BAŞLIK 2: BİRAZ DA ZAL MAHMUT PAŞA
Zal Mahmut Paşa’nın Bosna kökenli olduğu genel kabul görür. Osmanlı Devleti’nin uyguladığı devşirme sistemi ile küçük yaşta alınarak İstanbul’a getirilmiş ve saray eğitimi almıştır. Eğitimini Enderun Mektebi’nde tamamlar, burada askerî, idarî ve ahlâkî eğitim görür, Disiplinli yapısı, fiziksel gücü ve sert mizacıyla dikkatleri üzerine çeker.
“Zal” lakabı hakkında iki görüş vardır, çok güçlü ve iri yapılı olduğu için verilmiştir, sert ve acımasız tavırları nedeniyle bu lakapla anılmıştır. Enderun’dan yetişen birçok devlet adamı gibi, o da çeşitli görevlerde bulunarak yükselmiştir. Önce saray hizmetlerinde görev alır, ardından kapıcı başılık gibi önemli görevler üstlenir, başarısı sayesinde kısa sürede yükselerek vezirlik makamına ulaşır.
Osmanlı yönetiminde vezirlik, padişaha en yakın yönetim kademelerinden biridir. Bu da onun devlet içinde ne kadar güçlü bir konuma ulaştığını gösterir. Zal Mahmut Paşa’nın adı en çok, Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi olayıyla anılır. 1553 yılında, Nahçıvan Seferi sırasında Şehzade Mustafa, babası Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle boğdurulmuştur, bu olay Osmanlı tarihinin en dramatik hadiselerinden biridir.
Rivayetlere göre Zal Mahmut Paşa, Şehzade Mustafa’nın yakalanması ve öldürülmesinde aktif rol almıştır, hatta fiziksel gücü sayesinde bu olayda bizzat görev aldığı anlatılır, bu olaydan sonra, halk arasında büyük tepki oluşmuştur, Zal Mahmut Paşa, sert ve acımasız biri olarak tanınmaya başlamıştır, ancak tarihçiler arasında bu olaydaki rolü konusunda kesin görüş birliği yoktur, bazıları onun sadece görevini yerine getirdiğini savunur.
Zal Mahmut Paşa’nın yükselişinde önemli bir dönüm noktası, Osmanlı hanedanıyla akrabalık kurmasıdır, Şah Sultan ile evlenmiştir, Şah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızıdır. bu evlilik sayesinde, “Damat” unvanını alır, saraydaki nüfuzu daha da artar, devlet yönetiminde daha etkili hale gelir.
Zal Mahmut Paşa sadece bir devlet adamı değil, aynı zamanda hayırlı eserleri yaptıran bir hayırseverdi, en önemli eseri, Zal Mahmut Paşa Camii, İstanbul’un Eyüp semtinde yer alır. Osmanlı’nın büyük mimarı, Mimar Sinan tarafından yapılmıştır, Cami, medrese, türbe ve diğer yapılardan oluşan bir külliyenin parçasıdır, bu külliye, Dini eğitim merkezi olarak kullanılmıştır. Fakirlere yardım edilen bir sosyal yapı olmuştur. Zal Mahmut Paşa ve eşi Şah Sultan’ın türbeleri de burada bulunmaktadır.
Zal Mahmut Paşa’nın karakteri hakkında kaynaklarda şu özellikler öne çıkar, Sert ve otoriter bir mizaca sahipti, Disiplinli ve kararlıydı, devlet otoritesini her şeyin üstünde tutardı, fiziksel olarak güçlü ve heybetliydi, bazı tarihçiler onu, “Devletin sert yüzü”, “Emirleri sorgulamadan yerine getiren bir yönetici” Olarak tanımlar. 1577 yılında İstanbul’da vefat etmiştir. Eyüp’te yaptırdığı külliyenin haziresine defnedilmiştir. Eşi Şah Sultan ile birlikte aynı külliyede yatmaktadır.
DA ZAL MAHMUT PAŞA’NIN GÜZEL SÖZLER
- “Devletin temeli adalettir; adalet sarsılırsa her şey yıkılır.”
-“Emir büyük yerden gelirse, kulun görevi itaat etmektir.”
-“Güç, merhametle dengelenmezse zulme dönüşür.”
-“İnsanı yücelten makam değil, yaptığı hizmettir.”
-“Düzenin olmadığı yerde ne huzur olur ne devlet.”