İstanbul Sözleşmesi Kaldırıldı Ama Ailedeki Sorunlar Neden Bitmedi?

Bilal KARADAĞ

21-07-2026 11:03

Başlık 2: İstanbul Sözleşmesi Kaldırıldı Ama Ailedeki Sorunlar Neden Bitmedi?

Toplumların geleceği yalnızca ekonomik göstergelerle, büyük yatırımlarla ya da teknolojik gelişmelerle şekillenmez. Bir milletin asıl gücü, sağlam aile yapısından gelir. Çünkü aile; sevginin, saygının, merhametin, fedakârlığın ve nesiller arası değer aktarımının başladığı ilk okuldur.

Bugün ise üzerinde en çok konuşulan konuların başında aile kurumunun yaşadığı sorunlar geliyor.

Bundan birkaç yıl önce Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında Türkiye'de yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi, kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Daha ilk günden itibaren birçok sivil toplum kuruluşu, hukukçu, akademisyen ve kanaat önderi, sözleşmenin bazı hükümlerinin Türk aile yapısıyla tam olarak örtüşmediğini dile getirdi. Bu kesimlere göre sözleşme, uzun vadede aile kurumunu olumsuz etkileyebilecek bazı sonuçlar doğurabilirdi.

Tüm bu tartışmalara rağmen sözleşme yürürlükte kaldı ve buna bağlı çeşitli yasal düzenlemeler hayata geçirildi.

Aradan geçen süreçte ise aile hukukuna ilişkin uygulamalar, toplumun farklı kesimlerinde yoğun şekilde tartışılmaya başlandı. Özellikle boşanma davaları, uzaklaştırma kararları ve aile içi uyuşmazlıklarda yaşanan bazı örnekler, kamuoyunda "mevcut sistem aileyi koruyor mu, yoksa daha fazla mı yıpratıyor?" sorusunun sorulmasına neden oldu.

Sonrasında hükümet, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldı.

Ancak burada önemli bir gerçek ortaya çıktı.

Sözleşme yürürlükten kaldırılmış olsa da, sözleşme döneminde yapılan bazı yasal düzenlemeler yürürlükte kalmaya devam etti. Bu nedenle sözleşmenin kaldırılmasının tek başına aile yapısındaki tartışmaları sona erdirmediği yönünde değerlendirmeler yapıldı.

Bugün geldiğimiz noktada aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca hukuki düzenlemelerle açıklanamayacağı da ortada duruyor.

Boşanma oranlarının artması, evlilik yaşının yükselmesi, gençlerin evlilikten uzaklaşması, dijital dünyanın aile içi iletişimi zayıflatması, sosyal medyanın ilişkiler üzerindeki etkisi, ekonomik sıkıntılar ve değişen yaşam alışkanlıkları gibi pek çok unsur aynı anda aile yapısını etkiliyor.

Belki de bugün üzerinde en fazla durmamız gereken konu tam da budur.

Çünkü aile yalnızca bir evlilik sözleşmesinden ibaret değildir.

Aile; güven demektir.

Aile; sadakat demektir.

Aile; fedakârlık demektir.

Aile; çocukların karakterinin şekillendiği ilk eğitim kurumudur.

Toplumun temel taşı olan aile zayıfladığında bunun etkileri yalnızca eşler arasında kalmaz. Çocuklar, gençler ve gelecek nesiller de bundan doğrudan etkilenir.

Bugün sokakta karşılaştığımız birçok sosyal problemin temelinde, aile içindeki iletişim eksikliği ve değer aktarımındaki zayıflamanın bulunduğunu düşünenlerin sayısı da az değildir.

Kanaatimce asıl mesele, yalnızca bir sözleşmenin yürürlükte olup olmaması değildir.

Asıl mesele; aileyi güçlendirecek sosyal politikaların geliştirilmesi, evlilik kurumunun desteklenmesi, gençlerin aile kurmaya teşvik edilmesi ve çocukların milli ve manevi değerlerle yetişmesini sağlayacak güçlü bir eğitim anlayışının benimsenmesidir.

Hukuk elbette mağduru korumalıdır.

Şiddetin her türlüsüyle mücadele edilmelidir.

Kadın, erkek, çocuk ya da yaşlı fark etmeksizin herkesin can güvenliği devlet güvencesi altında olmalıdır.

Ancak aynı zamanda aileyi ayakta tutacak dengeyi de koruyacak politikaların geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Güçlü devletlerin temelinde güçlü aileler vardır.

Aile güçlendikçe toplum güçlenir.

Toplum güçlendikçe devlet güçlenir.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; birbirimizi suçlamak yerine aileyi yeniden nasıl ayağa kaldırabileceğimizi konuşmaktır.

Unutmayalım ki güçlü devletler önce güçlü aileler inşa eder. Aile çökerse toplum sarsılır, toplum sarsılırsa devlet yara alır. İşte bu yüzden aile meselesi, sadece bir evin değil, bir milletin geleceği meselesidir.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@gmail.com 

DİĞER YAZILARI Zor Günümüzde Yanımızda Olan Herkese… 01-01-1970 03:00 Aynı Yer... Aynı Gülhane... Ama Başka Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Sessiz İşgal: Ahlak ve Maneviyatın Erozyonu 01-01-1970 03:00 Beton Yükseliyor Ama Vicdan Hâlâ Enkaz Altında 01-01-1970 03:00 Bayram Bitti… Peki Geride Ne Kaldı? 01-01-1970 03:00 DEPREMİN ARDINDA KALAN SES: SUSMAYAN YIKIM, SÜREN HAYAT 01-01-1970 03:00 Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Ah O Eski Ramazanlar 01-01-1970 03:00 Kelepçe Çözdüren Besmele 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00