Başlık 2: Biraz da Makedonya Yahya Kemal Beyatlı (Üsküp 5)https://cdn2.islamansiklopedisi.org.tr/assets/w/images/layouts/part-header-arrow-down.png

Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884’te Üsküp’te doğar. Annesi Nakıye Hanım, gelenekten gelen bilgilerle ve bir kadın hassasiyetiyle onda ilk dinî duyguları uyandırır. Henüz mektebe başlamamış olan çocuğuna, “Oğlum, dünyada iki insanı sev... Peygamber Efendimizi, bir de Sultan Murad Efendimizi sev!” diyen bu rikkatli anne, böylece bu iki büyük isim etrafında ilk dinî ve millî terbiyeyi verir, onu Müslüman Osmanlı geleneğiyle büyümesini ister. İlk tahsiline Üsküp’te Yeni Mektepte başlar,  bir müddet sonra oldukça modern bir eğitim veren Mekteb-i Edeb’e girer (1892). Üsküp İdâdîsi’nde başladığı orta öğrenimine (1895) ailece Selânik’e taşındıklarından Selânik İdâdîsi’nde devam eder (1897). O yıl annesinin ölümü ve babasının yeniden evlenmesi üzerine Üsküp’e döner. Lise tahsilini tamamlamak için Yahya Kemal’i İstanbul’a gönderirler, İstanbul’ da siyasî akımlara kapılan Yahya Kemal. Bir fırsatını bularak,  Paris’e kaçar ve Siyasî ve edebî çevrelere katılır.

Avrupa ülkelerinin birçok şehrini gezer. Herhangi bir diploma sahibi olmaz, fakat zengin bir sanat ve tarih kültürüyle İstanbul’a döner Darüşşifama Mektebi’nde, Medresetü’l-vâizîn’de, Heybeliada Bahriye Mektebi’nde, Darülfünun Edebiyat Şubesi’nde tarih, medeniyet tarihi, Garp edebiyatı ve Türk edebiyatı dersleri verir. Tedavi için bir süre Sofya’da bulunur. Lozan barış müzakerelerine müşavir delege olarak katılır. Yurda dönüşünde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne II. dönem Urfa milletvekili olarak girer (1923-1927). Bu arada Türkiye Suriye sınır tespit komisyonunda önemli çalışmalar yapar (1925). Varşova (1926), Madrid (1929) ve Lizbon’da (1931) orta elçi sıfatıyla çalıştı. 1933’te memlekete döner, Yozgat mebusu olarak yeniden Büyük Millet Meclisi’ne girer (1933), Tekirdağ (1935) ve İstanbul (1942) mebusluğu da yapar. Yeni kurulmuş olan Pakistan Devleti nezdinde ilk büyükelçi olur (1947). 1949’da emekliye ayrılarak yurda döner. Sık sık sağlığı bozulan Yahya Kemal bu tarihten sonra tedavi için birkaç defa Paris’e gider, fakat iyileşemez. Son aylarında yattığı Cerrahpaşa Hastanesi’nde 1 Kasım 1958’de ölür. Mezarı Rumelihisarı Kabristanı’ndadır.[1]

Yahya Kemal Beyatlı’nın Kaybolan Şehir Şiiri

Üsküp ki Yıldırım Bayazıd Han diyârıdır

Evlâd-ı Fâtihân’a onun yâdigârıdır.

 

Firûze kubbelerle bizim şehrimizdi o;

Yalnız bizimdi, çehre ve rûhiyle biz’di o.

 

Üsküp ki Şar-dağ’ında devâmıydı Bursa’nın

Bir lâle bahçesiydi dökülmüş temiz kanın.

 

Üç şanlı harbin arş’a asılmış silâhları

Parlardı yaşlı gözlere bayram sabahları.

 

Ben girmeden hayatı şafaklandıran çağa,

Bir sonbaharda annemi gömdük o toprağa.

 

İsâ Bey’in fetihte açılmış mezarlığı

Hulyâma âhiret gibi nakşetti varlığı.

 

Vaktiyle öz vatanda bizimken, bugün niçin

Üsküp bizim değil? Bunu duydum için için.

 

Kalbimde bir hayâli kalıp kaybolan şehir!

Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!

 

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,

Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene

 

 

 

[1].M.Orhan OKAY https://islamansiklopedisi.org.tr/beyatli-yahya-kemal