Başlık 2: Biraz da Said Nursi'nin Talebelerinden Hüsrev (1)

1899 yılında Isparta’da doğar. Babası Mehmed Efendi, annesi Ayşe Hanım’dır. Ahmet Hüsrev 1916’da Isparta İdâdîsi’ni bitirir I. Dünya Savaşı’nda İstanbul’da orduya alınır yaşı küçük olduğu için cepheye gönderilmez. Dört yıl sonra gönüllü olarak katıldığı Millî Mücadele’de batı cephesinde Yunanlılara karşı savaşır. Manisa yakınlarında esir düşer ve üç yıl boyunca Korfu adasında esir kalır. Esaret dönüşü Isparta’da maliye, sağlık işleri ve tapu dairelerinde çalışır. Isparta merkez, Şarkîkaraağaç ve Keçiborlu’da sekiz yıl memuriyette bulunur.

1931’de, beş yıldan beri Isparta’nın Barla kasabasında sürgünde bulunan Said Nursi ile tanışır ve memurluktan istifa ederek kendini onun yeni telif etmeye başladığı Nur Risâleleri’ni yazıp neşretmeye başlar. Ahmet Hüsrev, Nur risâlelerinin çoğaltılması için yoğun bir çalışma içine girer, evine kapanarak bütün vaktini risâleleri çoğaltmaya ayırır ve bir ayda on dört kitabı bitirmek suretiyle büyük bir başarı ortaya koyar. Said Nursi çeşitli eserlerinde onun bu alandaki hizmetlerini defalarca dile getirip takdir eder ve kendisine karşı olan özel yakınlığına vurgu yapar. (a.g.e., I, 428, 452, 454, 455; II, 463; Şualar, s. 553; Kastamonu Lâhikası, s. 3, 105; Mektûbât, s. 238; Barla Lâhikası, s. 64). Said Nursi de onun risâleler hakkındaki fikirlerine ve kararlarına itibar eder, kendisine risâleler üzerinde değişiklik ve düzeltme yapma yetkisi verir. (Şualar, s. 602; Kastamonu Lâhikası, s. 67; Bediüzzaman Said Nursî, II, 953, 954).

Said Nursi ve talebelerinin Eskişehir, Denizli ve Afyon’da hapse girdikleri yıllarda Ahmet Hüsrev de onların içinde yer alır. Said Nursi bu dönemde Barla, Kastamonu ve Emirdağ gibi yerlerde sürgünde ve sıkı takip altında iken Ahmet Hüsrev ondan gelen talimatlar doğrultusunda Risâle-i Nur neşriyatını ve risâlelerle ilgili hizmetleri Isparta’da yerine getirir.

1960 yılında Said Nursi’nin vefatından sonra Ahmet Hüsrev, Risâle-i Nur’un neşrine yönelik hizmetlerini yakın arkadaşları ve çevresinde toplanan yeni nesil Nur talebeleriyle beraber sürdürür. 1960’lı ve 1970’li yıllarda Isparta’daki evi talebe ve ziyaretçilerin uğrak mekânı haline gelir. Bu arada 1960, 1964 ve 1971’de toplam dört yıl hapis yatar. 1971’de en yakın talebeleriyle birlikte girdiği Eskişehir hapishanesinde üç yıl kalır. 1974’te hapisten çıkınca Hayrat Vakfı’nı kurar. Üç yıl bu vakfın çatısı altında hizmetlerini sürdürdükten sonra 20 Ağustos 1977’de İstanbul’da vefat eder ve Isparta’nın Doğancı Mezarlığı’na defnedilir. Ahmet Hüsrev Risâle-i Nur hizmetindeki büyük gayretleri sebebiyle Said Nursi’nin mektup ve eserlerinde kendisinden 500’ü aşkın yerde bahsedilmektedir. Said Nursi’nin ayrıca onun mektuplarından oluşan bir kitap derleyerek bunu “Yirmi Yedinci Mektub’un Zeyli” adıyla Risâle-i Nur Külliyatına dâhil etmesi bu özel ilginin bir başka tezahürüdür.[1]

Başlık 3: Ahmet Hüsrev’den:

-Kardeşim size iman ve Kur’an hizmetinden bir kibrit çöpü kadar hizmet terettüp ederse sakın geri durmayınız, çünkü onun ne kadar büyük olduğunu ahirette göreceksin.

 

[1].Cemal ERŞEN. https://islamansiklopedisi.org.tr/altinbasak-ahmet-husrev