
MEVLANA’NIN RUBAİLERİ (28)
-Ey dost bizi artık rüyada bile görmez oldun!
-Belki gelecek yıllarda da bir daha göremeyeceksin.
-Ey gece bize doğru ne zaman bakacak olsan,
-Tan yeri ağarmadan önce bizi göremezsin.
Mevlânâ'nın Divân-ı Şems'inde geçen ve derin bir ayrılık, vuslat özlemi ve bekleyiş temasını işleyen nadide şiirlerinden biridir.
1 ) Ey dost bizi artık rüyada bile görmez oldun! : Burada Mevlânâ, sevgiliye (ilâhî ya da mecazî dost) sitem eder. Önceden en azından rüyalarda vuslat yaşanırken, şimdi o imkân bile kalmamıştır. Rüya, tasavvufta ruhun en saf haliyle sevgiliye yaklaştığı bir alandır. Artık sevgili bu alanda bile yoksa uzaklık tamdır, hicran derindir.
2 ) Belki gelecek yıllarda da bir daha göremeyeceksin. : Zamanın acımasız akışı hissedilir burada. Mevlânâ, ayrılığın uzun süreceğini, belki hiç bitmeyeceğini ima eder. Bu aynı zamanda bir kayıp duygusunun ifadesidir. Sevgili zamanla her şeyden uzaklaşmış, artık bir arayış içinde bile değildir.
3 ) Ey gece bize doğru ne zaman bakacak olsan, : Gece, tasavvufta tefekkür, aşkın ateşi ve gizli duaların zamanıdır. Mevlânâ, gecenin bilinçle dolu sessizliğinde bir umut arar. Belki gece, sevgiliyi kendisine çeker. Belki gece, vuslatın yeniden doğduğu bir zemin olur...
4 ) Tan yeri ağarmadan önce bizi göremezsin. : Bu mısra hem mecazî hem hakikî anlam taşır. Tan yeri ağarmadan, yani gecenin zulmeti dağılmadan vuslat gerçekleşmez. Bu, sabırla ve aşkla geçirilen çileli bir geceyi simgeler. Manevî anlamda: Karanlığı (ayrılığı, nefsi, gafleti) aşmadan, Sevgili ’ye ulaşılamaz.
SONUÇ : Bu rubai, Mevlânâ’nın aşk anlayışında önemli bir yeri olan bekleyiş, sabır, hasret ve sitem duygularının iç içe geçtiği derin bir şiirdir. Şair burada sevgiliye doğrudan bir sitemde bulunur: “Artık bizi görmüyorsun, hissetmiyorsun, rüyalarında bile görmüyorsun” der.
Fakat bu sitemin içinde bir umut da gizlidir: "Tan yeri ağarırsa, belki o zaman görürsün bizi..."
Bu umut, Mevlânâ’nın eserlerinin özünde hep var olan aşkın dönüştürücü gücüne olan inancı yansıtır.