Kelepçe Çözdüren Besmele

Bilal KARADAĞ

24-02-2025 23:20

Başlık 2: Kelepçe Çözdüren Besmele

 

Yıl 1895. Yer; onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış olmasından ötürü tepeden tırnağa buram buram tarih kokan Mardin vilayeti.

Asırlarca yeryüzü yaşanmışlıklarına tanıklık eden bu tarihi kentte, bir süre ikamet eden asrın bedii Said Nursi hazretleri, burada İslam’ın gereklerini yerine getiriyor olmanın çabası içerisindedir.

Allah’ın kelamını yaygınlaştırıyor olması, birilerini rahatsız etmiş olmalı ki; dönemin il yetkililerine şekva edilir.

Had bilmezlerin şekvasına itibar edilerek, Bediüzzaman’a hayatının ilk kelepçesi Mardin’de vurulur.

Refakatine iki asker verilerek, başta Üveys el-Karani hazretleri olmak üzere, nice evliyanın metfun bulunmuş olduğu evliyalar diyarı Siirt’e sürgün gönderilir.

Tek amacı İslam’ı yaymak olan o büyük zat-ı muhterem, kendisine reva görülen muameleye itiraz etmez ve elleri kelepçeli olduğu şekilde düşer Siirt’in kıvrımlı, meşakatli patika yollarına.

Şırnak ve Eruh’un göğe doğru yükselen amansız dağlarının eteğinden uzanan çetrefilli yollar hayli kat edildikten sonra ikindi vakti girer.

Yanındaki askerlere dönerek; “Namazımı eda etmek istiyorum” der.

Askerler itiraz eder ve; “Sen bizim esirimizsin, sana namaz için müsaade edemeyiz, kelepçelerini çözemeyiz,” diyerek, teklifini ret ederler.

O büyük Zat diklenmeden, öfkeye kapılmadan, tekrar müsaade ister:

“Arkadaşlar, mutlaka namaz kılmam gerekiyor” der.

Askerler inadını sürdürür, isteğini kabul görmezler.

Bediüzzaman hazretleri yine öfkelenmeden, gayet sakin bir edayla işin halli için düşünür durur.

Akabinde huşu içinde bir besmele çeker ve iki elini bir arada tutan demir kelepçeyi yavaşça çözer, askerlerin eline tutuşturarak, şunu söyler:

“Namazımı eda edinceye kadar sizde kalsın, namazın hemen akabinde yine takarsınız ve yolumuza devam ederiz” der.

Askerler bu duruma şahit olunca bir an telaşlanır, şaşkınlık yaşar ve adeta kendilerinden geçerek, özür dilemek durumunda kalırlar.

Pişmanlıkla Bediüzzaman’a dönerek: “Namazınızı kılabilirsiniz” derler.

O büyük zat-ı muhterem, namazını eda ettikten sonra askerlere döner, kelepçenin takılmasını söyler.

Askerler, büyük bir mahcubiyetle bu isteğe karşı çıkarak, şunu ifade ederler:

“Bu saate kadar siz bizim esirimizdiniz, ama bu dakikadan itibaren biz sizin esiriniziz, bileğinize kelepçe takmayız.”

Bu teklifi kabul etmeyen Bediüzzaman:

“Siz görevinizi ifa etmekle yükümlüsünüz, takın kelepçeyi, menzilimize doğru gidelim” der.

Bedüzzaman’ın Mardin’den Siirt’e sürgün edilişiyle ilgili gerçekleşen o talihsiz sürece odaklanıp, tefekküre dalmanın yararlı olacağı kanaatindeyim.

Takdir edersiniz ki, hepimiz besmele çekiyoruz, her gün defaaten dua ve niyazda bulunuyoruz, lakin tefekküre daldığımızda, aradaki farkı rahatlıkla müşahede edebilmekteyiz.

Unutmayalım ki besmele ve duamızın kabulü için önce her birimiz en az Bediüzszaman kadar inancımızı yaşayabilmeliyiz.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@gmail.com

 

DİĞER YAZILARI Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Ah O Eski Ramazanlar 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00