
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (16)
RUBAİ
-Bahtsız insanların acıları yerden görünmez,
-Cehennemde yaşayanların ıstırabı uzaktan duyulmaz.
-Gönlü hoş olanlarda aşk olduğunu nasıl iddia edebilirsin.
-Murada ermişlerin aş kile ne işleri var.
ŞERHİ ( AÇIKLAMASI )
1 . "Bahtsız insanların acıları yerden görünmez..." : Mevlânâ burada, toplumun göz ardı ettiği, değersiz gördüğü insanların acılarına dikkat çeker. Bahtsızlık, kaderin veya dünyanın sillesine uğramışlık anlamındadır. Onların çektiği ıstırap, dışarıdan bakıldığında görünmez, fakat onlar için yakıcı bir gerçektir. Bu ifade, dervişlerin halini tanımlar: sessiz, görünmeyen ama derin bir yanış hâli içindedirler.
2 . "Cehennemde yaşayanların ıstırabı uzaktan duyulmaz." : Buradaki "cehennem", dünyevî veya ruhsal bir azabı temsil eder. Kimi insanlar zahiren huzurlu görünür ama içleri yanar. Tasavvufta bu, aşkın cehennemi, yani ilâhî hasretle yanma hâlidir. O içsel yanışı dışarıdan fark etmek zordur.
3 . "Gönlü hoş olanlarda aşk olduğunu nasıl iddia edebilirsin?" : Mevlânâ burada, yüzü gülen, dünyası düzenli olanlarda gerçek aşkın olup olmayacağını sorgular. Çünkü aşk, gönlü darmadağın eder, kalbi altüst eder, kişiyi uykusuz, huzursuz ve yanar bir hâle getirir. Tasavvufî anlamda aşk, sükûnet değil, vecd ve yakıcı bir yoldur. Gönlü "hoş" olan, henüz aşkın ateşine düşmemiş demektir.
4 . "Murada ermişlerin aş kile ne işleri olur?" : Aş küpü mecazen dert, meşakkat ve yoksullukla özdeşleşir. Murada ermiş, yani artık vuslata ermiş olanın dert kazanına, sıkıntıya dalmasına gerek kalmamıştır. Bu, aynı zamanda bir tenakuzu (çelişkiyi) da gösterir: eğer bir kişi murada ermişse, hâlâ "aş kile", yani acı ile işi olmaz. Öyleyse acı hâlindekiler henüz vuslata ermemiş ama aşk yolundadır.
SONUÇ : Bu rubai, aşk yolunun gerçek yolcularını tanımak için zahire değil, batına bakmak gerektiğini anlatır. Aşk; gözyaşı, yalnızlık, ıstırap ve yanış ile gelen bir hâl-i pürmelâldir. Gönlü huzurlu görünenlerin aşkı sadece sözde olabilir. Hakiki âşık, aşkın cehenneminde yanandır. Ve ancak bu yanışla Hakk’a ulaşılır.