Cihanı Titreten Yalnızca Güle Yenilen Pehlivan Koca Yusuf

Önder GÜZELARSLAN

06-07-2025 23:22

Başlık 2: Cihanı Titreten Yalnızca Güle Yenilen Pehlivan Koca Yusuf

“Evladım, başkasının değil, kendinizin ne yaptığına bakın, kendiniz için kimse ile kavga etmeyin. Kavganız kendinizle ve başkalarının hakkını yiyen ve zulmedenlerle olsun.” Bu söz Bulgaristan’ın kuzeydoğusundaki Deliorman bölgesinde dergâhı ve türbesi bulunan pehlivanların piri Demir Hasan Baba’ya ait. Demir Hasan Baba’nın pehlivanlara tavsiyesi. Adeta dergâhın bir felsefesi. Bu dergâhta yetişen bütün pehlivanlara önce bu öğretilir. Hasan Baba dergahında yetişen pehlivanlar içinde bu felsefeyi benimseyen, kavrayan kişilere pehlivan olması için destur verilirmiş. Kolay değil tabi bunu anlayabilmek ve yaşayabilmek. Bu sözü sadece aklına değil yüreğine kazıyan bir pehlivan çıkmış bu dergâhtan. Adı cihanı titreten adama çıkmış. Ne büyük bir güreşçi olduğunu anlatmak için yabancı bir güreşçinin söylediği şu söz manidardır. “Koca Yusuf’un sırtı yaşamını yitirdiği geminin battığı Atlas okyanusunda da sırtüstü gelmemiştir, Yusuf orda yüz üstü yatıyordur.” Sözünü ettiğim pehlivan sadece güle yenilmiş olan Koca Yusuf’tur.

Bulgaristan’ın kuzeydoğusundaki Deliorman bölgesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun “pehlivan yatağı” olarak bilinen diyarıdır. Burada bulunan II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Selim dönemlerinde yaşamış Demir Hasan Baba’nın dergâhı madden ve manen pehlivan yetiştiren bir ocak. Bu ocakta yetişmiş, kendisine Demir Hasan Baba’nın kispetini giymek nasip olmuş Koca Yusuf, karşılaştığı her müsabakayı zaferle bitirmiş, tek bir yenilgi dahi almamış, kendisine denk görülen ve 26 yıldır yenilmeyen Fransız güreşçiyi 10 saniye de yenerek dünya rekoru kıran tarihin geçmiş en büyük güreşçidir.

1857 yılında bugün Bulgaristan sınırlarında yer alan Şumnu kasabasının Karalar köyünde dünyaya gelen Koca Yusuf’un ilk güreş ustaları dedesi ve adı İsmail olan babasıdır. Çocukluğu, milliyetçilik akımlarının Balkanlarda yayılmaya başladığı bir döneme denk gelmiştir. Çocuk yaşta pehlivan olacağı hesap edilerek yetiştirilmiş o da bunu bilerek kendisini pehlivanlığa hazırlamış aynı zamanda da Türk köylerini basan Bulgarlara karşı bir mücadele içinde olmuştur.   

Koca Yusuf ailesinden sonra dönemin ünlü pehlivanlarından Şumnulu Dursun Pehlivan, Nasuhçulu Kel İsmail Pehlivan ve Pomak Osman’dan eğitim almıştır. O dönemlerde düğünlerde güreşler yapılır kazananlara çeşitli hediyeler takdim edilirmiş. Koca Yusuf’u yetiştiren hocaları da onu güreşten güreşe taşımışlar ta ki iyice pişip Kırkpınar Er meydanında baş pehlivanlık mertebesinde güreşe çıkıncaya kadar. 

Koca Yusuf daha delikanlılık yıllarında henüz kispet giyme töreni yapılmamışken çayırlarda bol bol antrenman yapıyor. Antrenman yaptığı bir gün dikkatini çeken bir taş olur. Bu taş Demir Hasan Baba’nın fındık kırdığı taş. Demir Hasan Baba vakti zamanında şöyle bir vasiyette bulunur. “Bu fındık kırma taşını kim kaldırırsa benim kispetimi ona giydirin.” Demir Hasan Baba dergahında yetişen pehlivanlara zamanı gelince kispet giyme töreni yapılır. Bu tören de bütün pehlivanlar adet gereği önce Demir Hasan Baba’nın kispetini giyer, dualar eşliğinde pehlivanlığa adım atar ardından da kendi kispetlerini giyerek pehlivanlığa devam ederlermiş. Kispet giyme sırası Yusuf’a gelmiş. Dergâhın hocası daha önce Yusuf’un fındık kırma taşını kaldırdığını görmüş ve içinden Demir Baba’nın kispeti bu delikanlılığa layık olacak diye geçirmiş. Demir Baba’nın kispetine layık olmak ve onu ömür boyu giyebilmek için iki şart varmış. Bu şartları ölmeden önce vasiyet olarak yazdırmış Demir Baba. Birinci şart, fındık kırma taşını kaldırmak, ikinci şart ise kispetin vücuduna tam oturması. Yusuf fındık kırma taşını kaldırarak birinci şartı yerine getirmişti. Sırada ikinci şart vardı. Kispet giyme töreni zamanı gelince dualar eşliğinde Yusuf kendisinden önceki pehlivanların giydiği gibi Demir Baba’nın kispetini giyer. Lakin kispet Yusuf’a bol gelir. Hocası önce şaşkındır. Ancak bu kispetin Yusuf’un vücuduna tam oturacağına inanmıştır. Kispet giyme törenlerinde sembolik güreşte yapılırdı.  Yusuf da kâhya ile güreşecekti. Güreşe başlamadan önce bütün pehlivanlar peşrev hareketi çekerler. Bu peşrev hareketleri izleyicileri de coşkuya getirmek için yapılır. Yusuf peşrev çıkarttıkça Demir Baba’nın kispeti Yusuf’un vücuduna oturmaya başlar. Peşrev hareketleri bitip güreşe başlanılacağı anda kispet Yusuf’un vücuduna tam oturmuştur. Kahya ile yapılan güreşi de Yusuf kazanır. Artık Demir Hasan Baba’nın vasiyetinin iki şartı da yerine geldiği için kispet dergâhtan çıkartılır ve Yusuf’a verilir.

Şumnulu Dursun Pehlivan, Nasuhçulu Kel İsmail Pehlivan’dan sonra Yusuf’un eğitimini üstlenen Pomak Osman, Yusuf’u Kırkpınar’a hazırlar. Yıl 1885, artık zamanı gelmiştir. Şumnu Karalarlı Yusuf, Kırkpınar Er meydanında, Kırkpınar tarihinde 26 yıl boyunca üst üste başpehlivanlığı elinde bulunduran ve Sultan Abdülaziz’in başpehlivanı olan Kel Aliço ile başpehlivanlık için güreşe tutuşur. Kırkpınar ana baba günüdür. Herkes bu tarihi ana şahitlik etmek için Kırkpınar’a koşup gelmiştir. Sabah erken saatte başlayan mücadele akşama kadar devam etmiş. Ama güreşin galibi çıkmamıştır. Aslında bir ara Koca Yusuf künde yapıp tam Kel Aliço’yu sırt üstü devireceği sırada edebi buna müsaade etmemiş ve güreşi bırakmış. Bu durumda cazgır, Kel Aliço’yu galip ilan edecekken Kel Aliço müdahale eder ve Yusuf’a dönerek; “Evladım neden beni sırt üstü düşürmedin? Halbuki bu fırsatı yakalamıştın.” Koca Yusuf mahcup şekilde boynunu büker. Bunun üzerine 26 yıldır Kırkpınar başpehlivanlığını elinde tutan Kel Aliço Yusuf’un elini kaldırı ve Yusuf’u başpehlivan ilan eder. Kel Aliço bu mücadele sonrasında güreş hayatını bırakır. Bundan sonra da Kırkpınar’ın yeni başpehlivanı Koca Yusuf olur. Koca Yusuf, Kel Aliço'nun çırağı Adalı Halil'i de iki kez üst üste yenmeyi de başarmış br pehlivandır. Yusuf Kırkpınar’dan sonra Sultan II. Abdülhamid ile tanışmış ve padişah kendisini sarayın başpehlivanı olarak atamıştır.

Koca Yusuf'u hayatı boyunca yenebilen iki pehlivan çıktığı söylenir, bunlardan biri Katrancı Mehmet Pehlivan bir diğeri de Kavalalı Çolak Mümin Pehlivan. Yenilmez ve Korkunç Türk lakaplı Koca Yusuf bundan sonra dünyaya açılmıştır. Fransız güreşçi Joseph Doublier, 1894 yılında rakibi Sabés'e yenildikten sonra onu yenecek bir güreşçi arayışına girmiş ve Türkiye'ye gelerek Koca Yusuf’u Fransa’ya davet etmiş. Koca Yusuf, başlangıçta yurt dışına çıkmayı kabul etmediyse de Müslümanların güçlü olduğunu ispat etmenin bir cihat olduğu şeklindeki ulema açıklamaları üzerine 1897'de Avrupa yollarına düşmüştür. Paris'te minder güreşinin kurallarını öğrenir ve ilk maçını Sabés'e ile yapar. Bu maçta Sabés'i yenerek yenilmez olduğunu gösterir. Bu maçtan sonra 3 yıl Fransa’da kalır ve burada döneminin önemli sporcuları olan Olsen, Pons ve Fournier'le yaptığı müsabakaları kazanır. Gambier, Raul, Rum güreşçi Antonio Pierri ve İngiliz güreşçi Tom Cannon'u da yendikten sonra Avrupa’da rakipsiz konuma gelir. En son Paris'te bir sirkte, Türk güreşçi Hergeleci Mahmut Pehlivan ile yaptığı güreş unutulmaz anlara sahne olur. Polisin müdahalesi ile durdurulabilen güreş tarihe, gelmiş geçmiş en acımasız güreş karşılaşması olarak geçer. Yusuf’un vurduğu boyunduruk sırasında Hergeleci’nin ağzından ve burnundan kan gelince müsabakayı polis ayırır ve Yusuf’a tepki gösterir. Bu duruma müdahale eden İbrahim: “Biz kendi usulümüze göre güreşiyoruz, tepki gösterilecek bir şey yok. Bizde erkekler güreşirken kadınlar ağlar” der.

Fransa’dan sonra Koca Yusuf, Amerikalı menajerlerin dikkatini çekmiş ve Amerika’ya davet edilmiştir. Amerika’da da rakiplerine minderi dar eden efsane pehlivan, bütün dünyaya "Türk gibi güçlü" sözünü söyletmiştir.

21 Mayıs 1898 yılında Türkiye’ye dönmek için Fransız bandıralı La Bourgogne transatlantiği ile yola çıkan Koca Yusuf, bindiği geminin 4 Temmuz sabahı New York’un kuzeydoğusundaki Sable Adası’nın 60 mil açıklarında İngiltere bandıralı Cromartyshire şilebiyle çarpışıp batması sonucu bütün yolcular ve mürettebatıyla birlikte boğularak ölmüştür. Cesedi bazılarına göre Okyanus’ta kaybolmuş, bazılarına göre ise kaza sonrasında Portekiz'in Azor Adası kıyılarına vurmuş, ada sakinlerince bulunan cesedi, adadaki bir kilisenin bahçesine defnedilmiştir.

Güreşe ilk başladığı yıllarda hocası ona şöyle söyler: “Üç güle yenildiğinde gerçek pehlivan olacaksın.” Koca Yusuf bütün güreşçileri dize getirerek efsaneleşmiş ancak üç güle yenildiğinde gerçek pehlivan olabilmiştir. Yusuf’un yenildiği bu üç gül nedir? Yusuf’un pehlivan olma yolunda güle ilk yenilgisi Edirne Gülşeni Dergahı‘nda olmuştur. Gülşeni Dergahına girmeye çalışan zorbalara haddini bildirince, dergâhın şeyhi kendisine teşekkür eder ve onu, çevresi güller ve bülbüllerle çevrili Edirne’deki bu dergâhta misafir eder. Yusuf böylece Demir Baba’nın işaret ettiği güllerden ilkine yenilmiştir. Yusuf’un ikinci yenilgisi bir gönül işidir. Şumnu’da Hocası Dursun pehlivan ile bir güreşten dönerlerken Yusuf’a, adı Gülçe olan bir yörük kızı güllerle işlenmiş beyaz bir mendil içinde bir parça kömür gönderir. Bunun ne anlama geldiğini Yusuf bilmez, hocası ona anlamını şöyle izah eder. “Oralarda, güle işlenmiş kara kömür kara sevdaya işarettir ve herkese de nasip olmaz.” Hocası ona gönderilen kara sevdaya işaret kara kömüre karşılık olarak kabul anlamında bir parça kuru ot göndermesini söyler. Yusuf kendisine deli divane âşık olan Gülçe’nin inceliğini kavrayamaz ve ben sadece güreşlere aşığım diyerek kızın gönderdiği mendilin içine kabul edemiyorum anlamı taşıyan “çakıl taşı” koyarak geri gönderir. Aradan yıllar geçmesine rağmen yörük kızı Yusuf’u unutamaz, kara sevdası gittikçe kor ateşe döner. Yusuf’un gönderdiği bu taşı da saklar bir yerde. Yörük kızı Gülçe, 1878 Osmanlı-Rus Harbinden sonra memleketine dönen Yusuf’la bir tevafuk neticesinde yeniden karşılaşır. Bu kez karşılaşma aşkını daha başka alevlendirir. Zira Yusuf Gülçe’yi bir boğanın saldırısından kurtarmıştır. Bu kez nazlanma sırası Gülçe’dedir. Kırkpınar’da başpehlivan olmadan seninle evlenmem der. Yusuf’ta kara sevdasının ateşinde yanmaya başlamıştır. Çok çalışıp Kırkpınar’da Kel Aliço ile karşılaşmış ve başpehlivanlığa ulaşmış, ardından da güle ikinci yenilgisini yaşamış Gülçe ile evlenerek.

Koca Yusuf’un güle üçüncü yenilişi, Türkiye’ye dönmek üzereyken gemi kazasında kendi hayatını kurtarmak yerine demirler arasına sıkışıp kalmış oracıkta boğulmak üzere olan bir çocuğu bütün gücünü kullanarak demirleri yerinden oynatıp çocuğu kurtararak yaşamıştır. Demirlerin arasından çıkarttığı çocuk sağ olarak kurtulmuş ama kendisi ölmüştür. Koca Yusuf işte şimdi asıl pehlivan olmuştur. Pehlivanların piri ve şeyhi Demir Hasan Baba’nın sözü yerine gelmiştir.

Şumnu Karalar köyünde dünyaya gelen, 400 kg’lık taşı 800 metre taşıyarak herkesi hayretler içinde bırakan Koca Yusuf, dünya spor tarihini değiştiren bir yüz ve yenilmez bir pehlivan olarak tarihine geçmiştir. Bugün adı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin A400M tipi uçaklarına, İstanbul Haliç tersanesinde bir vince verilerek yaşatılmaya çalışılıyor. 2001 yılında “Bin Yılın Türkleri” hatıra para sergisinde adına para bastırılarak isminin unutulmaması sağlanmaya çalışılmıştır. Kendisini rahmet ve minnetle anıyorum.

DİĞER YAZILARI ANADOLU TASAVVUFUNUN HALK EDEBİYATI ÖNCÜLERİNDEN ABDAL MUSA 01-01-1970 03:00 MAĞARA ALEGORİSİ VE BUGÜNE YANSIMASI 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL USULLERLE YAPILAN DOKUMA MERZİFON DOKUMALARI 01-01-1970 03:00 TARİHİN ÇİZGİSİNDE FATMA SULTAN CAMİSİ 01-01-1970 03:00 SİZİN İÇİN DEĞERLİ OLAN HANGİSİ 01-01-1970 03:00 VEFANIN, KUTLU MEKÂNIN HAMİYETLİ GÖNÜLLÜSÜ ÖMER AYDIN’IN ARDINDAN 01-01-1970 03:00 BİR FİLMDEN ÇOK DAHA FAZLASI “BÖLÜK FİLMİ” 01-01-1970 03:00 BAHARLA BİRLİKTE YENİDEN MASUM BİR YENİLENME 01-01-1970 03:00 LALELİ BABA VE LALELİ CAMİSİ 01-01-1970 03:00 VALİ DEĞİL KÜTÜPHANE MÜBAREK MEHMET ALİ AYNİ BEY 01-01-1970 03:00 KARACİĞER DOSTU ÇÜKÜNDÜR (KIRMIZI PANCAR) 01-01-1970 03:00 VÜCUDUN SİGORTASI CAĞ (ÇAŞIR) OTU 01-01-1970 03:00 ZORUNLU EĞİTİMİN SORUNLU EĞİTİME DÖNÜŞÜ 01-01-1970 03:00 MEDENİYET TOPLUMU İNŞA EDEBİLECEK MİYİZ? 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DAKİ İLK ÜNİVERSİTE MESUDİYE MEDRESESİ 01-01-1970 03:00 TÜRK AŞIK EDEBİYATINA YENİ BİR SÖYLEYİŞ GETİREN SAZ ŞAİRİ KARACAOĞLAN 01-01-1970 03:00 TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN SANAT “KAZAZİYE” 01-01-1970 03:00 ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI MARKA TAKINTISI VE KENDİMİZ OLAMAMA 01-01-1970 03:00 BİNLERCE YILLIK SAĞLIK SUNAN ÜRÜN SADE YAĞ 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA ŞİRİN BİR KÖY DUHANCILAR 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL BİR TAD “KÖFTER” 01-01-1970 03:00 RUHUNU KAYBETME 01-01-1970 03:00 MİLLİ BEKA SORUNU “SUSUZLUK” 01-01-1970 03:00 DEMOKRASİNİN TEMEL TAŞI MUHTARLAR 01-01-1970 03:00 TOPRAKTAN YARATILAN İNSANA TOPRAK ŞİFADIR 01-01-1970 03:00 Termal Suları Ve Tabii Güzelliği İle Cazibe Merkezi Kızılcaham 01-01-1970 03:00 Çeşmelerin Hayatımızdaki Fonksiyonu 01-01-1970 03:00 Bin Yıldır Aynı Maya İle Yapılan Ekşi Mayalı Mahmutlar Ekmeği 01-01-1970 03:00 Tabiatın En Güzel Elbisesini Giydiği Mevsim Sonbahar 01-01-1970 03:00 Osmanlının Kuruluş Dönemlerinde Önemli Fetihler Yapan Bir Uç Beyi Gazi Turhan Bey 01-01-1970 03:00 Ben Oyum Ama! 01-01-1970 03:00 BEN OYUM AMA! 01-01-1970 03:00 Mezopotamya’nın Kadim Kültürler Şehri Gaziantep’te Büyüleyici Güzellik “Rumkale” 01-01-1970 03:00 MEZOPOTAMYA’NIN KADİM KÜLTÜRLER ŞEHRİ GAZİANTEP’TE BÜYÜLEYİCİ GÜZELLİK “RUMKALE” 01-01-1970 03:00 KİRA KADIN GELENEĞİ 01-01-1970 03:00 OSMANLI DEVLETİ’NİN BALKANLARDA YAPTIRDIĞI İLK CAMİ “HIZIR BEY CAMİSİ” 01-01-1970 03:00 BALIKLI GÖL VE AYN ZELİHA 01-01-1970 03:00 VEFA TİMSALİ OLABİLMEK 01-01-1970 03:00 ÖNDER’İN 22. KURULTAYI DEĞERLENDİRMESİ 01-01-1970 03:00 GİRİŞİMCİ KADININ GÖZÜNDE HAYAT DERSİ 01-01-1970 03:00 TERMAL VE GASTRONOMİ ŞEHRİ AFYONKARAHİSAR’IN SEMBOLÜ “AFYON KALESİ” 01-01-1970 03:00 TERMAL VE GASTRONOMİ ŞEHRİ AFYONKARAHİSAR’IN SEMBOLÜ “AFYON KALESİ” 01-01-1970 03:00 İlme Adanmış Bir Ömür Ersin Nazif Gürdoğan 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE’NİN TARIM SORUNU VE YAKLAŞAN FELAKET SUSUZLUK 01-01-1970 03:00 TEMİZLİKÇİ DEN AL HABERİ 01-01-1970 03:00 GÜCÜ, KUDRETİ SEMBOLİZE EDEN AĞAÇ “MEŞE AĞACI” 01-01-1970 03:00 İMAM HATİP OKULLARININ KURUCUSU MAHMUT CELALETİN ÖKTEN HOCA 01-01-1970 03:00 ANADOLU’DA BİR SEMT PAZARI ZİYARETİ 01-01-1970 03:00 Asya’nın Cenneti Masal Dağındaki Taş Evleriyle Göz Kamaştıran İki Köy 01-01-1970 03:00 Boğazın Nadide Eseri Beyhan Sultan Çeşmesi 01-01-1970 03:00 İki Buluşma Sonsuz Mücdele Kırkpınar Güreşleri 01-01-1970 03:00 İki Buluşma Sonsuz Mücdele Kırkpınar Güreşleri 01-01-1970 03:00  KÜLTÜREL BİR MEKÂN OLARAK ÇERMİK HAMAMI 01-01-1970 03:00 Bir Ferdi Zeyrek Başkan Geçti Bu Dünyadan 01-01-1970 03:00 Bir Medeniyetin İzdüşümü Hamal Taşı (Mola Taşı) 01-01-1970 03:00 GELENEKSEL KÖY HAYIRLARININ FONKSİYONU (BİGA ELMALI KÖY HAYRI) 01-01-1970 03:00 YAZ MEVSİMİNİN EN LEZZETLİ TADI DONDURMA 01-01-1970 03:00 Başakşehirli Genç Yıldızlar Sahnede 01-01-1970 03:00 Sahillerimizi Neden Korumuyoruz? 01-01-1970 03:00 Bizans Ordusunda Müslüman Olan Komutan George 01-01-1970 03:00 Kutsal Mekânlar, Davasız İnsanlar 01-01-1970 03:00 Türk Mutfağının Köklü Bir Lezzeti “Keşkek” 01-01-1970 03:00 Bir Semte İsmini Veren Derviş Cebe Ali Bey 01-01-1970 03:00 “TUZ HAKKI” GELENEĞİ 01-01-1970 03:00 İstiklal Madalyalı Türk Savunma Sanayi Kurucusu Şakir Zümre 01-01-1970 03:00 Hoca Ahmet Yesevi’nin Öğretisinin Avrupa Temsilcisi Gül Baba 01-01-1970 03:00 Kınalı Kuzu Gördesli Makbule Hanım 01-01-1970 03:00 DÜŞÜNCE İNSANI VE DEVLET ADAMI BİLGE KRAL ALİYA İZZETBEGOVİÇ 01-01-1970 03:00 KUVÂ-YI MİLLİYENİN TANINMAYAN KAHRAMANI “YAHYA KAPTAN” 01-01-1970 03:00 SEVDALARIN MUTLULUKLARIN VE HASRETLERİN İLMEK İLMEK İŞLENDİĞİ YAĞCIBEDİR HALISI 01-01-1970 03:00 EĞRİÇİMEN YAYLASI VE DUMANLI BABA 01-01-1970 03:00 KÜLTÜREL ANTROPOLİJİ AÇIDAN ÇANKIRI YARAN ODALARI 01-01-1970 03:00 GERGİN ASKILI KÖMÜRHAN KÖPRÜSÜ 01-01-1970 03:00 BİR GÜN GİTSEN BİLE HATIRAN YETER 01-01-1970 03:00 ÖZGÜN BİR YAZAR YUSUF ATILGAN 01-01-1970 03:00 TÜRK EVİ’NİN İNSAN YETİŞTİRMEDEKİ ROLÜ 01-01-1970 03:00 SİYAH GÜZELDİR 01-01-1970 03:00 Arayanların Hikmet Yolculuğu 01-01-1970 03:00 Koca Yusuf’un Kispet Giyme Töreni 01-01-1970 03:00 Atatürk İle Rıza Pehlevi’nin Tarihi Buluşması 01-01-1970 03:00 Bir Hikâye ve Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 En Kutsal Birliktelik Aile 01-01-1970 03:00 Vefa Timsali Olabilmek 01-01-1970 03:00 ÖNSİAD Kongresi ve İş Dünyası 01-01-1970 03:00 Horasan Erenlerinden Asil Bir İnsan Kırca Ali 01-01-1970 03:00 Toplum Hayatımızın Ortak Paydası Ahilik 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılında 21. Türkiye İmam Hatipliler Kurultayı 01-01-1970 03:00 Hayata Kirli Bir Camdan Bakma “Önyargı” 01-01-1970 03:00 Kalemden Katreler 01-01-1970 03:00 İz Bırakan Nesiller Yetiştiren Misyon Adamı Vehbi Orakçı 01-01-1970 03:00 Dostluğa Giden Köprü Güven 01-01-1970 03:00 Edeple Gelen Lütufla Gider 01-01-1970 03:00 Zorunlu Eğitim 01-01-1970 03:00 Kelkit Vadisi’nde Bereketli Topraklara Sahip Sugözü Köyü 01-01-1970 03:00 Sizin İçin Değerli Olan Hangisi 01-01-1970 03:00 Beyaz Altın Pamuk 01-01-1970 03:00 İnanç ve Dehanın Başarısı İstanbul’un Fethi 01-01-1970 03:00 Manzaralar Eşliğinde Tren Yolculukları 01-01-1970 03:00 İslam Aleminin Yetiştirdiği Büyük Müfessir ve İlim İnsanı Elmalılı Hamdi Yazır 01-01-1970 03:00 Akhisarlı Şeyh İsa ve Çağlak Festivali 01-01-1970 03:00 Peygamber Aşkıyla Yanan Karenli Veysel Karani 01-01-1970 03:00 Müminin Şiarı Nezaketli Olmak 01-01-1970 03:00 2024 Mahalli İdareler Seçimini Nasıl Okumalıyız 01-01-1970 03:00 Sahi Babalar da Ağlar mı? 01-01-1970 03:00 Şair Yazar Siyaset ve Devlet Adamı Süleyman Arif Emre 01-01-1970 03:00 Miraç’a Açılan Kapı Kudüs 01-01-1970 03:00 Medeniyetin Yapısı Kitaplar ve Derik Kitap Fuarı 01-01-1970 03:00 Türk Hikâyeciliğin Duayeni 7 Güzel Adamdan Biri Rasim Özdenören 01-01-1970 03:00 Hiciv Ustası Bir Devlet Adamı Şair Eşref 01-01-1970 03:00 Bir Örnek İle Osmanlı Medeniyetine Bakış 01-01-1970 03:00 Çiftçilerin Refahı Artmadan Sanayicilerin Rekabet Gücü Artmaz 01-01-1970 03:00 Kitaplar Medeniyetin Anahtarıdır 01-01-1970 03:00 Sultan 2. Abdülhamit Han’ın Yularsız Aslanı Mihrali Bey 01-01-1970 03:00 Sizin İçin Değerli Olan Hangisi 01-01-1970 03:00 Çaydalı Mangal Kömürü 01-01-1970 03:00 Tarihi Değiştiren Savaşlar 1 01-01-1970 03:00 Bereketli Toprakların Mayaladığı Elmalı’nın Gururu İbrahim Bedrettin Elmalı 01-01-1970 03:00 Edebiyat Dünyamızın Ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar 01-01-1970 03:00 Ölümsüzlük Ağacı Porsuk Ağacı 01-01-1970 03:00 Ölümsüzlük Ağacı Porsuk Ağacı 01-01-1970 03:00 Konuşulan Doğrular Değil, Yaşanan Doğrular Önemlidir 01-01-1970 03:00 Kayısı Cennetinden Hüzün Diyarına Dönen Malatya 01-01-1970 03:00 Mağaranın Fermantasyon Gücü “Larende” 01-01-1970 03:00 Lezzet ve Sağlık Kaynağı Zeytinyağında Tağşişe Dikkat 01-01-1970 03:00 Koruyucu Aileler ve Manisa Koruyucu Aileler Derneği 01-01-1970 03:00 Ormanlarımız ve Doğa Yürüyüşü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Tarıma Dair Sorunları ve Çözüm Önerileri 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin En Çevreci Kuruluşu Botaş 01-01-1970 03:00 Kraliyet Jölesi Arı Sütü 01-01-1970 03:00 Sabır, Şükür ve Fütüvvet 01-01-1970 03:00 Pembe Kuvars Taşı 01-01-1970 03:00 Yün Ne Büyük Nimetmiş Meğer 01-01-1970 03:00 Bağırsaklarımız İkinci Beyin mi? 01-01-1970 03:00 Darphane, Mangır ve Kayme 01-01-1970 03:00 Üstad Necip Fazıl ve Şiire Dair 01-01-1970 03:00 Darphane, Mangır ve Kayme 01-01-1970 03:00 Mutlu Olmak İçin Çöp Kamyonu Teorisini Uygulayalım 01-01-1970 03:00 Mutlu Olmak İçin Çöp Kamyonu Teorisini Uygulayalım 01-01-1970 03:00 Devrinin Yaşayan Kütüphanesi Mütefekkir Cemil Meriç 01-01-1970 03:00 Çiftçilerin Refahı Artmadan Sanayicilerin Rekabet Gücü Artmaz 01-01-1970 03:00 Cömertliğin En Üst Derecesi İsar 01-01-1970 03:00 Dünyayı Yaşanır Kılmanın Yolu 01-01-1970 03:00 Kışladan Avrupa’nın En Büyük Kütüphanesine 01-01-1970 03:00 İnsan En Değerli Varlıktır Asla Kırılmamalı 01-01-1970 03:00 Akdeniz Mutfağının Şifa Dolu Sebzesi Enginar 01-01-1970 03:00 Deyimlere Konu Olan Gülgillerden Bir Meyve “Ayva” 01-01-1970 03:00 Ömrünü Türk Milleti ve Kültürüne Adayan Bir İsim; Orhan Şaik Gökyay 01-01-1970 03:00 Kazdağları Eteğinde Bir Eko Turizm Durağı 01-01-1970 03:00 Gevher Nesibe Hatun ve Şifahanesi 01-01-1970 03:00 Kayı Boyunun Yaylağı Domaniç ve Hayme Ana 01-01-1970 03:00 Antik Çağda Bir Sağlık Merkezi “Asklepion” 01-01-1970 03:00 Küresel Ticaretin Kalbi MÜSİAD Fuarı Üzerine 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihi ve Medeniyetlerin Doğuşuna İmkân Sunan Meyve İncir 01-01-1970 03:00 Umudun Yolu (Kağnı Kamyonu Yendi) 01-01-1970 03:00 Timüs Bezini Aktive Eden Mucizevi Manyetik Siyah Kum 01-01-1970 03:00 Tarih Kokan Atmosferde Doğa İle Buluşmak 01-01-1970 03:00 İstiklal Madalyalı Şehir İnebolu 01-01-1970 03:00 Seferberlik Çöreği 01-01-1970 03:00 İlk Müslüman Kadın Mucid Meryem El-İcliyye 01-01-1970 03:00 Zaferler ile Geçen Ay “Ağustos” 01-01-1970 03:00 Mimar Sinan, Eğri Minare Eğri ve Çocuk 01-01-1970 03:00 Seyyid Kurtşeyh Dede ve Devrekâni 01-01-1970 03:00