BAŞLIK 2: BİRAZ DA BAHAEDDİN VELED (Mevlana’nın Babası)
Bahaeddin Veled Hazretleri, İslam tasavvuf tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biridir. Asıl adı Muhammed bin Hüseyin Hatibî el-Belhî'dir. Kendisine ilimdeki üstünlüğü ve manevi makamı sebebiyle "Sultânü'l-Ulemâ" (Âlimlerin Sultanı) unvanı verilmiştir. Büyük mutasavvıf ve şair Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası olması yanında, kendi döneminin en büyük âlim ve mürşitlerinden biri olarak kabul edilir.
Bahaeddin Veled, 1151 yılında Belh şehrinde doğar. Belh, o dönemde Horasan'ın en önemli ilim ve kültür merkezlerinden biriydi. Ailesi hem ilim hem de maneviyat yönünden tanınmış bir aileydi. Küçük yaşlardan itibaren Kur'an, hadis, fıkıh, tefsir ve tasavvuf eğitimi almıştı.
Zekâsı, kuvvetli hafızası ve ilme olan düşkünlüğü sayesinde kısa zamanda devrinin seçkin âlimleri arasına girdi. Vaazları ve sohbetleri o kadar etkiliydi ki Belh halkı onun derslerine büyük ilgi gösteriyordu.
Bahaeddin Veled sadece zahiri ilimlerde değil, tasavvuf alanında da derinleşmişti. İnsanlara Allah sevgisini, tevazuyu, merhameti ve güzel ahlakı öğütlüyordu. Vaazlarında insanların kalbine hitap eden samimi bir üslup kullanırdı.
Kendisine verilen "Sultânü'l-Ulemâ" unvanı, onun ilimde ulaştığı yüksek mertebenin göstergesidir. Sohbetlerine sadece halk değil, devlet adamları ve diğer âlimler de katılırdı.
Bahaeddin Veled'in hayatındaki en önemli olaylardan biri Belh'ten ayrılmasıdır. Bunun sebepleri hakkında farklı rivayetler vardır. Bazı kaynaklar dönemin yöneticileriyle yaşadığı fikir ayrılıklarını, bazıları ise yaklaşmakta olan Moğol tehlikesini sebep gösterir.
Bir gece gördüğü manevi bir işaret üzerine ailesiyle birlikte Belh'ten ayrılmaya karar verir. Bu yolculuk sırasında yanında küçük yaştaki oğlu Mevlânâ da bulunuyordu.
Belh'ten ayrıldıktan sonra birçok önemli İslam merkezini ziyaret etti. İlk olarak Nişabur'a geldi. Burada büyük mutasavvıf Ferîdüddin Attâr ile görüştüğü rivayet edilir. Attâr'ın küçük Mevlânâ'yı görünce onun gelecekte büyük bir veli olacağını söylediği nakledilir.
Daha sonra Bağdat, Mekke ve Medine'yi ziyaret ederek hac ibadetini yerine getirdi. Ardından Şam ve Anadolu'nun çeşitli şehirlerine geçer.
Bahaeddin Veled ve ailesi önce Larende'ye yerleşir. Burada yıllarca ilim ve irşad faaliyetlerinde bulunur. Oğlu Mevlânâ'nın gençlik yılları burada geçer.
Daha sonra Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından davet edilerek Konya'ya gelir. Konya halkı onu büyük bir coşku ve saygıyla karşılar.
Konya'da verdiği dersler, vaazlar ve sohbetler kısa zamanda büyük ilgi görür. Şehir, onun etkisiyle önemli bir tasavvuf merkezi hâline gelir.
Bahaeddin Veled, Mevlânâ'nın ilk hocasıdır. Oğluna sadece ilim öğretmekle kalmamış, ona ahlakı, tasavvufu, insan sevgisini ve Allah aşkını da aşılamıştır.
Mevlânâ'nın daha sonra tüm dünyaya yayılan düşünce sisteminin temelinde babasının verdiği eğitim ve manevi terbiyenin büyük payı vardır. Bu nedenle Bahaeddin Veled, yalnızca bir baba değil aynı zamanda büyük bir mürşit ve rehber olarak kabul edilir.
Bahaeddin Veled'in en önemli eseri, sohbet ve öğütlerinden oluşan Maârif adlı kitaptır. Bu eser tasavvuf düşüncesinin önemli kaynaklarından biri sayılır. Eserde Allah sevgisi, nefis terbiyesi, ahlak, ibadet ve insanın manevi gelişimi gibi konular ele alınmaktadır.
Bahaeddin Veled son derece mütevazı, cömert, merhametli ve hikmet sahibi bir kişiydi. İnsanlara daima güzel ahlakı, sabrı, sevgiyi ve Allah'a bağlılığı tavsiye ederdi. Onun en büyük özelliklerinden biri, ilmi ile amel etmesi ve sözleriyle yaşayışı arasında tam bir uyum bulunmasıydı.
İslam tarihindeki etkisi yalnızca yaşadığı dönemle sınırlı kalmamış, yetiştirdiği Mevlânâ ve bıraktığı eserler sayesinde asırlar boyunca devam etmiştir. Bugün de tasavvuf ve İslam düşüncesi alanında adı saygıyla anılmaktadır.
Bahaeddin Veled Hazretleri, 23 Şubat 1231 tarihinde Konya'da vefat eder. Cenazesi büyük bir kalabalığın katılımıyla defnedildi. Kabri bugün Mevlâna Müzesi içerisinde bulunan türbededir. Türbesi, Mevlânâ'nın türbesinin bulunduğu külliye içinde yer almakta olup ziyaretçiler tarafından ziyaret edilmektedir.
BAHAEDDİN VELED’İN GÜZEL SÖZLERİ
-“Gönül, Allah sevgisiyle dirilir; dünya sevgisiyle kararır.”
-“İnsan, neyi arıyorsa aslında odur.”
-“Hak yolunda yürüyen, engellerden korkmaz.”
-“Kalbi temiz olanın dili de temiz olur.”
-“Nefsini tanıyan, Rabbini tanımaya yaklaşır.”
-“İlim, insanı kibirden değil, tevazudan yana götürmelidir.”
-“Dünyaya gönül bağlama; çünkü o, gelip geçici bir misafirhanedir.”
-“Sabır, sıkıntıların anahtarıdır.”
-“Kulun en büyük sermayesi ihlâstır.”
-“Sevgi ile yapılan iş az da olsa bereketlidir.”
-“Gönül kırmak Kâbe yıkmaktan daha ağırdır.”
-“Allah'a giden yol, temiz bir kalpten geçer.”
-“Hikmet, susulacak yerde susabilmektir.”
-“Her işin başı edeptir.”
-“İnsanların kusurlarını değil, kendi kusurlarını görmeye çalış.”