Başlık 2: Biraz da Makedonya Dükkâncı Cami (Üsküp 7)
Üsküp’te Osmanlı çarşısında gezerken öğle yemeğini yemek için lokanta ararken, tam karşımda tavuk ve et döner yazılı tabelayı görünce o tarafa yöneldim, dönerciye yaklaşınca selam verdim bir döner ve bir ayran veririmsiniz dedim, buyurun masaya oturun dedi, masaya oturduktan 5 dakika sonra dürüm ve ayranı getirdi ve yanımdaki sandalyeyi çekerek oturdu, Türkiye’den geldiğimi anladığı için, Türkiye’nin neresindensin dedi, bende Adıyaman dedim, bende İstanbulluyum dedi, 7,8 yıl önce geldim burada dönercinin yanında işe başladım çok şükür şimdi ortak oldum. İdare ediyoruz dedi.
Ben dürümü yerken bir taraf tanda Türkiye Üsküp’ü konuşuyoruz, buralarda dükkâncık diye bir cami varmış oraya gitmek istiyorum dedim, dükkâncık camisi buraya uzak değil yürüyerek de gidebilirsin dedi, yemeğimi yedikten sonra gideceğim camiyi tarif etti, vedalaşarak dükkancık camisine doğru yürüdüm, caminin bulunduğu yer fazla yoğunluğu olan bir yerde değildi, caminin bahçesine girdim ve saate baktım ikindi namazına 20 dakika var, çevreme baktım kimseyi göremedim, Makedonya’da imamlara devlet imamlık ücreti vermediği için imamlar genelde ezana 5 veya 10 dakika kala gelirler, bu arada caminin kapısını açarak içeri girdim.
Caminin içerisine girdiğimde sadece 11,12 yaşlarında olan bir çocuk, elinde kuranı Kerimi rahlanın üzerine koymuş açık vaziyette okuyordu, camide kimse yok beni görünce döndü bana baktı tam o anda göz göze geldik, ben, sen ne yapıyorsun dedim, o da Kuran’ı ezberliyorum, hafız olacağım dedi, Makedonya’daki Müslümanların çoğu Türkçeyi çok iyi bildikleri için, bu çocuk ta Türkçeyi çok iyi konuşuyordu, kaç yaşındasın dedim 12 dedi, okula gidiyor musun dedim, evet 8. Sınıfa gidiyorum dedi maşallah ne güzel dedim, bana hangi cemaattansın dedi, bende hiç birinden dedim, ben tarihi yerleri ve tarihi camileri gezerim, Mevlana Allaha giden yol gökteki yıldızların sayısı kadardır demiş, bu nedenle herkes Allaha kavuşmak için bir yol seçmiştir, bu nedenle hepsini hoş görüyle karşılamak gerekir dedim, bu cami hakkında bana bilgi verebilir misin dedim evet verebilirim dedi.
Dükkacık camisi 1549 yılında Muslihiddin Abdulgani tarafından Üsküp’te dükkanların bulunduğu çarşıda yapıldığı için dükkancık camisi denmiş, Cami 1869 yılında Avusturya işgali sırasında tahrip edilmiş, daha sonra onarılarak ibadete açılmış,1963 yılında Üsküp’te yaşanan depremde tekrar büyük yıkım yaşar, 2007 yılında Bursa Büyük Şehir Belediyesi ve hayır seven vatandaşlar tarafından onarılarak hizmete açılmış dedi, bu arada ikindi ezanı okundu, hep birlikte namazı kıldıktan sonra camiden çıktık, dışarı çıktıktan sonra vedalaşarak ayrıldık.