BİRAZ DA ADIYAMANLI RIFAT BABA
Rıfat Baba'nın asıl adı Abdurrahman'dır. 18O7 yılında Adıyaman’da doğmuş, Şiirlerinde "Rıfat" mahlasını kullanmıştır.
Fatîn Tezkiresi, Kâmûsü'l-A'lâm ve daha sonraki biyografik kaynaklarda kendisinden "Abdurrahman Rıfat Bey" olarak söz edilir. Babası, Hısn-ı Mansûr'un tanınmış ailelerinden Derviş Begzâde Mustafa Bey'dir.
Çocukluk yıllarını Adıyaman’da geçirmiştir. İlk eğitimini mahalle mektebinde almış, ancak düzenli bir medrese tahsili görmediği belirtilmektedir. Buna rağmen, kendi gayretiyle şiir, tasavvuf ve klasik edebiyat alanında kendini yetişmiştir. Ülkenin değişik şehirlerini gezmiştin ancak son yıllarını Adıyaman’ da geçirmiştir ve burada vefat etmiştir.
Ancak şiirlerinden anlaşıldığı üzere o; Hz. Peygamber sevgisini, Ehl-i Beyt muhabbetini, Allah aşkını, İnsan sevgisini, Hoşgörüyü merkezi alan bir tasavvuf anlayışını benimsemiştir, divanındaki şiirlerde mecazî aşk ile ilahî aşk çoğu zaman iç içe işlenmiştir, bu yönüyle klasik Osmanlı tasavvuf şiirinin önemli temsilcileri arasında değerlendirilmektedir.
Rıfat Baba; gazel, kaside, murabba, muhammes, elifnâme gibi klasik nazım şekilleriyle şiirler yazmıştır. Şiirlerinde; Fuzûlî, Nâbî, Şeyh Gâlib çizgisini devam ettiren güçlü bir klasik üslûp görülür.
Özellikle; Allah aşkı, Peygamber sevgisi, dünyanın faniliği, insanın nefsiyle mücadelesi, tasavvufî olgunlaşma başlıca temalarıdır.
Rıfat Baba 1869 yılında Adıyaman’da vefat etmiştir. Rıfat Baba’nın türbesi, il merkezinin, Şeyh Muhyiddin-i Arabi Camisinin kuzey batısında bulunan bakkal dükkânının önünde mezarı demir çubuklarla kaynak edilerek korumaya alınmış üstü açık demirlerine el arabası ve bisikletleri bağlamışlar mezar taşına da mıraz baba türbesi diye yazı yazmışlar.
RIFAT BABA’NIN BİR ORJİNAL ŞİİRİ
İki vecihle gayb-ı hayâl-i dü gamzeler
Çıkmaz yüze her anda adı Yamânlıdır.
Vasf-ı dehende şi'rini şâyi' ne eylesin
Rıfat makâm-ı sânîde mahfî dükkânlıdır.
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
O iki gamzeli güzelin hayali, iki yönüyle de gizemlidir;
Her zaman ortaya çıkmaz, adı da dillere kolay düşmez.
Onun güzelliğini anlatan şiirini yaygınlaştırmaya ne gerek var?
Çünkü Rıfat, ikinci makamda bile gizli bir hazine gibidir.