BİRAZ DA MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (21,22,23,24)
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (21)
Ey deniz gibi engin gönüllü pirimiz! Sen cevherlerini mercanlarını saçmaya bak! Sermayesi eksik olanlar için yol yoktur. Ten sedef gibi ağzını açmış, oraya mercan bile yol bulamazken ben nasıl sığayım diye, ah çekmede.
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (22)
Ey akan gözyaşım! Gönlümü havalandıran o sevgiliye söyle, o bahçeme, baharıma o seyranıma haber ver ve deki; Eğer bir gececik olsun benim şu gecelerimi anarsa o, edep dışı hareketlerimi çok görmezsin!
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (23)
Ey tan yeli yolda o ateş yürekliye rastlarsan bize de haber ver. O öyle ateş dolu, sevda dolu bir gönül ki ateşinden yüzlerce mermer taşlarını yaktı. Onu gördün mü?
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (24)
Ey sevinç gecesi hep neşeli! Hep sen ol!
Ömrün kıyamete kadar uzasın! İçimde dostun hayalinden öyle bir ateş var ki ey üzüntü, eğer cesaretin varsa meydana çık!