DEPREMİN ARDINDA KALAN SES: SUSMAYAN YIKIM, SÜREN HAYAT

Bilal KARADAĞ

31-05-2026 11:20

BAŞLIK 2: DEPREMİN ARDINDA KALAN SES: SUSMAYAN YIKIM, SÜREN HAYAT

Bazı şehirler vardır; haritada yerleri sabittir ama hafızada sürekli yer değiştirir. Adıyaman da onlardan biri. Bir sabah uyanırsınız ve bildiğiniz sokaklar, tanıdığınız yüzler, alıştığınız sesler bir anda başka bir zamana çekilmiş gibi olur. Deprem, sadece binaları değil; zamanın akışını da kırar.

Adıyaman bu kırılmanın en ağır hissedildiği yerlerden biri oldu. Sokakların sessizliği, enkazların ağırlığı ve yarım kalan hayatların hikâyeleri, şehrin üzerine bir örtü gibi çöktü. O gün yaşanan sarsıntı, aslında sadece yerin değil; insanın iç dünyasının da çatladığı bir andı.

2023 Kahramanmaraş depremleri, Türkiye’nin hafızasında derin bir iz bıraktı. Ama bu iz, en çok da yakınını kaybedenlerin kalbinde, evini kaybedenlerin gözlerinde ve yeniden başlamak zorunda kalanların sessizliğinde büyüdü. Adıyaman’da her yıkılan bina, bir yaşamın yarım kalmış cümlesi gibi kaldı.

Bugün şehirde yeniden bir kurulum var. Yeni binalar yükseliyor, yollar açılıyor, hayat yavaş yavaş kendi ritmini arıyor. Fakat deprem sonrası hayat, hiçbir zaman eski hayat olmuyor. Çünkü geriye sadece beton değil; hatıralar, eksiklikler ve suskunluklar da kalıyor.

Bir çocuğun oyuncağını enkazdan çıkaran bir el, bir annenin sessizce tuttuğu fotoğraf, bir babanın uzun uzun boşluğa bakışı… Bunlar artık bu şehrin görünmeyen manzaraları. Resmî raporlara girmeyen ama hafızaya kazınan gerçekler.

Yeniden inşa sadece duvarlarla yapılmıyor. İnsanların yeniden güven duyması, geceleri uyuyabilmesi, bir sarsıntı hissettiğinde panik olmadan oturabilmesi… Bunların hepsi, fiziksel inşaat kadar önemli. Çünkü en zor onarım, insanın içindeki kırığın onarımıdır.

Adıyaman bugün bir yandan yükseliyor, bir yandan hatırlıyor. İkisi aynı anda yürüyor. Yeni yapılan her bina, eski bir hatıranın yanına dikiliyor. Ve şehir, sanki kendi kendine şunu soruyor: “Ben şimdi nereden devam etmeliyim?”

Belki de en doğru cevap, geçmişi unutmadan ama onun içinde de kaybolmadan yürümekte. Çünkü bazı acılar silinmez; sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir.

Ve Adıyaman, tam da bunu yapıyor: unutmadan yeniden doğmaya çalışıyor. 

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle...

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@gmail.com

DİĞER YAZILARI Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Ah O Eski Ramazanlar 01-01-1970 03:00 Kelepçe Çözdüren Besmele 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00