İnsan İnsana Emanettir

Bilal KARADAĞ

24-10-2026 10:31

Başlık 2: İnsan İnsana Emanettir

Geçen hafta

birbirimize

iyi gelmekten söz ettik.

Bir gönlü

incitmemekten,

yorulana

omuz vermekten,

dar zamanda

bir el uzatmaktan…

Belki de

bütün bunların ardında

unutmaya başladığımız

çok daha derin

bir hakikat var:

İnsan, insana emanettir.

Bu hayatta

hiçbirimiz

yalnız değiliz.

Bir annenin evladı,

bir evladın anne babası,

birinin kardeşi,

birinin dostu,

birinin komşusuyuz.

Ve bazen

hiç tanımadığımız

bir insanın bile

hayatına

dokunup geçiyoruz.

Farkında olsak da

olmasak da

birbirimizin

hikâyesinde

iz bırakıyoruz.

Emanet…

Ne güzel

ama ne ağır

bir kelime.

Emanet,

sahip olmak değil,

korumaktır.

İncitmemek,

hor görmemek,

yalnız bırakmamak,

düştüğünde

elinden tutmaktır.

Çünkü insanın

insana emaneti,

yalnızca canı değildir.

Kalbi de emanettir.

Onuru da…

Umudu da…

Bazen

size açtığı bir sırrı,

bazen döktüğü bir gözyaşı,

bazen de

kimseye göstermediği

yarası emanettir.

Ne yazık ki

çoğu zaman

bunu unutuyoruz.

Birbirimizi

kırıyoruz.

Yargılıyoruz.

Küçümsüyoruz.

Bazen bir sözle,

bazen bir bakışla,

bazen de

susmamamız gereken yerde

susarak…

Sonra dönüp

kendi hayatımıza

devam ediyoruz.

Ama bizim

birkaç saniyede

unutup gittiğimiz

bir davranış,

başka bir insanın

yüreğinde

yıllarca kalabiliyor.

Oysa

karşımızdaki insanın

hangi savaşı verdiğini

bilmiyoruz.

Gülümseyenin

içinde ne sakladığını,

suskun olanın

neleri anlatamadığını,

güçlü görünenin

geceleri hangi yükün altında

ezildiğini bilmiyoruz.

İşte bu yüzden

biraz daha

merhamet…

Biraz daha

anlayış…

Biraz daha

vicdan gerek.

Çünkü bazen

bir insana verebileceğimiz

en büyük iyilik,

onu anlamaya çalışmaktır.

Hayat

bize insanları

yalnızca tanımamız için

çıkarmıyor belki de.

Kimi

bize iyiliği öğretiyor,

kimi sabrı,

kimi vefayı…

Kimi de

bir insanın kalbine

dokunmanın

ne kadar büyük

bir sorumluluk olduğunu.

Bu yüzden

hayatımıza giren

hiç kimseyi

sıradan görmemek gerek.

Belki

bir günlüğüne,

belki yıllarca,

belki de

birkaç dakikalığına

yolumuz kesişiyor.

Ama o kısacık karşılaşmada bile

bir gönül kazanmak da

bizim elimizde,

bir gönül yıkmak da…

Unutmayalım…

İnsan

kırılabilir.

Yorulabilir.

Düşebilir.

Umudunu kaybedebilir.

İşte tam da

o anda

bir başka insanın

eline ihtiyaç duyar.

Belki bugün

o ele

başkası muhtaçtır.

Yarın

biz olabiliriz.

Çünkü hayat

kimin ne zaman

yorulacağını,

kimin ne zaman

bir omuza ihtiyaç duyacağını

önceden söylemiyor.

Öyleyse

birbirimize

daha dikkatli bakalım.

Bir kalbi

kırmadan önce

düşünelim.

Bir insanı

yargılamadan önce

dinleyelim.

Düşene

el uzatalım.

Yorulana

omuz olalım.

Susana

“Neyin var?”

diye soralım.

Ve bize

emanet edilen

hiçbir gönülden

ah almayalım.

Çünkü

bu dünyadan

bir gün

hepimiz gideceğiz.

Geride

evlerimiz,

eşyalarımız,

makamlarımız,

hesaplarımız kalacak.

Ama insanların

kalbinde bıraktığımız

izler

bizden sonra da

yaşamaya devam edecek.

Kim bilir…

Belki de

ömrün sonunda

asıl mesele,

ne kadar şeye

sahip olduğumuz değil,

kaç insanın gönlüne
iyi geldiğimizdir.

Bu yüzden

birbirimizi

yük değil,

emanet bilelim.

Kırmadan,

incitmeden,

yalnız bırakmadan

yaşayalım.

Çünkü

insan insana yük değil,
insan insana emanettir.

Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle...

Bilal KARADAĞ

DİĞER YAZILARI Birbirimize İyi Gelelim 01-01-1970 03:00 Kalabalıkta Kaybolan İnsanlık 01-01-1970 03:00 Merhameti Kaybetmeyelim 01-01-1970 03:00 Gönlümüz Ne Kadar Zengin? 01-01-1970 03:00 İnsan Kalmak 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi 01-01-1970 03:00 Biraz İnsanlık Lütfen 01-01-1970 03:00 Unuttuğumuz İnsanlık 01-01-1970 03:00 Kalbimiz Ne Zaman Yoruldu? 01-01-1970 03:00 Unuttuğumuz Selam 01-01-1970 03:00 Bir Sandalye Daha 01-01-1970 03:00 Askıda Vicdan 01-01-1970 03:00 İstanbul Sözleşmesi Kaldırıldı Ama Ailedeki Sorunlar Neden Bitmedi? 01-01-1970 03:00 Zor Günümüzde Yanımızda Olan Herkese… 01-01-1970 03:00 Aynı Yer... Aynı Gülhane... Ama Başka Bir Hikâye 01-01-1970 03:00 Aynı Gülhane... Ama Bambaşka Bir Türkiye 01-01-1970 03:00 Sessiz İşgal: Ahlak ve Maneviyatın Erozyonu 01-01-1970 03:00 Beton Yükseliyor Ama Vicdan Hâlâ Enkaz Altında 01-01-1970 03:00 Bayram Bitti… Peki Geride Ne Kaldı? 01-01-1970 03:00 DEPREMİN ARDINDA KALAN SES: SUSMAYAN YIKIM, SÜREN HAYAT 01-01-1970 03:00 Kural Çiğnemekte Üstümüze Yoktur 01-01-1970 03:00 Bir Babanın Üzüntüsü ve Mutluluğu 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ne Çabuk Geçtin, Doyamadık Sana 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Leyla İle Yusuf 01-01-1970 03:00 Gel Artık Baba 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Ah O Eski Ramazanlar 01-01-1970 03:00 Kelepçe Çözdüren Besmele 01-01-1970 03:00 Şemsiyesi Çalınan Ümmet 01-01-1970 03:00 HELLO 01-01-1970 03:00 Önce Ahlak ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 “Meclise Girerken Döneklik Başlıyor” 01-01-1970 03:00 Yaz Ayları Dostluğun Harman Olduğu Aylardır 01-01-1970 03:00 Ahlak ve Maneviyat Olmayınca 01-01-1970 03:00 Emaneti Ehline Vermek Gerekir 01-01-1970 03:00 Dejenere Oluyoruz 01-01-1970 03:00 Bayramlık Kundura 01-01-1970 03:00 Ağlayan Gelin 01-01-1970 03:00 Akbabaların Anlayışı Hep Aynı 01-01-1970 03:00 Olumsuzlukları Şiar Ediniyoruz 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan 01-01-1970 03:00 İnsani Yanlarımızdan Bir Şeyler Eksiliyor 01-01-1970 03:00 Baş Koyanlar Başkan Olurlar 01-01-1970 03:00 Dönekleri Seyretmekten Başım Dönüyor 01-01-1970 03:00 Mücahitler Müteahhit Olunca 01-01-1970 03:00 Sevgi Nedir? 01-01-1970 03:00 İstilaya Uğradık 01-01-1970 03:00 Cehennem Böyle Kazanılır 01-01-1970 03:00 Kime Hizmet Ediyorsunuz? 01-01-1970 03:00 Siyasilerin Dili 01-01-1970 03:00 Beni Affet Babacığım 01-01-1970 03:00 Taklitçilikle Nereye Kadar 01-01-1970 03:00 Yeni Yıla Merhaba Derken 01-01-1970 03:00 Benim Favorim Fas’tı 01-01-1970 03:00 El Olmaya Eviriliyoruz 01-01-1970 03:00 Meğer Şehirleşememişiz 01-01-1970 03:00 Yaprak Dökümleri Hüzün Verir Bana 01-01-1970 03:00 Kara Sevda 01-01-1970 03:00 Güneydoğu’nun İncisi Olabilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Ağustos’u Sevmiyorum! 01-01-1970 03:00