“Meclise Girerken Döneklik Başlıyor”

Bilal KARADAĞ

30-09-2024 14:43

Başlık 2: “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in yakın dostu olduğu söylenir. Şair, edip, siyasetçi, fikir adamı, çok renkli ve çilekeş bir insan olduğu nakledilir.

Rivayet edildiğine göre; kendisi okuldan atılıp tekrar öğrenci olmak üzere dönemin Milli Eğitim Bakanı’na bir dilekçe yazar.

Dilekçenin başlığı; “Yüksek makamın alçak vekiline…” diye başlayınca, kimse dilekçeyi Bakan’a vermeye cesaret edemez ve O, okul yerine hapishaneye girer!

O günden sonra da yazdığı her yazı olay olur ve arka arkaya girip çıktığı hapishane kapılarını kastederek, çoğu yazısını, “Açın kapıları Osman geliyor” diye bitirir.

Çeşitli yazıları sebebiyle 8 kere hapse girer. Sekizinci mahpusluğun sonunda dokuzuncu durak olarak mebuslukta bulur kendini!

Dönemin Adalet Partisi’nden milletvekili olur. Meclis kapısında o zamanlar döner kapı vardır. İlk girişte döner kapının dörtte birlik dilimine girer ama meclisten içeri girmez, döne döne epeyce bir tur atar.

Arkadaşları, “Yahu Osman, ne dönüp durursun, girsene meclise” dediklerinde, cevap şudur: “Ülen arkadaş! Bu meclis ne menem bir yer? Daha kapısından girerken döneklik başlıyor!”

Döne döne de olsa meclise girer, bu sefer kravat takmaz. Meclis amirleri kendisini uyarır; iç tüzük gereği kravat takmanın zorunlu olduğunu söylerler. Bu sefer kravatı boynuna değil, kemer gibi beline takar gelir.

Yine olmadığını söylediklerinde; “Kardeşim tüzük dediğiniz, ‘kravatlı olunacak’ deniyor, illa boynuna, boğazına tak diye bir kayıt yok, alın size işte kravat” der.

Bir gün hararetli tartışmalar yapılır, hızını alamaz, kürsüye çıkar ve “Bu meclistekilerin yarısı hıyardır” der.

Tüm milletvekilleri masa kapaklarına vurur, tepki gösterirler ve Başkan, sözünü geri almasını ister.

O da “Tamam sözümü aynen geri alıyorum, meclistekilerin yarısı hıyar değildir” der ve kürsüden iner.

Yarısı hıyar değilse, diğer yarısı ne? Düşünün durun.

Dönemin Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, onun bu tür hareketlerinden ve esas önemlisi de fikirlerinden rahatsız olur:

“İçimizde Serdengeçti varken muhalefete filan lüzum yok” der ve kendisi de zaten yerinin Adalet Partisi olmadığını anlar ve sonuçta bu partiden ihraç edilir.

Hayatı sıkıntı ve çilelerle geçer, sonunda Parkinson hastalığına yakalanır ve sürekli titremektedir.

Öyle ki önündeki çay kaşığını bile karıştırmaya mecali yoktur. Kendi kendine; “Hey koca Osman hey, zamanında meclisi, dünyayı karıştırıyordun, şimdi şu ufacık çay bardağını karıştıramıyorsun” diye hayıflanır.

Eli ayağı sürekli titrediği için ziyaretine gelenlere o halinde bile espiri yapar:

“Başbuğ, ‘Ey Türk titre ve kendine dön’ demiş ama ben boyuna titriyorum, bir türlü kendime gelemedim” der.

Bahsettiğim kişi; dönemin renkli simalarından merhum Osman Yüksel Serdengeçti’dir.

Prof. Dr. Merhum Necmeddin Erbakan Hoca, Milli Nizam Partisi’nin kuruluş çalışmalarında Osman Yüksel’in Cebeci’deki evinde toplantılar yapmış.

Hatta Milliyetçi Hareket Partisi’nin ambleminin bozkurt değil de 3 hilal olmasında da “Biz Osmanlı torunuyuz” diyen Rahmetli Serdengeçti’nin rolü olmuştur.

Diyeceğim o ki, siyasetimiz de, edebiyatımız da, kültür hayatımız da Serdengeçtivari isimlere hasret vesselam…

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

 

Bilal KARADAĞ

bkaratag02@gmail.com

DİĞER YAZILARI Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Ah O Eski Ramazanlar 01-01-1970 03:00 Kelepçe Çözdüren Besmele 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00