ÇETİN VE ZORLU COĞRAFİ ŞARTLARA SAHİP HAKKÂRİ İZLENİMLERİM

Önder GÜZELARSLAN

18-05-2026 14:05

BAŞLIK 2: ÇETİN VE ZORLU COĞRAFİ ŞARTLARA SAHİP HAKKÂRİ İZLENİMLERİM

Hakkâri ülkemizin en doğusunun güneyinde yer alan İran ile Irak’a sınırları olan bir ilimiz. Coğrafi konumundan dolayı dağlık ve engebeli bir arazi üzerinde kurulmuş benzersiz tabii güzellikleriyle, zengin kültürel dokusuyla dikkat çeken görülmeyi hak eden bir yer. Özellikle de Zap Nehri, Zap Vadisi müthiş bir güzellik ortaya koyuyor. Bundan dört yıl önce de Hakkâri’yi ziyaret etmiştim ancak o ziyaretim sadece il merkeziyle sınırlı kalmıştı. Ancak bu kez Yüksekova, Çukurca, Esendere Gümrük kapısı gibi farklı yerleri de ziyaret ettim.

İstanbul’dan Türk hava Yollarının tarifeli uçuşuyla Van’a geldim. Yüksekova’daki havalimanı tadilatta olduğu için mecburen Van’a uçuş gerçekleştirdim. Van havalimanında Hakkâri Yüksekovalı dostlarımız bizi karşıladı. Önce Van’da güzel bir Van kahvaltısı yaptık. Akabinde birkaç ziyaret gerçekleştirip Yüksekova’ya doğru hareket ettik. Van ile Yüksekova arası iki saatlik bir yol. Van’ın Başkale ilçesinden sonra Başkale’nin kuzeyindeki Havil Dağları’ndan doğan ve Türkiye’nin en hızlı akan nehri olma özelliği taşıyan Zap Nehri yol boyu bize eşlik etti. Yeni köprü mevkiine geldiğimizde Yüksekova istikametine döndük ve Başkale’den beri bizi takip eden Zap Nehri’nden ayrıldık. Bu kez bir başka nehir bize eşlik etti. Yüksekova’dan doğup gelen Nehil Nehri. Kıvrımlı yollardan ilerleyerek Yüksekova’ya ulaştık. Konaklayacağımız otele geçip, dinlenmeye çekildim.

Ertesi günü il merkezine doğru hareket ettik. Gece ilçeye geldiğimiz için gün yüzüyle ortamı görememiştim. İl merkezine doğru yol aldığımızda Yüksekova’nın dağlara çevrili 2000 rakımlı bir yer olduğunu gördüm. Dağların tepesi beyaz örtü kaplıydı. Kar ilçeye biraz soğuğunu yansıtsa da çok güzel bir görüntü ortaya koyuyordu.

Nehil Nehri boyunca uzanan gidiş gelişli yoldan Doğu Anadolu Bölgesi'nin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan il merkezi Hakkâri'ye doğru yol alıyoruz. Yol boyunca sağlı sollu Doğu’nun muzu olarak bilinen içeriğinde bulunan bileşenlerle yüksek besin değerine sahip ışkın, uşkun, uçkun ya da ışgın olarak bilinen bitkiyi satanlara rastladık. Yol boyu yemek için bir demet ışkın aldık. Latince "Rheum ribes L." olan ışkın otu, kaya çıkıntılarında yetişen çok yıllık otsu bir bitki. Dağ muzu ya da yayla muzu olarak da isimlendirilen ışkın, Türkiye dâhil olmak üzere birçok coğrafyada yabani olarak kendiliğinden yetişiyor. Türkiye florasında Doğu Anadolu Bölgesi’nde, 1000-4000 metre yükseklikte yetişen ve boyu 40-150 cm civarında olan ışkını çok zor şartlarda topladıklarını söyledi satın aldığımız kişi. Genelde ışkın satan çocuklara da rastladık yol boyunca. Okul harçlıklarını çıkarttıklarını söylediler. Yeni Köprü mevkiine geldiğimizde tünelden geçerek Van’dan gelen Hakkâri’ye giden yola döndük. Bu arada Yüksekova ile Yeni Köprü arasında bölünmüş yol yapılıyor. Çalışmalara da şahitlik ettim.

Van’dan gelen yol bölünmüş yol. Yüksekova’dan beri bizi takip eden Nehil Nehri Yeni Köprü mevkisinde Zap Nehri ile birleşiyor. Bu kez yol boyu bizi Zap Nehri takip ediyor.  Hakkari’ye yaklaşık 30 kilometre kala yol birden bitiyor. Sebebiyse birkaç ay önce meydana gelen heyelan. Heyelan nedeniyle yol kapanmış, tabii bir baraj oluşmuş ve Zap Nehri yolu yutmuş. Bir süre valilik tarafından açılan alternatif yolla yolumuza devam ettik. Tekrar bölünmüş yola bağlandığımız noktada askeri birliklerin inşa ettiği demir köprü üzerinden geçtik ve Zap Nehri solumuzda kalacak şekilde bölünmüş yoldan Hakkâri istikametine devam ettik. Depin denilen ve dinlenme tesislerin olduğu manzaranın mükemmel olduğu yeri geçtikten kısa bir süre sonra il merkezine ulaştık. Doğruca soluğu valilikte aldık. Birkaç ay önce göreve başlayan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden okul arkadaşım olan Vali İbrahim Taşyapan’a hayırlı olsun ziyaretini tamamladıktan sonra yine siyasaldan okul arkadaşım İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Orçun Cüneyt Zor’u ziyaret ettik. Daha sonra da çok geç olmadan tekrar Yüksekova’ya döndük.

Çarşamba gününü Yüksekova’da geçirdik. İlçe kaymakamı Mustafa Akın’ı ziyaret ettikten sonra İran sınırımız olan Esendere’ye geçtik. Burada görev yapan jandarma uzman çavuşlarla sohbet ettik. Burada benim için hoş bir sürpriz oldu. Manisa Salihlili ve Somalı iki uzman çavuş ile karşılaştım. Sarmaş dolaş olduk bir anda. Yine Esendere gümrüğünde çalışan bir başka Somalıyla da karşılaştık. Gümrük müdürümüzle tanışıp hoş sohbette bulunduk. Bölge hakkında bilgiler aldık. İran’dan gelenlerle görüştüm. Türkiye’ye alışverişe gelmişler. Her ne kadar savaş nedeniyle İran’dan gelip gidenler azalsa da hala gelip gidenler oluyormuş. Karşılıklı vize olmayınca tıpkı Kapıkuledeki gibi burada da bir ticari hareketlilik oluyormuş. İran’dan gelip ellerinde birkaç tane yağ ile gümrüğe doğru yönelenlere sordum fiyatlar nasıl diye, Türkiye şimdilik daha ucuz dediler.

Savaş olmadan önce bölge de ciddi hareketlilik olduğunu bizden ve İran’dan günü birlik gelip gidenlerin olduğunu öğrendim.

Perşembe günü yönümüzü Çukurca’ya çevirdik. Daha önceden Çukurca’ya gitmek bir hayaldi. Terörle anılan bu yer aslında turizm açısından son derece kıymetli bir yer. Çukurca’ya gitmeden önce bölge hakkında biraz bilgi edindim. Bununla birlikte valilik ziyaretimde rafta gördüğüm ve 2004 yıllarında Çukurca Kaymakamlığı yapmış olan Ünal Çoşkun’un kalem aldığı “Sınırdaki Cumhuriyet” kitabını bir günde okuyarak o yıllarda ilçenin durumunu ve terör dolayısıyla yaşananları beynime kazıdım. Bu kitabı bölgeyi tanımak adına herkesin okuması lazım. Başta siyasetçiler, ilim erbabı, sivil toplum kuruluşları temsilcileri velhasıl 86 milyon okumalı. Bir zamanlar terörün merkezi olan Çukurca şimdilerde yerli turistlerin ziyaretiyle şenleniyor.

Sabah erken saatte yola koyulduk. Çukurca’ya Depin denilen yerden devam edilerek çetin dağların arasından Zap Nehri boyunca kıvrım kıvrım uzanan yoldan ilerleyerek ulaşılıyor. İlçeye yaklaştıkça güzellik artıyor. Haşin dağların bazısı kalemle çizilmiş gibi. Beytüşebap, Şırnak yol ayrımına geldiğimizde dört yıl önce Hakkari’ye Şırnak tarafından geldiğim yol olan bu yolu hatırladım ve dört yıl önceki seyahatim gözümün önüne geldi. Zap Nehri çok hırçın ve haşin akıyordu, önüne geleni silip süpürür gibi. Bazı noktalarda nehir daralıyor o andaki akışını görmek lazım. İyice hırçınlaşıyor şelaleyi andırır gibi yükselip alçalan bir akışı söz konusuydu. Doğanlı, Taşbaşı, Geçimli ve Narlı köylerinden geçtik. Taşbaşı adına nispetle dağlardaki taşlar sanki insanın üzerine gelecek gibi duruyordu. Köy içinde de taş yapılar göze çarpıyordu. Narlı Köyü Kaynaklı mezrasında menengiç ağaçları aşılama projesinin uygulandığını gördüm ve çok sevindim. Yol boyunca korucuların nöbet tuttuğu küçük kurşun geçirmez taş yapılara rastladık.

Çukurca’ya yaklaştıkça tabiat bir başka güzelleşiyor yeşilin her tonunu görmek mümkün. Yol boyu mini şelaleyi andıran sular gürül gürül akıyor ve Zap Nehri’ne katılarak nehri daha bir coşkuya boğuyordu.

Nihayet Urartu Medeniyeti’nin ilk yerleşim yerlerinden biri olarak bilinen Abbasiler döneminde "mir" adı verilen Türkiye-Irak sınırına yakın mesafedeki Çukurca’dayız. Bir zamanlar Yahudi ve Nasturiler ile birlikte Ermenilerin çokça bulunduğu Çukurca ya Kürtçe’de “Çele” deniliyor. Rakımı yüksek olmaması nedeniyle kışları görece olarak ılıman geçen Çukurca, baharla birlikte az miktarda bulunan beyaz gelinlik yerini yemyeşil bir bitki örtüsüne teslim ettiğini gördük. İlçe toprakları çok verimli incir ve nar başta olmak üzere birçok meyve yetişiyor. İlçenin en çok öne çıkan ürünü %100 yerli tahini. Buradaki tahin sadece Türkiye’de değil dünyaca meşhur. Üreticiler her yere gönderiyor ürettikleri tahini.

İlçeye ulaştığımızda ilk olarak taş yapı olarak inşa edilmiş bir bina da hizmet veren Zap lokantasında yemek yedik. Yemek menüsü de yöresel, ilçeye hastı. Devin adı verilen yöredeki otlarla pirinç eklenerek pişirilen bir nevi ayran çorbasından içtik ki ben bu lezzeti çok beğendim. Ardından yörede “tırşık” olarak bilinen bizimse içli köfte olarak bildiğimiz yemekten yedik. Kemik suyuyla servis edilen sumak ekşili tırşık da gerçekten çok lezzetliydi. Son olarak yaprak sarması yedim oda inanılmaz lezzetteydi. Biz lokantaya girdiğimizde İstanbul başta olmak üzere farklı bölgelerden gelen yerli turistlerle karşılaştık. Tarihi, kültürel ve tabii dokusuyla görülmeyi hak eden Çukurca’ya gezmeye gelmişler. Yemekten sonra önce ilçe kaymakamı Emre Cebeci’yi ardında da Belediye başkanı Nazmi Demir’i ziyaret ettik. Hoş bir sohbet gerçekleştirdik. Belediye ziyareti sonrasında ilçede restore edilen Ermenilerden kalma 700-800 yıllık taş evleri gezdik. Restore edilen taş evlerden biri kütüphane, misafirhane ve cafe olarak kullanılmaya başlanmış. Dağın yamacındaki Ermeni taş evleri gerçekten görülmeye değer.

2004 de bölgede görev yapana kaymakam Ünal Çoşkun kitabında bu bölgede Yahudilerin ve Nasturilerin yaşadığından sıklıkla bahsediyor. Buradaki terör eylemlerini kaşıyanlarda genel olarak bunlarmış. Dağın hemen yamacına kurulmuş ilçe Irak’ın komşusu. Dağın öbür tarafı Kuzey Irak. Dağ bir anlamda iki ülke arasındaki sınırı teşekkül ettiriyor. Terör dönemlerinde Kuzey Irak tarafından gelenler oluyormuş. İlçe gerçekten beni çok etkiledi. Tabii güzelliği bir tarafa binlerce yıllık tarihi ve kültürel yapısı sebebiyle mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer. Her şeyin ötesinde terör sonrası yüzleri gülen halkının misafirperverliği ise bir başka güzellikti. Ayrıca ilçe de bulunan tabii mineralli termal sular, sağlık turizmi açısından da son derece kıymetli ve önemli.

Çukurca dönüşünde Depin’de yediğimiz ızgara Alabalık ise tarifsiz mükemmel bir lezzetti.

Hakkâri'nin eşsiz tabii güzelliklerinden biri olan Cilo Dağları’nın yüksek zirveleri trekking ve doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için ideal bir destinasyon. Yine Pers, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait izler taşıyan şehir merkezindeki Hakkâri Kalesi görülmeye değer bir kale. Zamanımız çok olmadığından gidemediğimiz Zernek Şelalesi de mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer.

Yöresel yemekleriyle de dikkat çeken Hakkâri doğunun parlayan yıldızı özellikle Yüksekova geleceğin Türkiye’sinin Paris’i. Buralara mutlaka gelmelisiniz ve görmelisiniz. Ülkemizin güzellikleri bütün dünyaya parmak ısıttıracak güzellikte.

Beş gün boyunca Hakkari’de bizi misafir eden Azer Atak, Dilgeş Atak kardeşlerime ve ailesine kalbi teşekkürlerimi iletmeyi bir borç bilirim. Sağ olsunlar var olsunlar. Yine bizi makamında ağırlayan valimiz İbrahim Taşyapan’a, ilçe kaymakamlarına Çukurca belediye başkanı Nazmi Demir’e bize gösterdikleri ilgiden dolayı ayrıca teşekkür ederim.  

 

DİĞER YAZILARI ANADOLU TASAVVUFUNUN HALK EDEBİYATI ÖNCÜLERİNDEN ABDAL MUSA 01-01-1970 03:00 MAĞARA ALEGORİSİ VE BUGÜNE YANSIMASI 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL USULLERLE YAPILAN DOKUMA MERZİFON DOKUMALARI 01-01-1970 03:00 TARİHİN ÇİZGİSİNDE FATMA SULTAN CAMİSİ 01-01-1970 03:00 SİZİN İÇİN DEĞERLİ OLAN HANGİSİ 01-01-1970 03:00 VEFANIN, KUTLU MEKÂNIN HAMİYETLİ GÖNÜLLÜSÜ ÖMER AYDIN’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 BİR FİLMDEN ÇOK DAHA FAZLASI “BÖLÜK FİLMİ” 01-01-1970 03:00 BAHARLA BİRLİKTE YENİDEN MASUM BİR YENİLENME 01-01-1970 03:00 LALELİ BABA VE LALELİ CAMİSİ 01-01-1970 03:00 VALİ DEĞİL KÜTÜPHANE MÜBAREK MEHMET ALİ AYNİ BEY 01-01-1970 03:00 KARACİĞER DOSTU ÇÜKÜNDÜR (KIRMIZI PANCAR) 01-01-1970 03:00 VÜCUDUN SİGORTASI CAĞ (ÇAŞIR) OTU 01-01-1970 03:00 ZORUNLU EĞİTİMİN SORUNLU EĞİTİME DÖNÜŞÜ 01-01-1970 03:00 MEDENİYET TOPLUMU İNŞA EDEBİLECEK MİYİZ? 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DAKİ İLK ÜNİVERSİTE MESUDİYE MEDRESESİ 01-01-1970 03:00 TÜRK AŞIK EDEBİYATINA YENİ BİR SÖYLEYİŞ GETİREN SAZ ŞAİRİ KARACAOĞLAN 01-01-1970 03:00 TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN SANAT “KAZAZİYE” 01-01-1970 03:00 ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI MARKA TAKINTISI VE KENDİMİZ OLAMAMA 01-01-1970 03:00 BİNLERCE YILLIK SAĞLIK SUNAN ÜRÜN SADE YAĞ 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA ŞİRİN BİR KÖY DUHANCILAR 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL BİR TAD “KÖFTER” 01-01-1970 03:00 RUHUNU KAYBETME 01-01-1970 03:00 MİLLİ BEKA SORUNU “SUSUZLUK” 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI MUHTARLAR 01-01-1970 03:00 TOPRAKTAN YARATILAN İNSANA TOPRAK ŞİFADIR 01-01-1970 03:00 Termal Suları Ve Tabii Güzelliği İle Cazibe Merkezi Kızılcaham 01-01-1970 03:00 Çeşmelerin Hayatımızdaki Fonksiyonu 01-01-1970 03:00 Bin Yıldır Aynı Maya İle Yapılan Ekşi Mayalı Mahmutlar Ekmeği 01-01-1970 03:00 Tabiatın En Güzel Elbisesini Giydiği Mevsim Sonbahar 01-01-1970 03:00 Osmanlının Kuruluş Dönemlerinde Önemli Fetihler Yapan Bir Uç Beyi Gazi Turhan Bey 01-01-1970 03:00 Ben Oyum Ama! 01-01-1970 03:00 BEN OYUM AMA! 01-01-1970 03:00 Mezopotamya’nın Kadim Kültürler Şehri Gaziantep’te Büyüleyici Güzellik “Rumkale” 01-01-1970 03:00 MEZOPOTAMYA’NIN KADİM KÜLTÜRLER ŞEHRİ GAZİANTEP’TE BÜYÜLEYİCİ GÜZELLİK “RUMKALE” 01-01-1970 03:00 KİRA KADIN GELENEĞİ 01-01-1970 03:00 OSMANLI DEVLETİ’NİN BALKANLARDA YAPTIRDIĞI İLK CAMİ “HIZIR BEY CAMİSİ” 01-01-1970 03:00 BALIKLI GÖL VE AYN ZELİHA 01-01-1970 03:00 VEFA TİMSALİ OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 ÖNDER’İN 22. KURULTAYI DEĞERLENDİRMESİ 01-01-1970 03:00 GİRİŞİMCİ KADININ GÖZÜNDE HAYAT DERSİ 01-01-1970 03:00 TERMAL VE GASTRONOMİ ŞEHRİ AFYONKARAHİSAR’IN SEMBOLÜ “AFYON KALESİ” 01-01-1970 03:00 TERMAL VE GASTRONOMİ ŞEHRİ AFYONKARAHİSAR’IN SEMBOLÜ “AFYON KALESİ” 01-01-1970 03:00 İlme Adanmış Bir Ömür Ersin Nazif Gürdoğan 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’NİN TARIM SORUNU VE YAKLAŞAN FELAKET SUSUZLUK 01-01-1970 03:00 TEMİZLİKÇİ DEN AL HABERİ 01-01-1970 03:00 GÜCÜ, KUDRETİ SEMBOLİZE EDEN AĞAÇ “MEŞE AĞACI” 01-01-1970 03:00 İMAM HATİP OKULLARININ KURUCUSU MAHMUT CELALETİN ÖKTEN HOCA 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA BİR SEMT PAZARI ZİYARETİ 01-01-1970 03:00 Asya’nın Cenneti Masal Dağındaki Taş Evleriyle Göz Kamaştıran İki Köy 01-01-1970 03:00 Boğazın Nadide Eseri Beyhan Sultan Çeşmesi 01-01-1970 03:00 Cihanı Titreten Yalnızca Güle Yenilen Pehlivan Koca Yusuf 01-01-1970 03:00 İki Buluşma Sonsuz Mücdele Kırkpınar Güreşleri 01-01-1970 03:00 İki Buluşma Sonsuz Mücdele Kırkpınar Güreşleri 01-01-1970 03:00  KÜLTÜREL BİR MEKÂN OLARAK ÇERMİK HAMAMI 01-01-1970 03:00 Bir Ferdi Zeyrek Başkan Geçti Bu Dünyadan 01-01-1970 03:00 Bir Medeniyetin İzdüşümü Hamal Taşı (Mola Taşı) 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL KÖY HAYIRLARININ FONKSİYONU (BİGA ELMALI KÖY HAYRI) 01-01-1970 03:00 YAZ MEVSİMİNİN EN LEZZETLİ TADI DONDURMA 01-01-1970 03:00 Başakşehirli Genç Yıldızlar Sahnede 01-01-1970 03:00 Sahillerimizi Neden Korumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bizans Ordusunda Müslüman Olan Komutan George 01-01-1970 03:00 Kutsal Mekânlar, Davasız İnsanlar 01-01-1970 03:00 Türk Mutfağının Köklü Bir Lezzeti “Keşkek” 01-01-1970 03:00 Bir Semte İsmini Veren Derviş Cebe Ali Bey 01-01-1970 03:00 “TUZ HAKKI” GELENEĞİ 01-01-1970 03:00 İstiklal Madalyalı Türk Savunma Sanayi Kurucusu Şakir Zümre 01-01-1970 03:00 Hoca Ahmet Yesevi’nin Öğretisinin Avrupa Temsilcisi Gül Baba 01-01-1970 03:00 Kınalı Kuzu Gördesli Makbule Hanım 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCE İNSANI VE DEVLET ADAMI BİLGE KRAL ALİYA İZZETBEGOVİÇ 01-01-1970 03:00 KUVÂ-YI MİLLİYENİN TANINMAYAN KAHRAMANI “YAHYA KAPTAN” 01-01-1970 03:00 SEVDALARIN MUTLULUKLARIN VE HASRETLERİN İLMEK İLMEK İŞLENDİĞİ YAĞCIBEDİR HALISI 01-01-1970 03:00 EĞRİÇİMEN YAYLASI VE DUMANLI BABA 01-01-1970 03:00 KÜLTÜREL ANTROPOLİJİ AÇIDAN ÇANKIRI YARAN ODALARI 01-01-1970 03:00 GERGİN ASKILI KÖMÜRHAN KÖPRÜSÜ 01-01-1970 03:00 BİR GÜN GİTSEN BİLE HATIRAN YETER 01-01-1970 03:00 ÖZGÜN BİR YAZAR YUSUF ATILGAN 01-01-1970 03:00 TÜRK EVİ’NİN İNSAN YETİŞTİRMEDEKİ ROLÜ 01-01-1970 03:00 SİYAH GÜZELDİR 01-01-1970 03:00 Arayanların Hikmet Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Koca Yusuf’un Kispet Giyme Töreni 01-01-1970 03:00 Atatürk İle Rıza Pehlevi’nin Tarihi Buluşması 01-01-1970 03:00 Bir Hikâye ve Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 En Kutsal Birliktelik Aile 01-01-1970 03:00 Vefa Timsali Olabilmek 01-01-1970 03:00 ÖNSİAD Kongresi ve İş Dünyası 01-01-1970 03:00 Horasan Erenlerinden Asil Bir İnsan Kırca Ali 01-01-1970 03:00 Toplum Hayatımızın Ortak Paydası Ahilik 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında 21. Türkiye İmam Hatipliler Kurultayı 01-01-1970 03:00 Hayata Kirli Bir Camdan Bakma “Önyargı” 01-01-1970 03:00 Kalemden Katreler 01-01-1970 03:00 İz Bırakan Nesiller Yetiştiren Misyon Adamı Vehbi Orakçı 01-01-1970 03:00 Dostluğa Giden Köprü Güven 01-01-1970 03:00 Edeple Gelen Lütufla Gider 01-01-1970 03:00 Zorunlu Eğitim 01-01-1970 03:00 Kelkit Vadisi’nde Bereketli Topraklara Sahip Sugözü Köyü 01-01-1970 03:00 Sizin İçin Değerli Olan Hangisi 01-01-1970 03:00 Beyaz Altın Pamuk 01-01-1970 03:00 İnanç ve Dehanın Başarısı İstanbul’un Fethi 01-01-1970 03:00 Manzaralar Eşliğinde Tren Yolculukları 01-01-1970 03:00 İslam Aleminin Yetiştirdiği Büyük Müfessir ve İlim İnsanı Elmalılı Hamdi Yazır 01-01-1970 03:00 Akhisarlı Şeyh İsa ve Çağlak Festivali 01-01-1970 03:00 Peygamber Aşkıyla Yanan Karenli Veysel Karani 01-01-1970 03:00 Müminin Şiarı Nezaketli Olmak 01-01-1970 03:00 2024 Mahalli İdareler Seçimini Nasıl Okumalıyız 01-01-1970 03:00 Sahi Babalar da Ağlar mı? 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Siyaset ve Devlet Adamı Süleyman Arif Emre 01-01-1970 03:00 Miraç’a Açılan Kapı Kudüs 01-01-1970 03:00 Medeniyetin Yapısı Kitaplar ve Derik Kitap Fuarı 01-01-1970 03:00 Türk Hikâyeciliğin Duayeni 7 Güzel Adamdan Biri Rasim Özdenören 01-01-1970 03:00 Hiciv Ustası Bir Devlet Adamı Şair Eşref 01-01-1970 03:00 Bir Örnek İle Osmanlı Medeniyetine Bakış 01-01-1970 03:00 Çiftçilerin Refahı Artmadan Sanayicilerin Rekabet Gücü Artmaz 01-01-1970 03:00 Kitaplar Medeniyetin Anahtarıdır 01-01-1970 03:00 Sultan 2. Abdülhamit Han’ın Yularsız Aslanı Mihrali Bey 01-01-1970 03:00 Sizin İçin Değerli Olan Hangisi 01-01-1970 03:00 Çaydalı Mangal Kömürü 01-01-1970 03:00 Tarihi Değiştiren Savaşlar 1 01-01-1970 03:00 Bereketli Toprakların Mayaladığı Elmalı’nın Gururu İbrahim Bedrettin Elmalı 01-01-1970 03:00 Edebiyat Dünyamızın Ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar 01-01-1970 03:00 Ölümsüzlük Ağacı Porsuk Ağacı 01-01-1970 03:00 Ölümsüzlük Ağacı Porsuk Ağacı 01-01-1970 03:00 Konuşulan Doğrular Değil, Yaşanan Doğrular Önemlidir 01-01-1970 03:00 Kayısı Cennetinden Hüzün Diyarına Dönen Malatya 01-01-1970 03:00 Mağaranın Fermantasyon Gücü “Larende” 01-01-1970 03:00 Lezzet ve Sağlık Kaynağı Zeytinyağında Tağşişe Dikkat 01-01-1970 03:00 Koruyucu Aileler ve Manisa Koruyucu Aileler Derneği 01-01-1970 03:00 Ormanlarımız ve Doğa Yürüyüşü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Tarıma Dair Sorunları ve Çözüm Önerileri 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin En Çevreci Kuruluşu Botaş 01-01-1970 03:00 Kraliyet Jölesi Arı Sütü 01-01-1970 03:00 Sabır, Şükür ve Fütüvvet 01-01-1970 03:00 Pembe Kuvars Taşı 01-01-1970 03:00 Yün Ne Büyük Nimetmiş Meğer 01-01-1970 03:00 Bağırsaklarımız İkinci Beyin mi? 01-01-1970 03:00 Darphane, Mangır ve Kayme 01-01-1970 03:00 Üstad Necip Fazıl ve Şiire Dair 01-01-1970 03:00 Darphane, Mangır ve Kayme 01-01-1970 03:00 Mutlu Olmak İçin Çöp Kamyonu Teorisini Uygulayalım 01-01-1970 03:00 Mutlu Olmak İçin Çöp Kamyonu Teorisini Uygulayalım 01-01-1970 03:00 Devrinin Yaşayan Kütüphanesi Mütefekkir Cemil Meriç 01-01-1970 03:00 Çiftçilerin Refahı Artmadan Sanayicilerin Rekabet Gücü Artmaz 01-01-1970 03:00 Cömertliğin En Üst Derecesi İsar 01-01-1970 03:00 Dünyayı Yaşanır Kılmanın Yolu 01-01-1970 03:00 Kışladan Avrupa’nın En Büyük Kütüphanesine 01-01-1970 03:00 İnsan En Değerli Varlıktır Asla Kırılmamalı 01-01-1970 03:00 Akdeniz Mutfağının Şifa Dolu Sebzesi Enginar 01-01-1970 03:00 Deyimlere Konu Olan Gülgillerden Bir Meyve “Ayva” 01-01-1970 03:00 Ömrünü Türk Milleti ve Kültürüne Adayan Bir İsim; Orhan Şaik Gökyay 01-01-1970 03:00 Kazdağları Eteğinde Bir Eko Turizm Durağı 01-01-1970 03:00 Gevher Nesibe Hatun ve Şifahanesi 01-01-1970 03:00 Kayı Boyunun Yaylağı Domaniç ve Hayme Ana 01-01-1970 03:00 Antik Çağda Bir Sağlık Merkezi “Asklepion” 01-01-1970 03:00 Küresel Ticaretin Kalbi MÜSİAD Fuarı Üzerine 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihi ve Medeniyetlerin Doğuşuna İmkân Sunan Meyve İncir 01-01-1970 03:00 Umudun Yolu (Kağnı Kamyonu Yendi) 01-01-1970 03:00 Timüs Bezini Aktive Eden Mucizevi Manyetik Siyah Kum 01-01-1970 03:00 Tarih Kokan Atmosferde Doğa İle Buluşmak 01-01-1970 03:00 İstiklal Madalyalı Şehir İnebolu 01-01-1970 03:00 Seferberlik Çöreği 01-01-1970 03:00 İlk Müslüman Kadın Mucid Meryem El-İcliyye 01-01-1970 03:00 Zaferler ile Geçen Ay “Ağustos” 01-01-1970 03:00 Mimar Sinan, Eğri Minare Eğri ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Seyyid Kurtşeyh Dede ve Devrekâni 01-01-1970 03:00