BAŞLIK 2: BİNLERCE YILLIK SAĞLIK SUNAN ÜRÜN SADE YAĞ
Sağlığımız ve formumuz için yapabileceğimiz en doğru işlerden biri, kalbimize iyi bakmak olacaktır. Sadece kalp ve damar hastalıklarından korunmak için değil şimdi ve ileriki yaşlarda hayatın tadını çıkartabilmek için yeterli enerjiye sahip olmamız gereklidir. İşte tam bu nokta da imdadımıza yetişen bir ürün var, adı “sade yağ.”
Günümüzde pek çok insan gıdaları doğru ve dengeli oranlarda tüketerek sağlıklı beslenmeyi kendine adeta bir hayat tarzı haline getirmeyi hedeflemektedir. Vitamin, yağ ve enerji bakımından tercih edilebilecek sağlıklı yağlardan olan sade yağın geçmişi milattan önce 2000 yıllarına dayanır. İlk defa geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da düzenlenen Şanlıurfa Tanıtım Günleri’nde tanıdığım bu ürün Şanlıurfa ile özdeşleşmiş klarife tereyağı olarak da bilinen sade yağ, tereyağında bulunan süt yağından suyun ve sütte yer alan protein ile şeker gibi katı maddelerin uzaklaştırılması ile elde edilir.
Anavatanı Hindistan, Bangladeş ve Pakistan olan sade yağ, yabancı dilde “ghee” olarak Osmanlılar da ise “revgan-i sade” adıyla bilinir. Güney Asya ve Arap mutfağında sıklıkla kullanılan sade yağ, besin maddeleri bakımından son derece zengindir.
Sade yağ tıpkı tereyağı gibi saf sütten meydana gelen bir gıda maddesidir. Tereyağı ile sadeyağ arasındaki fark yağ oranından kaynaklanır. Tereyağında %82 oranında (Tuzlu tereyağında bu oran %80'dir), sadeyağ da %99 oranında süt yağı bulunur. Her iki ürün içinde de herhangi bir koruyucu, kıvam arttırıcı ya da katkı maddesi kesinlikle yoktur. Sade yağın yapımı oldukça kolaydır. Birkaç önemli püf noktası vardır. Sade yağ elde edebilmek için ilk önemli şey mutlaka kaliteli bir tereyağından yapılması. Önce temiz ve derin bir tencere içerisine 1 kilo tereyağı konur. Bu tereyağı hafif bir ısıda ısıtılarak yani kısık ateşte eritilerek suyunun buharlaşması sağlanır. Bu sayede katı kısımlar çökerken yağ yüzeye toplanır. Eriyen tereyağı kaynatıldığında kalıntılar otomatikman dip kısma doğru çökmeye başlar. Köpük köpük olduğunda bu köpükler tahta bir kaşık yardımı ile alınmalı ve bu işlem köpüklenme bitinceye kadar devam ettirilmesi gerekir. Yaklaşık 60 dakikanın sonunda kalıntılar iyice tencerenin dibine çökmüş olacaktır. Bu noktada ocağın altı artık kapatılmalıdır. Bir müddet sonra yağın tamamen sarı bir renk aldığı görülür. Soğuyan ve rengi sarıya dönen sade yağ temiz bir bez yardımı ile süzülerek uygun bir kaba alınır. Son olarak dolaba kaldırılan sade yağ kıvam aldığında kahvaltıda ya da diğer öğünlerinde kullanıma hazır hale gelmiş olur.
Tabii yöntemlerle işlenmiş olan sade yağ, besin maddeleri ve yağ asitleri açısından oldukça zengin bir gıdadır. Vitamin ve mineral açısından da oldukça zengin olup; içeriğinde A, E, D ve K gibi birçok vitamin barındırır. Bu yönleriyle sade yağın insan sağlığı açısından birçok faydaları vardır. Bu faydalarını kısaca şöyle belirtebiliriz. Sindirim sisteminin dostudur, bağırsak mukozasında koruyucu etkisi vardır. Aynı zamanda antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar serbest radikallere karşı kalkan görevi görür. İyi bir enerji kaynağıdır. Doymuş yağ oranı yüksek olduğundan dolayı beyin sağlığı için çok faydalıdır. Kemik erimesine karşı çok etkilidir. Bu sebeple özellikle büyüme çağındaki çocukların güçlü kemiklere sahip olması için, çocukların tüketmesi tavsiye edilir. İçinde bulunan omage-3 asitleri ile iltihaplanmaların önüne geçer. Düzenli tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirir bu sayede vücudumuz hastalıklara karşı önemli ölçüde korunmuş olur. Sağlıklı kemikler için olmazsa olmaz D vitamini, sade yağın içinde de bulunur bu yönüyle de kanın pıhtılaşmasının önüne geçer. Deri yaralarının kolay kapanmasında inanılmaz bir fayda sağlar. Bu sebeple yara, tahriş ve yanıklara sürüldüğünde o bölgelerin kısa sürede iyileşmesini sağlar. Saç ve cilt sağlığına ciddi katkısı olup düzenli tüketildiğinde ciltteki değişimler rahatlıkla fark edilebilinir.
Antioksidan özelliği ve sindirime olan etkisi ile mükemmel bir besindir. Düşük laktoz oranı ve katkısız olması nedeniyle birçok kişi tarafından tüketilen sade yağ kızartma ve kavurma gibi yemeklerin yapımında gönül rahatlığı ile kullanılabilir. Yanma ısısı oldukça yüksek olduğu için hemen kolayca bozulmaz ve neredeyse bir ömrü yoktur, uzun süre kullanılabilir.