BAŞLIK 2: BİRAZ DA ADIYAN’LI ASIM EFENDİ
Hayatı ile ilgili detaylı bilgi bulunmayan Âsım Efendi’nin Adıyaman da 1839 yılında doğduğu, 1909 yılında 70 yaşında iken vefat ettiği bilinmektedir. Uzun süre maliyede memur olarak çalışan Âsım Efendi’nin görevi gereği yakın illerde çalıştığı, geçim sıkıntısı nedeniyle kıymetli kitaplarını Diyarbakır’da satmak zorunda kaldığı rivayet edilmektedir.
Âsım Efendi’nin kendi el yazısıyla yazmış olduğu kuvvetle muhtemel bir yazmada 96 gazeli bulunmaktadır. Bu yazma dışında da şairin çok sayıda şiirinin bulunduğu tahmin edilmektedir.
M. Şemsettin Bilgin tarafından Adıyamanlı Asım Efendi Divan’ı adıyla yayımlanmıştır eseri vardır. Dinî ve tasavvufi şiirlerinin yanında âşıkane, rindane ve yer yer hikemî içerikli şiirleri bulunan Âsım Efendi, Adıyaman'ın yetiştirdiği en önemli divan şairlerinden biri olarak değerlendirmektedir. Özellikle dinî ve tasavvufî şiirleri, 19. yüzyıl klasik Türk şiirinin Anadolu'daki devamını göstermesi bakımından önem taşır.
Gazel
Nev-bahâr erdi gelin gül gibi handân olalım
Bülbüle karşı çemenlerde gazel-hân olalım
Sebzeler sünbül-i müşgîne yine sarmaşdı
Biz de dil-beste-i gîsû-yı perîşân olalım
Âteş-i şem'-i ruh-ı dil-bere pervâne-sıfat
Yakalım bâl u peri her gece sûzân olalım
Zülf-i cânân diyerek rişte-i cûya düşelim
Kays-ı dîvâne gibi silsile-cünbân olalım
Rûzgâr âhir eder kuhl-ı dü-çeşm-i havrâ
Biz de ey cism gubâr-ı reh-i cânân olalım
Çarh-ı dûn bahr-i sirişk üzre habâba dönsün()
Şöyle ey dîde-i gam hicr ile giryân olalım()
Dâğdâr eyleyelim sînemizi ey Âsım
Dem-be-dem sûz ile neyler gibi nâlân olalım
(Bilgin, M. Şemsettin (2011). Adıyamanlı Asım Efendi. Adıyaman: Dünya Ofset. 220.)
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
İlkbahar geldi; gelin gül gibi neşelenelim.
Çayırlarda bülbüllerle birlikte aşk türküleri söyleyelim.
Yeşillikler nasıl sümbüllere sarılıyorsa,
Biz de sevgilinin dağınık saçlarına gönlümüzü bağlayalım.
Sevgilinin yüzünün ışığında pervaneler gibi,
Her gece aşk ateşiyle yanıp tutuşalım.
Mecnun gibi sevgilinin peşinden koşalım,
Aşk zinciriyle bağlanmış bir gönül olalım.
Dünya güzellikleri gün gelir yok olur;
Biz ise sevgilinin yolunun tozu olalım.
Bu geçici dünya gözyaşı denizindeki bir köpük gibi silinsin;
Ayrılık acısıyla gözlerimiz durmadan ağlasın.
Ey Âsım! Gönlümüzü aşk yaralarıyla süsleyelim;
Ney gibi, her nefeste yanıp inleyelim.