BAŞLIK 2: RİSALE-İ NURDA ADI GEÇEN TAHİRİ MUTLU

Tahiri Mutlu 1900 yılında Denizli’nin Çal ilçesine bağlı Dayılar köyünde doğar. Risale-i Nur hizmetinde “Tâhirî” olarak tanınır. Ahlâkı, ciddiyeti ve temiz karakteriyle tanınan bir Anadolu genciydi. Gençlik döneminde dini ilimlere, Kur’an’a ve manevî eserlere çok ilgi duydu. Risale-i Nurlarla tanışması onun hayatının kırılma noktası olmuştur.

1935’te başlayan Eskişehir hapsi sürecinde Risale-i Nur hizmeti sebebiyle gözaltına alınır ve bu dönemde Said Nursî ile tanışır. Bu tanışma ömür boyu sürecek bir bağlılığın başlangıcı olur. Üstad, Tâhirî’yi çok severdi ve “fedakâr, sadık, mübarek talebem” şeklinde överdi.

Tâhirî, Nur hizmetinin erken döneminde ki önemli isimlerindendir, O yıllarda matbaa yasak olduğundan Risaleler el yazısı ile çoğaltılıyordu. Tâhirî, Risaleleri en çok yazan ve çoğaltan talebelerden biriydi. Eskişehir, Denizli ve Afyon hapis ve mahkemelerinin çoğuna girdi. Her defasında sabır, sebat ve teslimiyet gösterdi. Üstadının yanında kalmaya devam etti.

Said Nursî’nin birçok seyahatinde yanında bulundu. Onun misafirlerini ağırlama, hizmetlerini takip etme gibi vazifelerde bulundu. Üstad, ona zaman zaman özel hizmetler emanet ederdi. Çok mütevazı, ciddiyetli, ibadetine düşkün, ihlaslı, mahviyet sahibi bir insandı. Az konuşur, çok hizmet ederdi. Nur talebeleri arasında “hizmet eri” olarak bilinirdi. 1 Şubat 1977 tarihinde İstanbul’da vefat eder. Kabri, İstanbul Edirnekapı Şehitliği’ndedir.

BAŞLIK 3: TAHİRİ MUTLU’NUN GÜZEL SÖZLERİ

-“Risale-i Nur’da kendi nefsimi hiç görmedim; hep Üstadımı gördüm.”

-“Hizmette tevazu, ihlastan doğar; ihlası olan, şöhretten kaçar.”

-“Bizim vazifemiz sevmektir, sahiplenmektir, hizmet etmektir; netice ise Allah’a aittir.”

-“Üstadımıza itiraz değil, teslimiyet yaraşır.”

-“Nur hizmeti şöhret kaldırmaz; şöhret bir zehirdir.”

-“En büyük keramet, istikamettir.”