BAŞLIK 2: BİRAZ DA ADIYAMAN ÇELİKHAN ULU BABA TÜRBESİ

Ulu baba doğum yılı kesin olarak bilinmemekle birlikte 7. yüzyılın sonlarında doğduğu tahmin edilmektedir. Destanlarda aslen Şam veya Antakya doğumlu olduğuna dair rivayetler bulunsa da, hayatının büyük kısmını Malatya Ordu Komutanı olarak geçirmiştir.

Muhtemelen 700-730 yılları arasında Bizans ordularına karşı savaşırken şehit düşer. Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde yer alan ve kendi adıyla anılan Ulu Baba Dağı’nın zirvesinde türbesi bulunan, bölge halkı tarafından derin bir hürmet ve sevgiyle anılan önemli bir Horasan erenidir.

Ulu Baba’nın Anadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi sürecinde yetmiş bin erenle birlikte Horasan’dan yola çıkan "Horasan Erenleri" veya "Alperenler" silsilesinden olduğuna inanılır. Sadece manevi bir önder değil, aynı zamanda bölgeye gelen Türkmen boylarına yol gösteren, birlik ve beraberliği sağlayan, hem manevi hem sosyal bir liderdir.

Ulu Baba’nın yaşamı, dünyalık mallardan uzak, tamamen ibadet, tefekkür ve insanlara iyilik yapma üzerine kurulmuştur. Halk arasında anlatılan pek çok menkıbesi vardır:

Ulu Baba’nın ömrünün büyük bir kısmını, bugün adını taşıyan Çelikhan’daki Ulu Baba Dağı’nda inzivada, ibadet ederek geçirdiği anlatılır. Dağın zorlu iklim koşullarına rağmen orada yaşamış, çevredeki insanlara dualarıyla yardım etmiştir.

Ulu Baba, vefatından sonra da yaşamını sürdürdüğü Ulu Baba Dağı’nın zirvesine defnedilmiştir.

MENKİBELERİ

-Ulu Baba Dağı’na tırmanan köylülerin ve ziyaretçilerin bugün hâlâ hürmetle yaklaştığı kayalıklarda, halk arasında "Ulu Baba'nın Atının Ayak İzi" olduğuna inanılan doğal oyuklar bulunur. Efsaneye göre, kurak geçen bir yaz mevsiminde bölge halkı susuzluktan kırılırken Ulu Baba atını sürmüş, atının ayağını bastığı ve asasını vurduğu sert kayadan buzz gibi bereketli bir su fışkırmıştır. Günümüzde dağın eteklerindeki ve zirve yakınındaki bu soğuk pınarların şifalı olduğuna inanılır.

-Ulu Baba’nın insanlardan uzak, dağın zirvesinde tek başına yaşadığı yıllarda yırtıcı hayvanlarla dostluk kurduğu anlatılır. Kurtların ve kartalların ona zarar vermediği, aksine etrafında bir koruma çemberi oluşturduğu; Ulu Baba'nın da heybesindeki son kırıntıları dahi kuşlarla ve dağ hayvanlarıyla paylaştığı rivayet edilir. Bu durum, onun yaratılana Yaratıcıdan ötürü duyduğu derin sevgiyi simgeler.

ULU BABA’NIN HİKMETLİ SÖZLERİ

Ulu Baba yazılı bir divan veya kitap bırakmamış olsa da, Horasan Erenleri geleneğinin bir parçası olarak bölge halkının hafızasında onun irşadını yansıtan hikmetli öğütler ve ilkeler kalmıştır:

-"Yüksek dağın zirvesi rüzgâra, gönlün zirvesi Kibriya’ya yakındır. Dağ gibi dik, toprak gibi mütevazı ol."

-"Elindeki lokmayı kuşla paylaşmayanın, kapısına gelen misafire hayrı dokunmaz. Rızık paylaşmakla azalmaz, bereketlenir."

-"Zirveye tırmanmak beden işidir, Hakikate ermek gönül işidir. Dizlerin yorulmadan dağ geçilmez, nefsin yenilmeden Hak’ka varılmaz."

-"Komşunun ocağı tütmüyorsa, senin duanın dumanı göğe yükselmez. Birbirinizin darlığına Hızır olun."

-"Sert kayadan su çıkaran Rabbe güvenen, kışın ortasında dağ başında yalnız kalsa da üşümez ve korkmaz."