Başlık 2: BİR AĞAÇTAN ON DERS!
Yazar Durdu Güneş Bitkilerle Sohbet kitabında okuyucuya şöyle soruyor: “Siz hiçbir çiçekle bir ağaçla sohbet ettiniz mi? onlara sevgi ile bakıp gönül gönüle konuştunuz mu? Hakikaten yeryüzünde insanlığa hizmet eden yüzbinlerce çiçek ve ağaca bakıp ondaki hikmeti sorguladık mı acaba? Bir bitkinin hal dilini hiç düşündük mü? Bir ağacın insana ders verebileceğini düşündünüz mü? Durdu hanım eserinde bunu çok güzel anlatmış şimdi onun kitabının satırları arasında geçen, felsefe kitabı okumaya dalmış bir adamın gölgesinde oturduğu ağaçtan aldığı derse kulak verelim.
Adamın biri bir ağacın gölgesinde felsefe kitabı okuyordu. Ardı ardına sorular iyice kafasını karıştırmıştı. Başını kaldırıp şöylece ağaca baktı ve söylenmeye başladı.
—Keşke ağaç olsaydım, hiç düşünmeden yaşasaydım.
Ağaç birden dile geldi:
—Ben düşünmüyorum belki ama düşünen insanlara o kadar çok ders verebilirim ki, anlatamam dedi.
Adam heyecanla:
—Seni dinlemek isterim, dedi.
Ağaç konuşmaya başladı:
—At o elindeki felsefe kitabını, şimdi bana bak ve beni iyice dinle. Sana on tane hiç unutamayacağın hayat dersi vereceğim.
Adam heyecanlanarak:
—Tamam dedi.
Ağaç:
—Dinle o zaman, dedi ve hayat dersini sıralamaya başladı:
1- Ağaç yaş iken eğilir ya da doğrulur. Her şeyin bir zamanı vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlaması çok önemlidir. Siz de bilirsiniz ki “yaşlı köpeğe yeni oyunlar öğretilmez.” “Yaşlı kurda yol öğretilmez.”
2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Onun için hayatta düşmemeye dikkat etmek gerek; güçlüyken gölgene sığınanlar düşerken baltayı alıp sana koşarlar.
3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Her zaman dış düşmandan korkmayın. İç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünüp size hainlik edecek insanlara dikkat edin. Dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.
4-“Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir” der Cemil Meriç. İnsanı geliştiren mükemmelleştiren zorluklardır. Büyük adamlar büyük engellerle karşılaşıp onu aştıkları için büyük adam olurlar. Büyük devletler büyük badireleri atlatarak büyük devlet olurlar. Uçurtma rüzgâr engelini aşmak için yükseğe çıkar. Engelleri fırsat bilmelisiniz.
5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökleri zayıf olan büyüklüğü taşıyamaz. Onun için kökünüze sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan bir ağaç ayakta kalabilir mi? Bir ağaç tüm gücünü kökten alır. Sizin de tarihiniz olmazsa nasıl geleceğiniz olacak? Tarihinizi yok sayar ya da unutursanız nasıl geleceği inşa edebilirsiniz?
6-Ağaç yapraklarıyla gürler. Bir insan da ailesiyle, sosyal çevresiyle güzel olur; onlarla tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için sosyal ilişkileriniz daima önemlidir.
7-Hiçbir ağaç acaba bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde ve dallar görevini sessizce ve sabırlıca yaparlar. Siz de baharın gelmesini bekliyorsanız görevinizi şamata yapmadan sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.
8-Meyveli ağaç her zaman taşlanır. Bilgili, becerikli, başarılı insanlara haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için başarılı insanlar atılacak taşlara mukavemet edemezlerse başarılarını sürdüremezler.
9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ağaç ancak uygun toprağı bulması halinde gelişmesini sürdürür. İnsan yetenekleri de öyledir; ağaç tohumu gibidir. Uygun zemin bulursa gelişir, yoksa çürür gider.
10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimle berabersiniz. Bize hep odun gözüyle bakmayın. Biraz da ibret gözüyle bakın. Sözü şöyle bitireyim, insanların kulağına küpe olsun. “Her şey bir ağacı sevmekle başlar.” Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.
Adam ağaca tekrar baktı, “Aslında odun olan bu ağaç değil benmişim meğerse” diye geçirdi içinden.
Bir başucu kitabı niteliğinde olan Bitkilerle Sohbet isimli kitabı hala okumadıysanız kayıptasınız. Kitabı okumakla birlikte asıl kitap olan kâinat kitabını da doğru ve iyi okumalıyız ki sadece bir ağaçtan değil Allah’ın yarattığı her şeyden ibret ve ders almalıyız.