahına kadar da bu değişmeyecektir.

Bu eksende bir değişikliğin nüksetmesi söz konusuysa; insanların ve çağın kendisinden kaynaklanmaktadır. 

Örneğin, bundan 40 yıl öncesini düşünecek olursak; yerleşim birimlerin ulaşımını sağlayan yollar yok denilecek kadar azdı.

Yine telefon adına teknolojinin varlığından söz etmek mümkün değildi.

Elektrik desen hakeza…

Bu üç kalem sadece bir çırpıda aklımıza gelenlerden…

Daha bunlara benzer niceleri yeni zuhur olmuş, hem de çok değil, sadece 40 yıldan buyana…

Oysa bugün, günümüzü 40 yıl öncesiyle kıyaslayacak olursak, teknoloji ve ulaşım adına müthiş bir gelişmenin kaydedildiğini rahatlıkla görebiliriz.

Pekâlâ, sözünü ettiğimiz teknolojinin, günümüzdeki ramazanların, keza bayramların üzerinde hiç mi etkisi olmadı?

Doğrusunu söylemek gerekirse, olmadığını düşünmek herhalde safdillikten başka bir şey değildir.

Bugün Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin yeniden dünyaya gelecek olsa ve eskisi gibi birbirlerine sırılsıklam âşık olsalardı, tekrar eskisi gibi dağlarda aşk mücadelesi verirler miydi?

Herhalde bu sorunun cevabı kocaman bir “Hayır”dır.

Teknolojinin bu kadar gelişmesi elbette malum âşıkları da etkilerdi. Dolayısıyla aşk türküleri sarp kayalıkların yamacında değil, daha değişik mekânlarda hayat bulurdu…

O halde madem teknolojiyle birlikte evrende muazzam değişiklikler yaşanmış, olağanüstü durumlar belirmiş, insan hayatında her şey değişime uğramışsa, herhalde eski ramazanlar da bir şekilde değişimden nasibini almıştır!..

Bazı durumlarda ise teknolojiden ziyade kuşkusuz kitlelerin asimile olmaları ve değişim rüzgârına kapılmış olmaları nedeniyle derin “Ah” çekmeler ve “Nerede o eski günler” mealindeki cümleler zuhur olmuştur. 

Bugün eskisi gibi sıkı bağlar kurulsa, insanların sözü-özüne uysa, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” düşüncesi hâsıl olsa eminim eski ramazanlar aranmayacaktı.

Eskisi gibi zenginler yoksulları gözetse, iftarlarda toplumun her katmanı aynı sofrada otursa, hiç kimse ötekileştirilmeyip bilakis kardeş bağları kurulsa, mahalle sakinleri her akşam bir araya gelse, ramazana ilişkin sohbetler yapılsa herhalde eski ramazanlar aranmayacaktı.

Ne yazık ki, söz konusu hasletlerin hepsini elimizin tersiyle bir kenara itmişiz. Ayrıca teknolojideki inanılmaz gelişmeler tabiri caiz ise yaramıza “tuz-biber ekmiş” ve malum olumsuzluklara rağmen ramazanlarımızın ve bayramlarımızın eskisi gibi olmasını arzulamaktayız…

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@gmail.com     

DİĞER YAZILARI Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Kelepçe Çözdüren Besmele 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00